<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; Web 2.0</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/kategori/web-2-0/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Sosyalleşiyoruz da, iyi mi ediyoruz? &#8211; Lokasyon bazlı hizmetler</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/08/23/lokasyon-bazli-hizmetler-ve-guvenlik.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/08/23/lokasyon-bazli-hizmetler-ve-guvenlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 08:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=855</guid>
		<description><![CDATA[IM&#8217;inizde kaç kişi ekli? Twitter&#8217;da kaç tane takipçiniz var? Flickr üzerinde kaç tane fotoğrafınız bulunuyor? Friendfeed&#8217;de kendinizle ilgili ne kadar şey paylaşıyorsunuz? Facebook&#8217;taki arkadaşlarınızdan kaçını gerçekten tanıyorsunuz? LinkedIn&#8217;de her arkadaşınız olduğunu iddia eden kişiyi ekliyor musunuz? Foursquare&#8217;de bir bağımlı gibi her gittiğiniz yeri an be an check-in yapıyor musunuz? Eskiden, yani IRC kullandığımız dönemde herkes [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>IM&#8217;inizde kaç kişi ekli?<br />
Twitter&#8217;da kaç tane takipçiniz var?<br />
Flickr üzerinde kaç tane fotoğrafınız bulunuyor?<br />
Friendfeed&#8217;de kendinizle ilgili ne kadar şey paylaşıyorsunuz?<br />
Facebook&#8217;taki arkadaşlarınızdan kaçını gerçekten tanıyorsunuz?<br />
LinkedIn&#8217;de her arkadaşınız olduğunu iddia eden kişiyi ekliyor musunuz?<br />
Foursquare&#8217;de bir bağımlı gibi her gittiğiniz yeri an be an check-in yapıyor musunuz?</p>
<p>Eskiden, yani IRC kullandığımız dönemde herkes nickname&#8217;lerle gezinir, gerçek kimliğini deşifre etmemeye özen gösterirdi. Web 2.0 ve sosyal ağlar (çeşitli alt sebeplerle birlikte) bu olguyu tersine çevirdi.</p>
<p><strong>Evet, kendi hayatımızı ortaya sererek daha fazla sosyalleşiyor ya da sosyalleştiğimizi düşünüyoruz.</strong> Bu esnada teknolojik gelişmeler bize kullanmamız ve daha fazla paylaşmamız için de hediyeler veriyor. Bunların son örneği lokasyon bazlı hizmetler. </p>
<p>Lokasyon bazlı hizmetler yakın arkadaşlarımızla paylaşımımızı artırmak ve spontane buluşmalar için harika hizmetler. Pazarlama iletişimi boyutunda getireceği yenilikler ise heyecan verici. <strong>Ancak, bu hizmetlerin kapsamı arttıkça güvenliğin ve gizlilik özelliklerinin daha önce hiç olmadığı kadar fazla önem kazanacağını düşünüyorum.</strong></p>
<p>Bu tip aşırı paylaşımların getireceği sakıncalara karşı farkındalık sağlamak amacıyla kurulmuş <a href="http://pleaserobme.com/">Please Rob Me</a> sitesini incelemenizi tavsiye ederim.</p>
<p><strong>İngiltere&#8217;de sigorta şirketlerinin Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda düzenli olarak lokasyon bilgisini paylaşan müşterilerinin risk unsurlarının artıyor olmasından ötürü prim ödemelerinde %10 artış düşündüğünün de altını çizmeliyiz.</strong> <a href="http://www.telegraph.co.uk/finance/personalfinance/insurance/7269543/Using-Facebook-or-Twitter-could-raise-your-insurance-premiums-by-10pc.html">Haberi bu linkten okuyabilirsiniz.</a> Bu önlem, aslında durumun hafifsenmeyecek bir önem arz ettiğinin de bir belirtisi.</p>
<p><strong>Lokasyon bazlı hizmetlerin riski yalnızca ev soygunu için geçerli diyemeyiz. </strong>Size sinirlenen biri tarafından darp edilmek, sık gittiğiniz bir yerde gasp edilmek, sizi takip eden birinin tacizine uğramanız gibi bir çok farklı suç için de risk unsuru oluşturuyor.</p>
<p><strong>Sorgulamadan Facebook üzerinde arkadaş eklemek, fazla kişisel bilgi paylaşmak, lokasyon bazlı hizmetleri her an kullanmak Web 2.0&#8242;ın anonimiteye getirdiği son gibi, aşırı kişisel bilgi paylaşımına da bir son getirebilir mi?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/08/23/lokasyon-bazli-hizmetler-ve-guvenlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya&#8217;yı iletişimcilerden temizlemek isteyenlere&#8230;</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/04/20/sosyal-medyayi-iletisimcilerden-temizlemek-isteyenlere.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/04/20/sosyal-medyayi-iletisimcilerden-temizlemek-isteyenlere.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 06:25:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=782</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sosyal medyanın bir pazarlama mecrası olarak lanse edilmesi ve bu şekilde kullanılması beni rahatsız ediyor açıkçası.&#8221; gibi bir cümleye rastladım geçtiğimiz günlerde. Bu da bana zamanında söylenen; &#8220;TV&#8217;lere reklam vermek gereksiz bir masraf&#8221;, ya da &#8220;Gazetelerde reklam görmek beni rahatsız ediyor&#8221;, hatta, &#8220;Outdoor reklam görüntü kirliliğinden başka bir şey değil&#8221; benzeri söylemleri hatırlattı. Sanki geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Sosyal medyanın bir pazarlama mecrası olarak lanse edilmesi ve bu şekilde kullanılması beni rahatsız ediyor açıkçası.&#8221;</strong> gibi bir cümleye rastladım geçtiğimiz günlerde. </p>
<p>Bu da bana zamanında söylenen;<br />
<strong>&#8220;TV&#8217;lere reklam vermek gereksiz bir masraf&#8221;</strong>, ya da<br />
&#8220;Gazetelerde reklam görmek beni rahatsız ediyor&#8221;, hatta,<br />
&#8220;Outdoor reklam görüntü kirliliğinden başka bir şey değil&#8221; benzeri söylemleri hatırlattı. </p>
<p><strong>Sanki geçen yüzyılda yaşayıp, telefon, demiryolu, faks gibi icatların üzerine yapılan talihsiz yorumlar gibi&#8230;</strong><br />
Kulağa çok da farklı gelmiyor, değil mi?<br />
Bakalım kaç blogcu ilerde bu demeçlerini hatırlayıp yazılarını editleyecek&#8230;</p>
<p>Sosyalliğin olduğu her yerde iletişim var olacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/04/20/sosyal-medyayi-iletisimcilerden-temizlemek-isteyenlere.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi / Dış Kaynaklı Bilgilerin Optimizasyonu</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 09:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[Web&#8217;de Bilgi Yönetimi konusunun ilk unsuru olan Dijital Varlık Yönetimi ardından listede bahsettiğim diğer iki öğenin, Arama Motoru Optimizasyonu ve Sosyal Medya Optimizasyonu&#8217;ndan bahsedeceğim. Arama motorlarında çıkan sonuçları yarı kontrol edilebilir nitelememizin sebebi olarak, çeşitli SEO (Search Engine Optimization &#8211; Arama Motoru Optimizasyonu) teknikleri yardımıyla istediğimiz içeriklerin öne çıkarılması gibi çok basit bir sebebi önerebiliriz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi konusunun ilk unsuru olan <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html">Dijital Varlık Yönetimi</a> ardından <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html">listede bahsettiğim diğer iki öğenin</a>, Arama Motoru Optimizasyonu ve Sosyal Medya Optimizasyonu&#8217;ndan bahsedeceğim.</p>
<p>Arama motorlarında çıkan sonuçları yarı kontrol edilebilir nitelememizin sebebi olarak, çeşitli <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Search_engine_optimization">SEO</a> (Search Engine Optimization &#8211; Arama Motoru Optimizasyonu) teknikleri yardımıyla istediğimiz içeriklerin öne çıkarılması</strong> gibi çok basit bir sebebi önerebiliriz.</p>
<p><strong>Sosyal medya içerikleri</strong> konusunda ise durum değişkenlik gösteriyor. Söz konusu içeriklerin kontrol edilebilir olması için,<strong> içerik üreticileriyle karşılıklı bir diyalog geliştirilmiş olması, önceden ilişki oluşturulması</strong> önemli.<br />
Aksi halde, <strong>içerik üreticileri finansal/duygusal anlamda bağlayıcı bir etki ortada yoksa, bu içerikler kontrol edilemez hale gelebilir.</strong><br />
Bağımsız içerik üreten kimseler için yaptırım unsurları başta duygusal ve finansal olmak üzere farklı başlıklarda incelenebilir, fakat bu konu tartışmalara çok açık olduğu ve konumuzun ana ekseninde olmadığı için şimdilik değinmek doğru olmaz.</p>
<h3><strong>Neden önemli?</strong></h3>
<p><strong>Son kullanıcı açısından bakarsak, bugün web kullanımında belli başlı start-up&#8217;larımız hariç, her gün defalarca kez arama motorlarının referanslarına başvuruyoruz.</strong> Web&#8217;de bilgiyi aramak için başlıca referans kaynağımız haline gelmiş durumdalar.</p>
<p><strong>Kurumsal perspektiften baktığımızda ise, her gün kontrol edemeyeceğimiz onlarca, yüzlerce, hatta büyük kurumlar için belki binlerce farklı içeriğin, farklı kaynaklardan web&#8217;e pompalandığını görebiliriz. </strong><br />
Bu yığınla doğru-yanlış iç içe geçmiş bilgiyi ayıklamak, etkisinin fazla olduğu düşünülen içerikleri son kullanıcılar ve konuyu araştıranlar için daha kolay bulunur bir hale getirmek ve olumsuz içeriklerle hatırlanmamak gibi konular</p>
<h3><strong>Birbirini tetikleyen unsurlar</strong></h3>
<p>Bugün bilgiye iki türlü erişiyoruz.<br />
İlk olarak, <strong>kendi eforumuz olan arama motorları</strong> sayesinde,<br />
İkinci olarak da, <strong>sosyal medya&#8217;da üretilip kendiliğinden eriştiğimiz içerikler</strong> sayesinde.</p>
<p>Arama motorları üzerinde yapılması geciken optimizasyon, <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/15/perakende-ile-webin-butunlesmesi-nasil-avantaj-olur-seonun-onemi.html">müşteriyle ilk temas aşamasında</a> kurumların satışlarına -artık dolaylı değil- doğrudan etki edecek duruma gelebilir.<br />
Sosyal medya üzerinde bir gündem yönetimi yapılmadığı taktirde de üretilecek olan herhangi bir içeriğin, blog yazılarının ve mikroblog hareketlerinin ise yayılım hızı ve SEO avantajları ile sıkça küçük, yer yer büyük krizler oluşturabileceğini de unutmamak gerekiyor.</p>
<h3><strong>En basit tabirle anlatmak gerekirse;</strong></h3>
<p><strong>Arama motorları için &#8220;web&#8217;in hafızası&#8221;</strong> demek çok da yanlış olmaz.<br />
<strong>SEO&#8217;yu ise kötü anıları uzaklaştırmak için yaptığımız bir hipnoz tekniği</strong> gibi düşünmeli.<br />
Sosyal medya&#8217;da gündem yönetimi için yapılabilecek metaforlar sektörel olarak değişkenlik gösterebilir.<br />
Fakat <strong>kriz yönetimi konusunu lütfen <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html">&#8220;her ağlayana emzik vermek&#8221;</a> gibi görmeyin</strong>, özellikle kurumsal bir koltukta oturuyorsanız!</p>
<h3><strong>Elde ne var?</strong></h3>
<p>Günün sonunda, elimizde aşağıdaki gibi bir diagram oluyor;</p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/S59LWzfPA7I/AAAAAAAABT8/mPHCs9gnjb0/s1600-h/Web%27de+Bilgi+Yonetimi+-+Eren+Kumcuoglu.jpg.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449156929292010418" style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 316px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/S59LWzfPA7I/AAAAAAAABT8/mPHCs9gnjb0/s400/Web%27de+Bilgi+Yonetimi+-+Eren+Kumcuoglu.jpg.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p><strong>Dijital Bilgi; </strong>Web&#8217;e kontrollü olarak pompaladığımız içerikler,<br />
<strong>Arama Motoru İçerikleri; </strong>Üçüncü partiler tarafından web&#8217;e pompalanan içerikler,<br />
<strong>SEO; </strong>AMİ&#8217;ni kontrol edebilmek, bilgiyi süzebilmek için kullandığımız en önemli araç,<br />
<strong>Sosyal Medya İçerikleri; </strong>Üçüncü partiler tarafından web&#8217;e ve hedef kitlelere sunulan içerikler,<br />
<strong>Gündem/İçerik Yönetimi;</strong> SMİ&#8217;ni dinleyebilmek, gerektiğinde yönlendirebilmek için kullanılan metotlar,<br />
<strong>Social Tracking;</strong> Arama motorları ve sosyal medya araçları üzerindeki içeriklerin dinlenebilmesine yarayan araçlar.</p>
<p>Bütün bu bilgi rafinerizasyonu öncesinde, sırasında ve sonrasında ortaya çıkan yığına ise <strong>Dijital Varlık</strong> diyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi / Dijital Varlık Yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[Markaların dijital varlıklarının başlaması olarak internet kullanımının evlere girmesiyle sürecini öne sürebiliriz. Elbette ki vizyoner liderlere sahip markalar, web&#8217;in potansiyelinin ve gelecekte getireceklerinin farkına vararak kendi bilgi akışlarını, web&#8217;in evlere girmesinden önce planlamış ve oluşturmuşlardır. Günümüze dönecek olursak, vizyoner şirketlerin artık kendi standartlarını oluşturduklarını görebiliriz (örneğin, Apple&#8217;ın yeni iş modeli olarak iTunes&#8217;u yaratması ve bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Markaların dijital varlıklarının başlaması olarak internet kullanımının evlere girmesiyle sürecini öne sürebiliriz.<br />
Elbette ki vizyoner liderlere sahip markalar, web&#8217;in potansiyelinin ve gelecekte getireceklerinin farkına vararak kendi bilgi akışlarını, web&#8217;in evlere girmesinden önce planlamış ve oluşturmuşlardır.<br />
Günümüze dönecek olursak, vizyoner şirketlerin artık kendi standartlarını oluşturduklarını görebiliriz (örneğin, Apple&#8217;ın yeni iş modeli olarak iTunes&#8217;u yaratması ve <a href="http://ff.im/gwymX">bir pazar yaratarak bundan ciddi gelirler elde etmesi</a>).</p>
<p><strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Digital_asset">Dijital Varlık</a> yaratmak, Web 2.0 yok ve herkes yayıncı değilken, kurumların inisiyatifinde, tek taraflı bir iletişim sürdürmek için yapılan bir aktiviteydi.</strong> Statik bir web sitesinden ya da mailing ve newsletter gruplarından oluşan, düzenli güncellenmeyen içeriklerden ibaret, markalar sanal dünyada kendi dijital varlıklarını yaratmaya başladılar.</p>
<h3><strong>Neden uzak kaldık?</strong></h3>
<p>Yeni bir mecra olmamasına rağmen neden konuya tam hakim olunamadığı konusunda naçizane tezim; <strong>bu iletişimin tek taraflı olması ve web&#8217;in ilk etapta ciddi bir mecra olarak görülmemesi kurumsal şirketlerdeki pazarlama departmanı çalışanlarının bir çoğunda konuya karşı ilgisizlik yaratmış</strong> olabileceği. Öte yandan, gündemleri zaten geleneksel metotlar ve iş yükü ile yeteri kadar dolu olan kişilerin öğrenmek için yeterli zaman/çaba yaratmaması da durumu iyice kötüye götürmüş olabilir.</p>
<p>Web&#8217;in tek taraflı iletişimi önce kitleselleşti ve evlere girdi, ardından da bireysel kullanıcılar Web 2.0 ile tanıştılar ve kendi içeriklerini yayınlamaya başladılar. Kitleselleşmeyle birlikte reklamveren nezdinde mecra olarak web&#8217;in değeri arttığı gibi, Web 2.0 ile birlikte de kullanıcılar web uygulamalarını daha aktif kullanmaya başlayarak kendi mikro-makro topluluklarını yaratır hale geldiler.</p>
<h3><strong>Bu değişim, Dijital Varlık yönetimini nasıl etkiledi?</strong></h3>
<p>Dijital Varlıklar, daha önceki yazımda da tanımladığım gibi, diğer web iletişim araçlarıyla kıyaslandığında tam kontrol imkanı sağlayan yegane araç. İlk dönemdeki <strong>tek seslilik kaybolup ortaya gürültü kirliliği çıkınca, Dijital Varlık ve Bilgi Yönetimi konusu eskiden olmadığı kadar hassas bir hale geldi.</strong></p>
<p>Web&#8217;deki iletişimde yapılan yanlışlar, topluluk etkisiyle yayılarak çoğu zaman sıkıntı doğurabiliyor. Bazen iletişim kaynaklı hatalar yerine altyapıdan kaynaklı hatalar bile büyüyüp problem halini alabiliyor.<br />
Yatırım maliyeti ne kadar büyük olursa olsun, içerisinde bütünleşik ve anlamlı iletişim mesajı taşımayan, doğru planlanmayan, geri dönüşüm oranı hesaplanmadan yapılan, ya da kısacası, &#8220;fikrim var!&#8221; diyerek yola çıkılan hemen hemen her iş ya unutuluyor, ya da başarısız olup gözden kayboluyor.<br />
<strong>Başarı metriği olarak tıklama sayıları ya da kampanya katılımları sunulmaya başlandıktan sonra etkisizliğin farkına varan bazı markalar iletişim anlamında kendi performans metriklerini geliştirmeye başladılar ve tek taraflı/tek atımlık işler yerine düzenli (diyaloğa yönelik) iletişim yaklaşımlarını benimsediler.</strong></p>
<h3><strong>Bilgi yönetiminde iş akışı nasıl olmalı?</strong></h3>
<p>Benim gördüğüm naçizane eksik, <strong>kurumsal firmaların pazarlama departmanlarında dijital pazarlama koltuğunda oturan insanların sayısının yeterli olmaması.</strong><br />
Pazarlama profesyonellerinin elbette kreatif ve teknik anlamda partnerlere ihtiyacı olacaktır, ancak  bu insanlar, markaların içerisinde pazarlama pozisyonlarından birinde oturmalarına rağmen <strong>interaktif ajanstan neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğinin direktifini alacak kişiler olmamalılar</strong> diye düşünüyorum.</p>
<p>Diğer iletişim dallarında olduğu gibi interaktif iletişimde de ipler tamamen ele alınmadan Dijital Bilgi Yönetimi yapılamayacağını düşünüyorum. Ajanstan gelecek olan <strong>yaratıcı fikirler marka içerisindeki rasyonel süzgeçten geçmediği ve stratejik iletişim planları ile bir şekilde bağlanmadığı sürece bir bilgi yönetiminden bahsedemeyiz.</strong></p>
<h3><strong>Bilgi yönetimi nasıl olmalı?</strong></h3>
<p>Bilgi aktarımına başlamadan önce iletişim planının oluşturulması şart. <strong>Marka, dijital ortamda ne yapmak istediğini ve erişmek istediği hedefleri (bilinirlik, satış artırma, topluluk yaratma vb.) belirlemeli ve kendi yol haritasını çıkartmalı.</strong><br />
Ardından, bu uzun soluklu süreçte kendisine destek olacak <strong>partnerlerini (interaktif ajans, medya planlama ajansı, farklı hizmetler veren üçüncü partiler vb.), yine kendi belirleyeceği kriterlere göre (ilgi, hız, tasarım, teknik bilgi vs.) seçmeli.</strong></p>
<p>Strateji oluşturduktan ve ekip kurulduktan sonra markalar, kendi içlerinde <strong>bir takip sistemi de geliştirmeli ve bunları bireylerin inisiyatiflerine bırakmadan, iş akışında bir süreç haline getirmeliler. </strong><br />
Bugün web&#8217;e iletilen her bilgi için çeşit çeşit ölçümleme araçlar mevcut.</p>
<p>Örnek vermem gerekirse; kendi yarattığımız bilgilerden bahsettiğimizden, üçüncü parti desteği gerektirmeyen ve kabaca da olsa takibini yapabileceğiniz araçlar arasında Google Analytics&#8217;i sayabiliriz.<br />
Medya planlama ajanslarından gelecek verilerin yanında Google Analytics, sizin web&#8217;e sunduğunuz banner ya da mikrositeler gibi kontrol edilebilir sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirebilmeniz için yararlı araçlardan yalnızca biri olabilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de bilgi yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 09:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=729</guid>
		<description><![CDATA[Kurumsal tarafta çalışan bir online pazarlama uzmanı&#8217;nın gözünden, gündem yönetimi yapmak adına yazılmamış bir yazı kaleme almak istiyordum uzun zamandır. Sırası geldi&#8230; Web&#8217;de bilgi yönetimi&#8217;nin öneminden, web, mobil iletişim teknolojileri ve yakınsama teknolojileriyle birlikte günden güne tüketici ile ilk temas noktasının internet olduğundan çeşitli başlıklar altında bahsettik. Bunlardan birisi Perakendeciler Web 2.0&#8242;ı keşfetmeli, diğeri ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurumsal tarafta çalışan bir online pazarlama uzmanı&#8217;nın gözünden, gündem yönetimi yapmak adına yazılmamış bir yazı kaleme almak istiyordum uzun zamandır. Sırası geldi&#8230;</p>
<p>Web&#8217;de bilgi yönetimi&#8217;nin öneminden, <strong>web, mobil iletişim teknolojileri ve yakınsama teknolojileriyle birlikte günden güne tüketici ile ilk temas noktasının internet olduğu</strong>ndan çeşitli başlıklar altında bahsettik. Bunlardan birisi <strong><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/22/perakendeciler-web-20i-kesfetmeli.html">Perakendeciler Web 2.0&#8242;ı keşfetmeli</a></strong>, diğeri ise <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/15/perakende-ile-webin-butunlesmesi-nasil-avantaj-olur-seonun-onemi.html"><strong>Perakende ile web&#8217;in bütünleşmesi&#8217;nin avantaja çevrilmesi</strong></a> idi.</p>
<p>Yalnızca perakende açısından ele aldığım bu yazıları biraz da tüm sektörler için genel geçer bir formata sokmaya çalışacağım.<br />
Web&#8217;de bilgi yönetimi konusuna genel perspektiften bakmaya çalışalım.</p>
<h3><strong>Bilgi yönetimi yapmak için niye gecikildi?</strong></h3>
<p>Tek taraflı iletişim yaparken, internet yayıncılığı ve Web 2.0 hizmetleri yaygın değilken, web&#8217;deki bilgi birikiminin gözardı edilmesinin başlıca sebepleri arasında;</p>
<ul>
<li> <strong>İçerik azlığından dolayı kontrolün nispeten daha kolay olması</strong>nı,</li>
<li> Diğer hizmetlerin <strong>(forumlar, topluluk siteleri vb.) arama motoru optimizasyonundaki etkisinin oldukça az olması</strong>nı,</li>
<li> Dolayısıyla, bir google araması yaptığınızda listelenen <strong>ilk sonuçlar ağırlıklı olarak kurumsal içeriklerden</strong> oluşmasından ve,</li>
<li> Web kullanımının <strong>saat bazlı ücretlendirilip, kullanımının kolay ve yaygın olmaması</strong>ndan ötürü, <strong>mecra olarak share of voice&#8217;da, deneyimsel unsur olarak tüketiciyle temasta geri noktalarda kalması</strong>ndan ötürü</li>
</ul>
<p>web, markalar tarafından evlere girdiği dönemlerde ciddi bir mecra olarak kullanılmadığı gibi, bir bilgi yönetimi ve paylaşımı aracı olarak da görülmedi.</p>
<h3><strong>Bu, bir savaş</strong></h3>
<p>Bugün markaların bulunduğu yer, doğru bilgi aktarımı ve itibar yönetimi için savaş cephesidir.<br />
Internet&#8217;de üç ana cephede bilgi yönetimi savaşı verildiğini söylemeyi doğru buluyorum;</p>
<ul>
<li><strong>Dijital Varlıklar</strong> (Kontrol edilebilir içerik)</li>
<li><strong>Arama Motoru Optimizasyonu</strong> (Yarı kontrol edilebilir içerik)</li>
<li><strong>Sosyal Medya Optimizasyonu / Gündem Yönetimi</strong> (Yarı kontrol edilebilir / Kontrol edilemez içerik)</li>
</ul>
<p>Sonraki yazılarda bütün bu başlıkların altlarını dolduracağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stratejik iletişim planı vs. Sosyal Medya (eleştiri)</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 10:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=723</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda kavramsal konular üzerinden yazılar yazmaya ve canlı örnekleri eleştirmemeye gayret ediyorum, ancak birbiri ardına gördüğüm online bir çok işin ardından da kendi kendime, işlerin niteliğini değil ama, doğruluklarını sorguluyorum. Malum, sosyal medya yükselen trendimiz. Online iletişimi henüz tam olarak kavrayamamışken, herkesin allı pullu ünvanlarla kendini bir yere konumlandırma çabası içerisine girdiği sosyal medya&#8217;da, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda kavramsal konular üzerinden yazılar yazmaya ve canlı örnekleri eleştirmemeye gayret ediyorum, ancak <strong>birbiri ardına gördüğüm online bir çok işin ardından da kendi kendime, işlerin niteliğini değil ama, doğruluklarını sorguluyorum.</strong></p>
<p>Malum, sosyal medya yükselen trendimiz. <strong>Online iletişimi henüz tam olarak kavrayamamışken, herkesin allı pullu ünvanlarla kendini bir yere konumlandırma çabası içerisine girdiği sosyal medya&#8217;da, markalar tam anlamıyla yularlarını, bu konuda bir iddiada bulunan kişilere teslim etmiş ve nereye sürülürlerse o tarafa doğru bilinçsizce koşturmaktalar.</strong></p>
<p><strong>Şahsi görüşüm, bugüne kadar bir tane stratejik iletişim planı oluşturmamış, bir ürün ya da hizmetin 0 noktasından tüketiciyle temas anına ve satış sonrası tecrübesine kadar derinlemesine odaklanmamış, herhangi bir lansman ya da relansman gerçekleştirmemiş</strong> insanların kısa vadeli fikirlerine kapılıp böyle maceralara girmenin, markaların orta ve uzun vadede odaklarını kaybetmelerine, dolayısıyla değer kaybı yaşamalarına sebep olacağı yönünde.</p>
<p>Bütün bunlar, işin makro bakış açısından eleştisiydi.</p>
<p>En yakın zamanda gözüme çarpan örnek <strong>&#8220;Yeni Rakı&#8221;</strong> oldu.</p>
<p>Bir kaç reklamına baktığımızda Yeni Rakı henüz duruşunu bulamamış gibi bir his yaratıyor.<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=EYtROn11NAc">İnleyen Nağmeler</a>,<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=r-pvR8UZLbQ&#038;feature=related">Hayata yeniden bak</a>,<br />
ve en son, belki de en çok ses getiren filmi <a href="http://www.youtube.com/watch?v=eYgIw9XA4I0&#038;feature=related">&#8220;Halil abi&#8221;</a><br />
Konuyu bilmeyenler son film hakkındaki tartışmaları <a href="http://www.bigumigu.com/haber.asp?hid=5184">Bigumigu&#8217;dan takip edebilirler.</a></p>
<p>Üç reklam filmine de baktığımızda, aslında <strong>yaratılan tone of voice&#8217;da melankoli ve keyfin iç içe olduğunu, dolayısıyla tam olarak belirlenemediğini</strong> söyleyebiliriz.</p>
<p>Henüz geçen sene &#8220;Yeni Seri&#8221; lansmanı ardından <a href="http://www.yeniseri.com/">http://www.yeniseri.com/</a> adresi altında <strong>&#8220;Rakı adabı&#8221; iletişimi yapılıyordu.</strong></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://friendfeed-media.com/afcc8701834091954e13b42a04b051ad58d0e4fb"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 132px; height: 175px;" src="http://friendfeed-media.com/afcc8701834091954e13b42a04b051ad58d0e4fb" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Bu sene <strong>&#8220;muhabbet&#8221; temasıyla konuyu hafifletiyor</strong> ve farklı bir faza geçiyorlar.<br />
İşin oldukça eğlenceli olduğunu kabul ediyorum.<br />
<strong>Fakat henüz geçen sene &#8220;masaya herkesle oturulmaz&#8221; ve &#8220;az konuşulur, öz konuşulur&#8221; gibi daha &#8220;ağır&#8221; mesajlar veren bir markanın</strong>, şimdi &#8220;yakınlaştırmak&#8221; üzerine plansızca konumlandırma yapması bende, <strong>&#8220;rüzgar nereden eserse o tarafa gidiliyormuş&#8221;</strong> hissi yaratıyor.</p>
<p><strong>Marka vaadi konusu geldiğine göre, &#8220;yakınlaştırmak mı, muhabbet mi?&#8221; konusunda fikrimi de belirteyim; ben Rakı için &#8220;muhabbet&#8221; derdim. Yakınlaştırmak, votka gibi bir parti içeceğinin işidir diye düşünüyorum.</strong></p>
<p>Kabul etmek gerekir ki Yeni Rakı bir lovemark.<br />
<strong>Lovemark olduğundan dolayı iletişimde plansızlık tolere ediliyor olabilir.</strong> Fakat kesinlikle daha büyük ve global bir marka olmasının önüne geçiyor diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Şu an alkol ürünlerinin online iletişiminde fazla bir sınır yokken</strong> tutarlı iletişim tonunu oluşturacak, üretim aşamasının en başından başlayarak, tüketicinin rafta elini uzattığı anda, tüketim esnasında ve tükettikten sonra yaşadığı deneyimleri de kapsayacak in-depth bir yaklaşımla bütünleşik iletişim aksiyonları geliştirilebilirse, daha başarılı olunacağına kuşku yok.</p>
<p><strong>Online iletişim (ya da spesifik olarak sosyal medya iletişimi) yaparken, bu mecraların dinamiklerine uyum sağlanması şart. Fakat stratejik iletişim planından tamamen kopuluyorsa, tek atımlık maceralara girişmeden önce bir kaç kez daha düşünmekte fayda var.</strong></p>
<p>Not: e-governance konusunda da bir şeyler söylemek isterdim, ama aksi halde yazı odağından çıkacak ve uzayacak. Belki bir sonraki yazıya&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya 101: Blog yazanlara tavsiye</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/11/sosyal-medya-101-blog-yazanlara-tavsiye.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/11/sosyal-medya-101-blog-yazanlara-tavsiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 13:05:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=675</guid>
		<description><![CDATA[Bu defa tersine gidelim, hep markalara tavsiyelerde bulunduk, biraz da yazanlara ve işi ciddiye alanlara seslenelim. &#8220;Sosyal Medya&#8217;yı anlamadılar&#8230;&#8221; diye markalara verip veriştiriyorsunuz da, siz ne anladınız? Ya da şöyle sorayım; &#8220;Sizin sosyal medya anlayışınız nedir?&#8221; Bir tarafa bakıldığında canı yandığı için, haklı olsun olmasın, markalara acımasızca saldıran bir güruh, bir tarafta al gülüm ver [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu defa tersine gidelim, hep markalara tavsiyelerde bulunduk, biraz da yazanlara ve işi ciddiye alanlara seslenelim.</p>
<p><strong>&#8220;Sosyal Medya&#8217;yı anlamadılar&#8230;&#8221;</strong> diye markalara verip veriştiriyorsunuz da, siz ne anladınız?<br />
Ya da şöyle sorayım; <strong>&#8220;Sizin sosyal medya anlayışınız nedir?&#8221;</strong></p>
<p>Bir tarafa bakıldığında canı yandığı için, <strong>haklı olsun olmasın, markalara acımasızca saldıran</strong> bir güruh, bir tarafta <strong>al gülüm ver gülüm ilişkileri</strong>, bir tarafta ise markalardan <strong>sponsorluk ya da bedelsiz ürün sağlamak</strong> için çeşitli numaralar yaratıldığını görüyoruz.</p>
<p>Yani kısacası, <strong>sosyal medya&#8217;nın da canına okuduk!</strong></p>
<p>Sosyal&#8217;ini iyi anlamışız, orası belli. Sohbet, şamata gırla&#8230;<br />
<strong>&#8220;Medya&#8221;</strong> tanımını ise anlayamadığımız apaçık ortada.</p>
<p>Bugün o çok eleştirilen gazete yazarlarına baktığımızda (Reha Muhtar gibi isimleri tenzih ederek konuşuyorum) görebiliriz, bir çoğu <strong>bir markadan canı yandığı için köşesinde bundan şikayet etmez.</strong> <strong>Edecekse de isim vermeden, çözüm önerisinde bulunarak bunu gerçekleştirir.</strong></p>
<p>Bir <strong>örnek</strong> vereyim de tam olarak ne demek istediğim anlaşılsın;<br />
Geçenlerde istemediğim halde kredi kartı yollayan bir bankanın call center&#8217;ına telefon açtım ve kartımı iptal ettirmek istediğimi söyledim.<br />
Tam 15 dakika boyunca sabrımı koruyarak dil döktüm, sonunda başardım.<br />
Ancak, 15 dakikalık gereksiz bir konuşma yapmak hiç hoşuma gitmedi.<br />
Dönüp bunu aktarabilir ve negatif algı yaratabilirdim.</p>
<p>Bunun yerine, kendimce <strong>yararlı gördüğüm şu bilgiyi</strong> aktaracağım;<br />
Bir kartı iptal etmek için en kolay yol, bankaya telefon açıp kartı kaybettiğinizi söylemektir.<br />
Kart derhal iptal edilir ve karşınızdaki kişi, yasal bir zorunluluk olarak yeni kart isteyip istemediğinizi sorar.<br />
Hayır dediğiniz anda da (borcunuz yoksa) söz konusu kredi kartıyla ilgili tüm ilişiğiniz tamamen kesilir.<br />
<strong>İşte bu, benim düşünceme göre, anlamlı bilgidir.</strong></p>
<p><strong>Siz hiç, yazdığınız yazıların sizi okuyan kişilere olan faydasını sorguluyor musunuz?<br />
Yoksa keyif için mi yazıyorsunuz?</strong></p>
<p>Sorumluluk duygusuyla yazıyorsanız, yayınlarınıza baktığınızda faydalı bir içerik görmeniz gerekmiyor mu?<br />
Keyif için yazıyorsanız, <strong>&#8220;sosyal mesaj kaygım yok&#8221;</strong> diyorsanız &#8220;sosyal medya&#8221;cılık oynamaktan vazgeçmenin zamanı değil mi?</p>
<p>Bu soruların cevapları kafamızda netleştikten sonra oynamaya devam edebiliriz.<br />
Bu zamana kadar, markaları rahat bırakalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/11/sosyal-medya-101-blog-yazanlara-tavsiye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya 101: İtibar Yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 09:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Negatif buzz, markaların korkulu rüyası haline geldi. Dijital ajanslar da sosyal medya&#8217;yı cash cow olarak gördüklerinden, bu tip yangınlara körükle gidiyorlar. Elbette, negatif içeriğin yayılması marka için istenmeyen bir durumdur. Kesinlikle görmezden gelinmesi gerek demiyoruz. Yalnızca, daha önce de bahsettiğimiz gibi &#8220;her ağlayana emzik verilmemeli&#8221;. Bu tip negatif buzz yaratan insanları dinleyin. İyi dinleyin ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Negatif buzz, markaların korkulu rüyası haline geldi.</p>
<p>Dijital ajanslar da sosyal medya&#8217;yı <strong>cash cow</strong> olarak gördüklerinden, bu tip yangınlara körükle gidiyorlar.</p>
<p>Elbette, negatif içeriğin yayılması marka için istenmeyen bir durumdur. Kesinlikle görmezden gelinmesi gerek demiyoruz.<br />
Yalnızca, daha önce de bahsettiğimiz gibi <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html">&#8220;her ağlayana emzik verilmemeli&#8221;</a>.</p>
<p>Bu tip negatif buzz yaratan insanları dinleyin. İyi dinleyin ki, yanlışlarınız varsa düzeltin.<br />
Ancak, <strong>markanıza haksızlık yapılıyorsa da, bedelini ödetin.</strong></p>
<p>İlerleyen günlerde blog yazmak gibi yayıncılıkların çeşidi ve hacmi artacak. <strong>Eğer haklı-haksız her şikayetle gereğinden fazla ilgilenilir ve doğru-yanlış öğretilmezse, şirketinizi çok daha zor günler bekliyor olacak</strong>.</p>
<h3><strong>Hakkını arayan bir tek siz değilsiniz!</strong></h3>
<p>Eğer ortada hizmetlerden bir tatminsizlik, basit bir bildirimle çözülebilecek bir sorun ya da yanlış anlaşılma varsa ve kişiler markanız hakkında olumsuz iletileri çoktan yayınlamışlarsa, basit bir özür yaratılan olumsuz intibayı yok etmeye yardımcı olmayabilir.</p>
<p>Bu tip <strong>&#8220;ticari itibarı zedelemek&#8221;</strong> durumunda, <strong>söz konusu iletileri yaratan kişiler hakkında hukuki süreç başlatabilir</strong>, yaratılan olumsuz içeriğin kaldırılması talebinde bulunabilirsiniz.<br />
Doğru olanı da budur.</p>
<p><strong>Sizin senelerce çalışarak, milyonlarca lira yatırımla yarattığınız markanız, öfkeli bir insanın parmaklarının ucunda itibar kaybetmemeli.</strong></p>
<h3>Peki proaktif olmak için ne yapmak lazım?</h3>
<p>Onu da <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/22/web-20-ve-online-topluluklarin-satin-alma-kararlari-uzerindeki-etkisinin-yonetilmesi.html">&#8220;online toplulukların satın alma kararları üzerindeki etkisinin yönetilmesi&#8221;</a> başlığı altında tartıştık.</p>
<p>Yayıncıların sosyal medya anlayışlarını ise bir sonraki yazıda tartışacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal ağlar, iş bulma portallarının karşısında</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/10/08/sosyal-aglar-is-bulma-portallarinin-karsisinda.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/10/08/sosyal-aglar-is-bulma-portallarinin-karsisinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 10:54:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=504</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde bir Kariyer.net girişimi olan Kref.com&#8217;dan aşağıdaki gibi, anafikri &#8220;yeni bir profesyonel sosyal ağ&#8221; olan bir e-mail aldım. İş arama sürecinin ve kariyer fırsatlarının, kurumların kapılarına gidip müracaat etmekten ve masabaşında pazarlık yapmaktan, Kariyer.net ve Yenibiris.com gibi web&#8217;deki büyük portallara, oradan da sosyal networklere ve hatta microblogging&#8217;lere düşmesine, özellikle interaktif dünya içerisinde fazlaca vakit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde bir Kariyer.net girişimi olan Kref.com&#8217;dan aşağıdaki gibi, anafikri <strong>&#8220;yeni bir profesyonel sosyal ağ&#8221;</strong> olan bir e-mail aldım.</p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/Ss2lxddf89I/AAAAAAAABSE/Pv5jdBRl9cE/s1600-h/kref.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390146598172881874" style="display: block; margin: 0px auto 10px; width: 320px; cursor: hand; height: 116px; text-align: center;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/Ss2lxddf89I/AAAAAAAABSE/Pv5jdBRl9cE/s320/kref.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p><strong>İş arama sürecinin </strong>ve kariyer fırsatlarının, <strong>kurumların kapılarına gidip müracaat </strong>etmekten ve masabaşında pazarlık yapmaktan, Kariyer.net ve Yenibiris.com gibi<strong> web&#8217;deki büyük portallara, oradan da sosyal networklere ve hatta microblogging&#8217;lere düşmesi</strong>ne, özellikle interaktif dünya içerisinde fazlaca vakit geçiren insanlar olarak aşina olduk.</p>
<p><strong>Artık headhunter&#8217;lar ve danışmanlık firmaları, hem bloglar/microbloglarda, hem de profesyonel sosyal ağlarda doğru kişilere ulaşmak için çaba sarfediyor.</strong></p>
<p>Bu süreçte de iş arama/bulma portalları çok gerilerde kaldı, şimdi de bu hatalarını telafi etmek için girişimlerde bulunuyorlar.</p>
<h2><strong>Kref.net / Geç kalmış bir girişim</strong></h2>
<p>Öncelikle <strong>domain adından ve fonetiğinden </strong>bahsetmek istiyorum.<br />
-Kref&#8217;e üye misin? (K tercihe bağlı olarak Ka veya Ke olarak okunabilir)<br />
Kulağa ne kadar kötü geliyor, değil mi?<br />
<strong>Kariyer.net&#8217;in sağlamlığı Kref.net arkasına endorse edilmek istenmiş </strong> olabilir. Bence kesinlikle olmamış.<br />
Kariyer.net&#8217;ten kopamama, yeni marka yaratmamak adına güçlü markanın arkasına sığınmaktan bahsetmek istemiyorum.</p>
<p><strong>Kariyer.net, web&#8217;deki değişimin ve sosyal ağların etkisini hissetmeye başlamış olsa gerek</strong>, geçtiğimiz günlerde <strong>&#8220;arkadaşının cv&#8217;sini bırak&#8221;</strong> gibi bir kampanya ile iş ararken web&#8217;den faydalanmayan kişileri de sisteme bir şekilde dahil etmek, CV portföyünü artırmak istemişti.</p>
<p>Bunun yanından, web&#8217;de iş arayan insanların da LinkedIn gibi sosyal ağlardaki networklerini oluşturmaları ve kariyer fırsatlarını bu araçlar içerisinde araştırmaları da Kariyer.net&#8217;i ciddi biçimde rekabetin gerisine itmiş olabilir.<br />
<strong>Kariyer.net daha didaktik, etkileşime kapalı ve güncelliğini yitirmiş bir platformken profesyonel sosyal ağlar, kişilere doğrudan ulaşabileceğiniz, şeffaf ve geliştirilen uygulama destekleri sayesinde güncelliğini ve hareketliliğini sürekli koruyan yapıya sahip olduklarından iş arayanların nezdinde bir değil bir kaç adım daha ötede görünüyor.</strong></p>
<h2><strong>Fırsatlar olabilir</strong></h2>
<p>Elbette Kref.net başarısız olacak gibi bir öngörüde bulunmak imkansız.</p>
<p><strong>Trendlere baktığımızda, insanların iş aramak için sosyal ağları kullanma eğilimlerinin gittikçe yükseldiğini görüyoruz.</strong> Fakat bu kategoride iki ciddi rakip var ve profesyonel sosyal ağ kullanan insanlar arasındaki penetrasyon neredeyse tavanda.</p>
<p><strong>Bu pastadan pay kapmaya çalışmak mı, yoksa kendi pazarını yaratmak mı?</strong> Kref.net&#8217;in şu an için yapması gereken <strong>kendi pazarını yaratmak </strong> gibi görünüyor.<br />
Piyasada LinkedIn ve XING gibi çok güçlü iki rakibi varken, onların sunmadığı imkanları sunması dahilinde tercih edilebilirliği artabilir.</p>
<p>Fee usulü çalıştıkları firmalara toplu bildirimler yaparak buzdağı&#8217;nın altında, profesyonel sosyal ağlardan haberdar olmayan binlerce profesyonele ulaşabilirler ve ilgi görmesi durumunda kullanıcı portfolyolarını bir anda genişletebilirler.<br />
Fakat şu görünen bir gerçek ki, <strong>sosyal ağların ardından işler eskisi gibi kolay ve bol getirili olmayacak</strong>.</p>
<h2><strong>Sosyal ağların da zamanı geçiyor</strong></h2>
<p>Geç kalmış bir girişim dememdeki sebepler arasında, -özellikle pazarlama iletişimi sektörü için bunu söyleyebilirim- <strong>profesyonel sosyal ağların bu sektör için yeterli dinamizminin olmamasını ve işverenlerin/çalışanların yeni fırsatları microblogging araçlarında aramalarını</strong> gösterebilirim.</p>
<p>Elbette, microblogging&#8217;de filtreleme seçeneklerinin zayıf olması, alakasız CV&#8217;lerin ulaştırılması ve iş ilanlarının altına niteliksiz/negatif yorumların gelmesi mecranın kalitesini düşürecek etkenler olacaktır, ancak yorumlama haricindeki diğer iki sorun halihazırda portallar için de geçerliliğini korumakta.</p>
<p><strong>Şu an yerleşmiş, kullanıcılar arasındaki penetrasyonu yüksek ve belli bir ivmeyle büyüyen sosyal ağlara rakip olmak yerine, microblogging gibi hızlı etkileşim alanlarına yoğunlaşarak buralar için kurgular yaratmak ve süreçleri buradan yönetmek, iş bulma sektörü&#8217;ne yepyeni bir soluk getirebilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/10/08/sosyal-aglar-is-bulma-portallarinin-karsisinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal medya Türk siyaseti&#8217;ni etkiler mi?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/11/sosyal-medya-turk-siyasetini-etkiler-mi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/11/sosyal-medya-turk-siyasetini-etkiler-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 05:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-medya-turk-siyasetini-etkiler-mi/2009/09/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul bugünlerde yağmurla boğuşuyor. Durumun afet haline gelmesinin ardından, bu krizin iletişiminde çözüm olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve çeşitli bakanların televizyonlarda, gerçekten sağlıklı düşünebilen bireyleri zorlayacak demeçler vermeleri ön görülmüş. Geleneksel iletişim kanallarının kullanılması ve kriz iletişimi ile ilgili bir şeyler söylemek isterdim, fakat bu açıklamaların maksadının farklı olduğunu düşünüyorum. Bu irrasyonel beyanatların, kürt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SqkIfFRdxFI/AAAAAAAABRY/o_fmW7Adqz0/s1600-h/24.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379840559955166290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 221px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SqkIfFRdxFI/AAAAAAAABRY/o_fmW7Adqz0/s320/24.jpg" border="0" /></a>İstanbul bugünlerde yağmurla boğuşuyor.</p>
<p>Durumun afet haline gelmesinin ardından, bu krizin iletişiminde çözüm olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve çeşitli bakanların televizyonlarda, <a href="http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&amp;ArticleID=1137368&amp;Kategori=turkiye&amp;b=Topbas:">gerçekten sağlıklı düşünebilen bireyleri zorlayacak demeçler</a> vermeleri ön görülmüş.</p>
<p>Geleneksel iletişim kanallarının kullanılması ve kriz iletişimi ile ilgili bir şeyler söylemek isterdim, fakat bu açıklamaların maksadının farklı olduğunu düşünüyorum. Bu <strong>irrasyonel</strong> beyanatların, kürt açılımı konusu üzerinden <strong>dikkatleri biraz olsun dağıtmak</strong> ve gelen şehit haberlerinin yankısını iyice bastırmak amacıyla maksatlı biçimde veriliyor olması muhtemel. Zira, <strong>en yeteneksiz basın danışmanının bile</strong> bu beyanatların altına imza atabileceğini sanmıyorum.</p>
<p>Bu konudaki <strong>en samimi tepkiler</strong> (yakın zamanda ceza yiyen Doğan grubu&#8217;nu hesaba katmadığımdan) yine <strong>sosyal medya içerisindeki fikir önderlerinden geldi.</strong><br />Karşıt fikirlerin ve eleştirilere yanıtların ise belli başlı siyasi oluşumların sempatizanlarından, bazen <strong>provokatif ve eleştirilere karşı tahammülsüz</strong> bir biçimde geldiğini de gözlemledim.<br />Tek tek örnek vermeyeceğim, blogları ve Friendfeed gibi araçları takip edenler zaten eleştirilerin ve süregelen tartışmaların farkına varmışlardır.</p>
<p><strong>&#8220;Bütün bunlardan bahsetmeyeceksen, hangi konudan bahsedeceksin?&#8221;</strong> diye soruyorsunuzdur&#8230;</p>
<p><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/turk-siyaseti-sosyal-medyay-neden.html">Türk siyaseti&#8217;nin sosyal medya&#8217;yı neden kullanamayacağı</a>na dair öngörülerde bulunmuştum.<br />Yazıdan bir alıntı vereceğim;</p>
<p><em><span style="font-size:85%;">&#8220;Siyasi sistemimizin müsait olmayışının başlıca sebebi oldukça açık; <strong>bizde siyasi görüşten ve parti politikalarından ziyade, partizanlık söz konusu</strong>. Krizden, ekonomik durumun kötüye gittiğini bildiren, kapanan fabrikalardan ve işten çıkartılan binlerce insanın durumuna vurgu yapan haberlerin altına öfkeyle <strong>“İnadına XXX !!!”</strong> yazan, <strong>partizanlık </strong>adına çoluğunun çocuğunun geleceğinin kararmasını ve fakirleşmeyi umursamayan bir kitle söz konusu.<br /><strong>Düşünmeyen, sorgulamayan, dogmatik hareket ederek fikrini değiştirmeye hazır olmayan bir kişiye sosyal medya iletişimi yapamazsınız.</strong>&#8220;</span></em></p>
<p>Siyasi partilerin iletişimini yapan basın danışmanları, PR ajansları ya da reklam ajansları sosyal medya için boşa efor sarfetmesinler.<br />Bugün içinde bulunduğumuz üzücü durumla ilgili haberlerin, beyanatların ve tartışmaların yorumlarını okuduğumuzda, bir kere daha <strong>siyaset için sosyal medya iletişimi yapmanın anlamsızlığını </strong>kavramış olmamız gerekiyor.</p>
<p><strong>Sosyal medya içerisindeki kimse, alen beyan ortada olan gerçekleri, kanıtlarıyla birlikte dahi yazsa, partizan zihniyete sahip bir toplumun siyasi fikrini değiştirme gücüne sahip olamaz.</strong></p>
<p>Zira <a href="http://ugurozmen.com/blog/yasamin-icinden/fanatiklik">ideoloji fanatizmi</a>nin olduğu yerde, anlatılmak istenen, karşı tarafın anlamak istediği kadar oluyor.
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/11/sosyal-medya-turk-siyasetini-etkiler-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

