<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; PR</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/kategori/pr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Sosyal Medya 101: İtibar Yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 09:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Negatif buzz, markaların korkulu rüyası haline geldi. Dijital ajanslar da sosyal medya&#8217;yı cash cow olarak gördüklerinden, bu tip yangınlara körükle gidiyorlar. Elbette, negatif içeriğin yayılması marka için istenmeyen bir durumdur. Kesinlikle görmezden gelinmesi gerek demiyoruz. Yalnızca, daha önce de bahsettiğimiz gibi &#8220;her ağlayana emzik verilmemeli&#8221;. Bu tip negatif buzz yaratan insanları dinleyin. İyi dinleyin ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Negatif buzz, markaların korkulu rüyası haline geldi.</p>
<p>Dijital ajanslar da sosyal medya&#8217;yı <strong>cash cow</strong> olarak gördüklerinden, bu tip yangınlara körükle gidiyorlar.</p>
<p>Elbette, negatif içeriğin yayılması marka için istenmeyen bir durumdur. Kesinlikle görmezden gelinmesi gerek demiyoruz.<br />
Yalnızca, daha önce de bahsettiğimiz gibi <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html">&#8220;her ağlayana emzik verilmemeli&#8221;</a>.</p>
<p>Bu tip negatif buzz yaratan insanları dinleyin. İyi dinleyin ki, yanlışlarınız varsa düzeltin.<br />
Ancak, <strong>markanıza haksızlık yapılıyorsa da, bedelini ödetin.</strong></p>
<p>İlerleyen günlerde blog yazmak gibi yayıncılıkların çeşidi ve hacmi artacak. <strong>Eğer haklı-haksız her şikayetle gereğinden fazla ilgilenilir ve doğru-yanlış öğretilmezse, şirketinizi çok daha zor günler bekliyor olacak</strong>.</p>
<h3><strong>Hakkını arayan bir tek siz değilsiniz!</strong></h3>
<p>Eğer ortada hizmetlerden bir tatminsizlik, basit bir bildirimle çözülebilecek bir sorun ya da yanlış anlaşılma varsa ve kişiler markanız hakkında olumsuz iletileri çoktan yayınlamışlarsa, basit bir özür yaratılan olumsuz intibayı yok etmeye yardımcı olmayabilir.</p>
<p>Bu tip <strong>&#8220;ticari itibarı zedelemek&#8221;</strong> durumunda, <strong>söz konusu iletileri yaratan kişiler hakkında hukuki süreç başlatabilir</strong>, yaratılan olumsuz içeriğin kaldırılması talebinde bulunabilirsiniz.<br />
Doğru olanı da budur.</p>
<p><strong>Sizin senelerce çalışarak, milyonlarca lira yatırımla yarattığınız markanız, öfkeli bir insanın parmaklarının ucunda itibar kaybetmemeli.</strong></p>
<h3>Peki proaktif olmak için ne yapmak lazım?</h3>
<p>Onu da <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/22/web-20-ve-online-topluluklarin-satin-alma-kararlari-uzerindeki-etkisinin-yonetilmesi.html">&#8220;online toplulukların satın alma kararları üzerindeki etkisinin yönetilmesi&#8221;</a> başlığı altında tartıştık.</p>
<p>Yayıncıların sosyal medya anlayışlarını ise bir sonraki yazıda tartışacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/04/sosyal-medya-101-itibar-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirketler için (İK temelli) itibar yönetimi 2.0</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/08/13/sirketler-icin-ik-temelli-itibar-yonetimi-20.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/08/13/sirketler-icin-ik-temelli-itibar-yonetimi-20.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[kişilerarası iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sirketler-icin-ik-temelli-itibar-yonetimi-20/2009/08/</guid>
		<description><![CDATA[Profesyonel kimliği web&#8217;de öne çıkarmanın sakıncalarından ve zaman içerisinde kişisel marka&#8217;ya nasıl zarar verebileceğinden bahsetmiştik.Bu sefer de profesyonel kimliği web&#8217;de ön plana çıkarmanın şirkete nasıl zarar verdiğinden bahsedelim. İçinde bulunduğumuz ve Sosyal Medya kullanımının early majority seviyesine girmeye başladığı bugünlerde, gazetelerin İK eklerinde blog yazmanın kariyer basamağını daha kolay ve erken tırmanmak için bir yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/03/profesyonel-kimlik-ve-sosyal-medya-onde.html">Profesyonel kimliği web&#8217;de öne çıkarmanın sakıncaları</a>ndan ve zaman içerisinde kişisel marka&#8217;ya nasıl zarar verebileceğinden bahsetmiştik.<br />Bu sefer de <strong>profesyonel kimliği web&#8217;de ön plana çıkarmanın şirkete nasıl zarar verdiğinden</strong> bahsedelim. </p>
</p>
<p><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369444135463881906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 142px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SoQY_h-hDLI/AAAAAAAABQA/a2mzgOO7ndw/s400/diffusionofinnovation.png" border="0" /><br />İçinde bulunduğumuz ve Sosyal Medya kullanımının early majority seviyesine girmeye başladığı bugünlerde, gazetelerin<strong> İK eklerinde blog yazmanın kariyer basamağını daha kolay ve erken tırmanmak için bir yol </strong>olduğunun altı çiziliyor.<br />Bu da yeni mezunların değil ama, hali hazırda bir şirkette çalışan insanların kendilerini bir şekilde gösterme çabası haline gelebiliyor.</p>
<p>Bu çabalar marka için, kişinin mizacına göre, olumlu da olumsuz da sonuç verebilir.<br />Benim <strong>gördüğüm örnekler ise ağırlıklı olarak olumsuz </strong>yönde.</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;">İtibar Yönetimi 2.0</span></strong><br />Siz ya da bağlı olduğunuz kurumunuz halen sosyal medya içerisinde yer almıyor olabilirsiniz. Yine de bu, tehdit altında olmadığınızın göstergesi değildir.</p>
<p>Eğer sosyal medya içerisinde <strong>profesyonel kimliğini her fırsatta öne çıkaran ve paylaşımlarını bu eksende yapan bir çalışanınız varsa, kendisinin sosyal medya içerisindeki olumsuz tutumları şirketinize orta ve uzun vadede negatif algı yaratabilir</strong> (olumlu tavır için de vice-versa).</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;">Hangi davranışlar?</span></strong>
<ul>
<li>Şirket içerisindeki pozisyonunu öne çıkaran kişilerin yanlış kelime seçimleri, </li>
<li>Bu kimlik içerisinde insanlarla tartışmalara girmeleri, </li>
<li>Karşılıklı saygı kurallarını hiçe saymaları, </li>
<li>Argo konuşmaları, </li>
<li>Toplum genelinde kabul görmeyen ya da hoş karşılanmayan tutumlar sergilemeleri </li>
</ul>
<p>eninde sonunda şirkete zarar verecektir.</p>
<p><strong>Şirketler personellerine, kendilerini dışarıda nasıl temsil etmeleri gerektiğini tembihliyorlarsa</strong>, profesyonel kimliğini web&#8217;de öne çıkaran kimselere de aynı modeli uygulamaları itibar yönetimi açısından önemlidir.</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SoQYzexwhKI/AAAAAAAABP4/cHYIDaxk5eo/s1600-h/11497321_02.jpeg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369443928446633122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 219px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SoQYzexwhKI/AAAAAAAABP4/cHYIDaxk5eo/s400/11497321_02.jpeg" border="0" /></a>Sınırları kim belirleyecek?</span></strong><br />İK departmanı işe giriş esnasında önümüze, <strong>sosyal medya kurallarını okuyup anladığımızı, kurallara uyacağımızı, uymadığımızda iş akdimizin feshedileceğini taahhüt ettiğimizi</strong> içeren bir form daha mı koyacak?<br />Yoksa kurumsal iletişim departmanı, gazetecilerle gerçekleştirdikleri yuvarlak masa toplantılarını ve etkinliklerini bırakıp bize <strong>sosyal medya adabı konusunda eğitimler </strong>mi verecek?<br />Bugün içinde bulunduğumuz şirket yapıları itibariyle bu soruların cevaplarını vermek güç. Henüz sosyal medya farkındalığı çok az olan kitlelerin bu konuyla ilgili organizasyon içerisindeki yapılarını değiştirmeyi beklemek ütopik olur.</p>
<p>Bu topraklar halen bakir sayılır. Dolayısıyla <strong>kendi sınırınızı kendiniz çizeceksiniz.</strong> Önce kendiniz, sonra şirketiniz için.</p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>Çalışanlarımız sosyal medya içerisinde, ne yapmalı?</strong></span><br /><a href="http://www.mienotes.com/">Tuğçe Esener</a>, geçtiğimiz günlerde <a href="http://www.mienotes.com/2009/07/sirket-personeli-icin-sosyal-medya-kullanim-kurallari/">Şirket personeli için Sosyal Medya kullanım kuralları</a> adlı bir yazının çevirisini yaparak paylaşmıştı. Okumanızı öneriyorum.<br />Yazının içinde şirketinizi, etkileşimli mecralarda kendi çalışanlarınızdan koruyacak bir çok madde görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.makeyougohmm.com/20040831/981/">Henüz emsallerine Türkiye&#8217;de rastlamadık</a>, ancak blog yazmanın ve sosyal medya içerisinde bulunmanın bir <strong>farklılaşma mecrası </strong>haline geldiği bugünlerin hemen ardından şirketlerde de, ufak çapta bile olsa, çalışanlardan kaynaklı sosyal medya krizleri ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Şimdiden önleminizi alıp sınırlarınızı belirlemek, ya da (her zaman yaptığımız gibi) <strong>&#8220;günü gelince bakarız&#8221;</strong> demek de sizin elinizde. </p>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/08/13/sirketler-icin-ik-temelli-itibar-yonetimi-20.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geleneksel Medya&#8217;dan Sosyal Medya&#8217;ya geçiş / Sosyal Medya nasıl fark yaratır?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/29/geleneksel-medyadan-sosyal-medyaya-gecis-sosyal-medya-nasil-fark-yaratir.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/29/geleneksel-medyadan-sosyal-medyaya-gecis-sosyal-medya-nasil-fark-yaratir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 08:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[web 3.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/geleneksel-medyadan-sosyal-medyaya-gecis-sosyal-medya-nasil-fark-yaratir/2009/05/</guid>
		<description><![CDATA[Bilgiye erişim metotları, artık değişti. Real Time Web hakkında konuşmaya başladığımız ve öngörülerde bulunduğumuz bugünlerde, bilgi akışının yavaş yavaş sosyal ağlara ve daha büyük bir hızla kitlesellikten bireyselliğe geçişini, geleneksel metotların etkinliğini ve ulaşım gücünü yitirdiğini gözlemleyebiliyoruz. Sosyal Medya, insanların kendi haber alma kaynaklarını kendilerinin belirleyeceği bir yola daha şimdiden girdi bile. Sosyal Medya&#8217;yı tanımlarken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bilgiye erişim metotları, artık değişti.</p>
<p></span><a href="http://www.readwriteweb.com/archives/introduction_to_the_real_time_web.php"><span style="font-family:trebuchet ms;">Real Time Web</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> hakkında konuşmaya başladığımız ve öngörülerde bulunduğumuz bugünlerde, <strong>bilgi akışının yavaş yavaş sosyal ağlara ve daha büyük bir hızla kitlesellikten bireyselliğe geçişini, geleneksel metotların etkinliğini ve ulaşım gücünü yitirdiğini</strong> gözlemleyebiliyoruz.</p>
<p>Sosyal Medya, insanların kendi haber alma kaynaklarını kendilerinin belirleyeceği bir yola daha şimdiden girdi bile.</p>
<p></span><a href="http://i.friendfeed.com/0ff20fbab3179f216aaf77ee23aecd0f0d3d88a0"><span style="font-family:trebuchet ms;"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 588px; CURSOR: hand; HEIGHT: 297px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i.friendfeed.com/0ff20fbab3179f216aaf77ee23aecd0f0d3d88a0" border="0" /></span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"></p>
<p></span>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Sosyal Medya&#8217;yı tanımlarken bir çok nitelikten bahsediyoruz.<br />Sıkça kullandığımız iki nitelik var; biri <strong>&#8220;tarafsız&#8221;</strong>, diğeri <strong>&#8220;güvenilir&#8221;</strong>.</p>
<p></span><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong><span style="font-size:130%;">Sosyal Medya nasıl fark yaratır?</span><br /></strong><br /></span><a href="http://friendfeed.com/erenkumcuoglu/fb812f4e/anla-lamayan-sosyal-medya"><span style="font-family:trebuchet ms;">Geleneksel medya ve PR şirketlerinin ilişkileri</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;">ni tartışır, geleceğe dair öngörülerde bulunurken Murat Gök, <strong>&#8220;</strong>(Şu anki basının) <strong>Yerine gelenlerin eskilerini aratmayacağını düşünüyor musunuz?&#8221;</strong> gibi bir soru sordu.<br /></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family:trebuchet ms;">Markalara seslerini duyurmak için şikayetlerini topluluk içinde belirten, </span></li>
<li><span style="font-family:trebuchet ms;">En ufak söz dizimini dahi bahane ederek yapılmaya çalışan işleri küçümseyen, </span></li>
<li><span style="font-family:trebuchet ms;">Markalara/insanlara olan antipatilerini yüksek sesle haykıran insanlar, <strong>markalarla karşı karşıya kaldıklarında el pençe divan duracaklarsa</strong> cevabım <strong>&#8220;Hayır, yeni gelenler daha bile kolay lokma olduğunu düşünüyorum&#8221; </strong>olacaktır.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Sosyal Medya&#8217;nın fark yaratacağını söylemek şu an için zor.</strong><br />Ancak, Geleneksel Basın&#8217;ın güvenilirliğini yitirdiğinden, PR faaliyetlerinde network ve menfaat ilişkilerinin ayyuka çıktığından, basının şeffaf olmamasından şikayet ederek buna <strong>çözüm getirmek vaadiyle ortaya çıkan bir topluluğun, duruşunu koruması ve farkını ortaya koyması gerekli</strong> diye düşünüyorum.<br />Sosyal Medya, <strong>&#8220;tarafsızlık&#8221;</strong>, <strong>&#8220;güvenilirlik&#8221;</strong> ve en önemlisi <strong>&#8220;medya&#8221;</strong> unvanını ancak bu şekilde elde edebilir.</p>
<p>Markalar ve ajanslar da zamanla, elindeki sopayı (ya da çiçeği) her gösterene göz kırpanlarla, duruşunu koruyanlar arasındaki farkı kavrayacak ve <strong>web 2.0 topluluğunu buna göre etiketleyeceklerdir.</strong></p>
<p><strong>Bizim, basın mensuplarını ve sektör içerisindeki insanları kendimizce etiketlediğimiz gibi.</strong> </span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/29/geleneksel-medyadan-sosyal-medyaya-gecis-sosyal-medya-nasil-fark-yaratir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anlaşılamayan Sosyal Medya</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/22/anlasilamayan-sosyal-medya.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/22/anlasilamayan-sosyal-medya.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 08:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/anlasilamayan-sosyal-medya/2009/05/</guid>
		<description><![CDATA[Bir seferinde &#8220;Hergün bir sürü insan internet&#8217;te markanıza tecavüz ediyor!&#8221; diye bir söylem duymuştum. Sosyal Medya&#8217;yı tanımlamak için kullanılan bu tabiri, o zaman çok garip bulmuştum. Kimisi bu tutumları tecavüz olarak adlandırsalar da, vizyon sahibi kimselerin bunu bir fırsat kapısı olarak görmeleri lazım. İletişim profesyonelleri Sosyal Medya&#8217;yı, tüketicileri alınlarının orta yerlerinden vurabilecekleri bir keskin nişancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir seferinde <strong>&#8220;Hergün bir sürü insan internet&#8217;te markanıza tecavüz ediyor!&#8221;</strong> diye bir söylem duymuştum.</p>
<p>Sosyal Medya&#8217;yı tanımlamak için kullanılan bu tabiri, o zaman çok garip bulmuştum.</p>
<p>Kimisi bu tutumları <strong>tecavüz</strong> olarak adlandırsalar da, <strong>vizyon sahibi kimselerin bunu bir fırsat kapısı olarak görmeleri lazım.</strong></p>
<p><strong>İletişim profesyonelleri Sosyal Medya&#8217;yı, tüketicileri alınlarının orta yerlerinden vurabilecekleri bir keskin nişancı tüfeği olarak kullanabilecekleri gibi, ırzlarına geçen bir sapkın olarak da görebilir</strong> ve ondan sakınmak, bilgi çağının krizlerinin önüne geçmek için onu hijyenik tutmak gibi ulvi bir misyon da edinebilirler.</p>
<p>Her iki şekilde de, doğruları ve yanlışlarıyla, Sosyal Medya karşısında bir tavır almak durumundalar. Ancak, her ne kadar benimseyenler olsa da ikinci tercih, internet&#8217;in özgür yapısı gereği oldukça ütopik bir yaklaşım olmaktadır.</p>
<p>O halde, daha açık şekilde <strong>ilk seçeneği kullanmak için neler yapmalı?</strong></p>
<p><strong>1-Bloglara basına yaklaştığınız gibi yaklaşmayın.</strong> Basın bülteni gönderir gibi gönderilen özensiz iletilerinizin birçok blog yazarı tarafından hemen silindiğini hatırlatayım.</p>
<p><strong>2-Bloglarda iletişim faaliyetleri yürütmek istiyorsanız terzi kesim uygulamalar uyarlamanız gerekir.</strong> Her blogun üslubu, tasarımı, takipçi profili ve dili ayrıdır. Buna gücünüzün yetmeyeceğini düşünüyorsanız banner tadında reklamlarla ne yer işgal edin, ne de paranızı harcayın.</p>
<p><strong>3-</strong>Yaptırım gücünüze göre değişmekle birlikte, <strong>geleneksel mecralarda hoşunuza gitmeyen haberleri yayınlamadan önce geri çektirebilirsiniz. Bloglarda veya sosyal platformlarda hoşunuza gitmeyen bir yazıya rastladıysanız blog sahibini/yazarı yazıyı kaldırması için uyarmanız ise tam tersi etki yaratacaktır.</strong></p>
<p><strong>4-Kurumsal blog denemeniz ya da bloglarda söz hakkınızı kullanmaya çalışmanız amatör ellerde faciayla sonuçlanabilir.</strong> Bu konuya el atacaksanız en iyisi ya web 2.0&#8242;dan iyi anlayan bir PR şirketi bulmak (gelenekseller arasında web 2.0 hakimiyeti olduğunu iddia edenlere gülmek serbest!), ya da kafayı devekuşu misali kuma gömüp söylenenlere sırt çevirmek. Unutmayın, kendinizi aklamak için yapacağınız amatör bir girişim mevcut durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir.</p>
<p>5-Önce araştırın. Sizin için neler söylendiğini, ne düşünüldüğünü belirleyin, uygun bir yaklaşım geliştirin, <strong>kalkanlarınızı ve silahlarınızı hazırlayarak iletişime geçmeyin. Sosyal Medya&#8217;ya karşı bu tip önyargılarınız varsa, Sosyal Medya&#8217;da hiç bulunmayın daha iyi.</strong></p>
<p>Bu durumda kendinizi yine web 2.0&#8242;dan anlayan birilerinin kollarına bırakmanız ve ilk yaklaşım planını onlardan duymanız yerinde olacaktır.</p>
<p>Benim aklıma ilk gelenler bunlar, sizin eklemelerinizle daha değerli olacaktır diye umuyorum&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-size:85%;"><strong>Not:</strong> Bu yazıyı Eylül 2008 tarihinde yazmış, ancak yayınlamamıştım. O günden bugüne kadar </span></span><a href="http://branderen.blogspot.com/search/label/web%202.0"><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;">Sosyal Medya ve web 2.0 üzerine</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;"> 15&#8242;i aşkın, daha geniş kapsamlı yazı yazdım. <strong>&#8220;Sosyal Medya&#8217;yı ben anlatacağım&#8221;</strong> gibi bir kaygım olmamakla birlikte, amacım pek az insanın değindiği bu konuda ilgilenenlere nitelikli bir kaynak oluşturmak ve yol haritası çıkartmaktı. </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;">Bu doğrultuda çoğunlukla çok güzel feedback&#8217;ler almama rağmen, son dönemde karşılaştığım bazı yaklaşımlar kendimi <strong>&#8220;boşa konuşuyorum herhalde?&#8221;</strong> diyerek sorgulamama sebebiyet verdi.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:85%;">Umuyorum ki çoğunluk ilk gruptadır&#8230;</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/22/anlasilamayan-sosyal-medya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya&#8217;da &#8220;kötü&#8221; ile mücadele</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/07/sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/07/sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 May 2009 07:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele/2009/05/</guid>
		<description><![CDATA[2.0 üzerine beyin fırtınası’na FriendFeed’de bir çok nitelikli yorum geldi. Bu kadar yorumla birlikte konu bir çok yöne gitti. Hemen hepsi önemli konular ve üzerine ayrı ayrı düşünmek, tartışmak gerekiyor&#8230; Konular arasında toplumsal psikoloji’nin sosyal medya’ya yansıması, sosyal medya’da kişilerarası iletişim ve sınırları, markaların olumsuz sosyal medya içeriğine karşı geliştirebileceği yaklaşımlar, ilk nesil marka şikayet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://branderen.blogspot.com/2009/04/20-uzerine-beyin-frtnas.html">2.0 üzerine beyin fırtınası</a>’na <a href="http://friendfeed.com/erenkumcuoglu/c66c932d/2-0-zerine-beyin-f-rt-nas">FriendFeed’de bir çok nitelikli yorum</a> geldi. Bu kadar yorumla birlikte konu bir çok yöne gitti. Hemen hepsi önemli konular ve üzerine ayrı ayrı düşünmek, tartışmak gerekiyor&#8230;</p>
<p>Konular arasında toplumsal psikoloji’nin sosyal medya’ya yansıması, sosyal medya’da kişilerarası iletişim ve sınırları, markaların olumsuz sosyal medya içeriğine karşı geliştirebileceği yaklaşımlar, ilk nesil marka şikayet sitelerinin ve popüler sosyal medya katılımcılarının şikayet toplama tekelini kıracak alternatif metotlar, web 2.0’ın etik kodlarının oluşturulması gibi <strong>derin derin konuşulabilecek başlıklar </strong>mevcut.</p>
<p>Önce kendi konumuza dönelim; Kötü ile mücadele’den kastettiğimiz şey, <a href="http://comm101tr.blogspot.com/">Ufuk Özgül</a>’ün de bahsettiği <strong>“karalamalar ve asılsız suçlama öğelerine sahip içeriğin internet’te kontrolsüz (ya da daha kötüsü, bilinçli) biçimde yayılması”</strong>. </p>
<p>Söz konusu içerik internet’te yayılmaya başladıkça ortaya bir kriz tablosu çıkıyor ve bu, yine Ufuk’un bahsettiği gibi bilinen krizlere benzemiyor. Bu konuya daha sonra değineceğiz…</p>
<p>Burada <a href="http://friendfeed.com/ozubey">Özhan Yiğitler</a> <strong>“Müşteri her zaman haklıdır”</strong> önermesinin sürekli olarak benimsenmesi ve buna göre yaklaşım sergilenmesi gerektiğini önerdi.<br />Katılmıyorum.<br />Zira her <strong>“haklı”</strong> yaklaşım, <a href="http://ugurozmen.com/blog/">Uğur Özmen</a>’in önermesini doğru çıkarıyor. Hem de acımasızca.<br />Ufuk Özgül, <strong>“müşteri her zaman haklı değildir, ancak haklı da haksız da olsa aynı ilgili yaklaşım sergilenmeli”</strong> gibi bir cümle sarfetmiş.<br />Haklı, ancak kritik soru şu; <strong>kantarın topuzunun nerede olduğunu nasıl bileceğiz?</strong></p>
<p>Buradaki hassas nokta, müşteri’nin <strong>“haklılığının”</strong> bir şekilde ölçümlenmesi. <br /><strong>“Müşteri her zaman haklıdır” diyerek bir değerlendirme yapmaksızın ortaya çıkan her olumsuz koşula sürekli yeni yaklaşımlar geliştirilmesi ciddi bir zaman ve insan kaynağı maliyeti getirecektir.</strong> Üstelik, <a href="http://friendfeed.com/wer212">Ercan Bülbül</a>’ün de belirttiği gibi, <strong>kötü içeriği yok etmek isterken her birine cevap vererek onu büyütme riski</strong> de mevcut.</p>
<p><strong>Sosyal medya maalesef bugün, zararlı içeriğin en büyük ev sahibi konumunda</strong> ve bu pek de hak edilmeden alınmış bir unvan değil. <a href="http://pazarlamacigiremez.blogspot.com/">Burcu Tüzün</a> bir WOMM gerçeği olarak olumsuz içeriğin olumlu içerikten 10 kat hızlı yayıldığını hatırlattı. Olumsuz içeriğe dair forward mailleri ya da bloglarda/mikrobloglarda yazılan yazıların/yorumların örneklerini sık sık görüyoruz.</p>
<p><strong>Bu içeriklerin ölçümleme değerlerini de markalar kendi başlarına değil, sosyal medya’nın içindeki insanlarla birlikte belirlemeliler.</strong></p>
<p>Burada, başta blog yazarları gibi başını çektiğimiz grupların, <strong>bu sorumluluğun bir kısmını ele alıp</strong>, günlük hayatta kendi algılarımız dahilinde yarattığımız filtrelemelerin benzerini oluşturmamız gerekiyor. <br />Olumsuz içeriğe karşı mücadelede üzerimize düşen sorumluluk, <strong>sosyal medya’nın şikayet duvarına dönmemesi, asılsız ya da abartı suçlamalar içeren olumsuz içerikleri bu alanın dışında tutmamız ve kulak vermememiz olacaktır.</strong></p>
<p>Bu bilincin oluşması için <strong>daha fazla zamana ve web 2.0’ın daha somut etik kodlarının oluşmasına</strong> ihtiyaç var. Ancak, <strong>oluşturulduğunda markaların lehine olacağı söyleyebiliriz.</strong>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/05/07/sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221; (vaka)</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 12:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka/2009/02/</guid>
		<description><![CDATA[Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221; üzerine, e-tohum gibi ortamlarda bir çok arkadaşımızla çok keyifli tartışmalar gerçekleştirdik. &#8220;Bu esnekliğe verebileceğin bir örnek var mı?&#8221; diye soranlar oldu.Hiç hoşlanmasam da kendimden bir örnek paylaşmak istiyorum (yüz yüze konuştuğumuz arkadaşlara belki ikinci baskı olacak, affola). Ofisteyim. Santral, hatta, özel durumda olduğunu bildiren bir tüketici olduğunu ve ilgilenip ilgilenemeyeceğimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://branderen.blogspot.com/2009/01/markalar-ve-insana-yakn-durmak.html"><span style="font-family:trebuchet ms;">Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221;</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> üzerine, e-tohum gibi ortamlarda bir çok arkadaşımızla çok keyifli tartışmalar gerçekleştirdik.</p>
<p><strong>&#8220;Bu esnekliğe verebileceğin bir örnek var mı?&#8221;</strong> diye soranlar oldu.<br />Hiç hoşlanmasam da kendimden bir örnek paylaşmak istiyorum (yüz yüze konuştuğumuz arkadaşlara belki ikinci baskı olacak, affola).</p>
<p>Ofisteyim. Santral, hatta, özel durumda olduğunu bildiren bir tüketici olduğunu ve ilgilenip ilgilenemeyeceğimi soruyor. Telefonu kabul ediyorum ve konuşmaya başlıyorum.</p>
<p>Telefondaki ses öğretmen olduğunu, tayininin Hakkari&#8217;ye çıktığını söylüyor.<br /><strong>&#8220;Sizin ürününüzden başka ürün tüketemiyorum, ancak Hakkari&#8217;de bulunmadığınızı öğrendim ve şimdi ne yiyeceğimi bilmiyorum&#8221;</strong> diyerek sıkıntısını ifade ediyor.</p>
<p>Verilecek 2 cevap var;<br />1-<strong>&#8220;Evet, malesef Hakkari&#8217;ye dağıtım yapmıyoruz&#8221;</strong> diyerek, geleneksel şirket duruşunu bozmadan üzüntü belirten cümleler kurabilir ve sorun görmezden gelinebilir,<br />2-Daha esnek ve empati kurulabilecek bir çözüm aranır.</p>
<p>Uzun uzun ne yaptığımı anlatacak değilim. İkinci seçenek çok daha fazla efor gerektirmesine rağmen onu seçtim.<br />Şu an <strong>Hakkari şehrine dağıtım yapılmamasına rağmen</strong>, o öğretmenin evine düzenli olarak ürün gidiyor. <strong>O marka, o öğretmen için artık bir lovemark</strong>.</p>
<p>Bu yaklaşım birey bazında fazla maliyetli görünse de, söz konusu kişi bu tecrübesini etrafındaki onlarca insanla paylaşacak, onun çevresindekiler de başkalarıyla paylacak ve bir <strong>kıvılcım anı</strong> yaratacaktır. Bunun gibi onlarca insana cevap verebilirseniz, yüzlerce, yüzlerce insana cevap verebilirseniz binlerce&#8230;</p>
<p>Hangi marka sizin için böyle bir şey yaptı? Yapsaydı o markaya karşı ne hissederdiniz?</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorunlu Tüketici 2.0 ve çözümler</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 14:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[innovation]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler/2009/02/</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz her ürünle ve her hizmetle sorunlar yaşayabiliyor, zaman zaman markalarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Karşılıklı diyaloglarla ya da iyi niyet ile çözülebilecek kadar kolay olmayan durumlarda, taraflardan biri sesini yükseltebiliyor.Sonra? Sıkıntı&#8230; Bunu çözmek için şikayet platformları oluşturuldu, ancak aylık fee gelir modeline bağlı olan bu siteler şeffaflıklarından ve tatmin ediciliklerinden oldukça uzaklaşmış durumdalar.Bugün sikayetvar.com&#8217;a girdiğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz her ürünle ve her hizmetle sorunlar yaşayabiliyor, zaman zaman markalarla karşı karşıya kalabiliyoruz.</p>
<p>Karşılıklı diyaloglarla ya da <strong>iyi niyet ile çözülebilecek kadar kolay olmayan durumlarda, taraflardan biri sesini yükseltebiliyor</strong>.<br />Sonra? Sıkıntı&#8230;</p>
<p>Bunu çözmek için şikayet platformları oluşturuldu, ancak aylık fee gelir modeline bağlı olan <strong>bu siteler şeffaflıklarından ve tatmin ediciliklerinden oldukça uzaklaşmış durumdalar.</strong><br />Bugün sikayetvar.com&#8217;a girdiğiniz herhangi bir şikayetin altına <a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full--936-0-0-2-408356-.html">kurumlar standart bir &#8220;özür yazısı&#8221; giriyor.</a> Değişen tek şey ad-soyad kısmı.<br />Şikayete konu olan <strong>sorunun nasıl çözüldüğü, soruna nasıl yaklaşıldığı ve şirketin tüketicisine ilgi durumu tam bir muamma.<br /></strong><br />Bugün <a href="http://friendfeed.com/e/96b7f1fa-9baa-9e49-567a-d61eb5782891/Teknosa-dan-bir-daha-bir-sey-alirsam-durdurun/">Murat Kaya&#8217;nın FriendFeed&#8217;e Teknosa ile ilgili yazdığı yorum</a>ları görünce, aklıma Teknosa hakkında önceden yazdığım yazılar geldi (<a href="http://branderen.blogspot.com/2007/07/teknosa-teknik-desteksizlik-gelecein.html">1</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2007/09/bir-kurum-kltr-olarak-kaytszlk.html">2</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2007/08/hadi-yaaa.html">3</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2008/04/teknosa-asist-iletiimi-ve-gerekler.html">4</a>).<br />Bugüne kadar değişen ve gelişim gösteren hiç bir şey yok gibi&#8230;</p>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SZwUpGeorNI/AAAAAAAABOs/-zwEhPIjdjQ/s1600-h/107208598_161e163930_m.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304137157481901266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 180px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SZwUpGeorNI/AAAAAAAABOs/-zwEhPIjdjQ/s400/107208598_161e163930_m.jpg" border="0" /></a>Tüketiciler olarak hepimizin düştüğü ortak bir sıkıntı da, derdimizi dile getirirken <strong>tek bir ağızdan konuş(a)mamamız.</strong><br /><strong>Hepimiz kendi sorunumuzun iletişimini yapmaya çalışıyoruz</strong>, ancak sesimiz, diğer seslerin gürültüsü arasında kayboluyor.<br />Kimimiz FriendFeed&#8217;de, kimimiz blogunda, kimimiz yakın çevresine mail forward etmek yoluyla yaşadığı olumsuzlukları aktarıp şirket hakkında negatif propoganda yapıyor.<br /><strong>Bu yaklaşım da ne şirketin sorundan haberdar olup kendini geliştirmesine, ne de şikayetçi kişinin sesinin duyulup sorununa çözüm aranmasına yarıyor.<br /></strong><br />Bir dönem <a href="http://teknosamagdurlari.blogspot.com/">Teknosa Mağdurları</a> blogu, Teknosa tüketicilerinin kendi sorununu rahatça, tek sesliliğin gücüyle ifade edebilmesi, diyaloğa daha açık bir platformda buluşması adına yapılmış başarılı bir girişimdi. Fakat yayınına artık devam etmiyor.</p>
<p><strong>Tüketiciler şikayetlerini dile getirmek istiyorlar! Neden onlara bir fırsat vermiyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Kızgın bir tüketici </strong>ortak sorunlarını dile getirebileceği bir <strong>şikayet blogu açıp gelecek şikayetleri toplayarak bunu bir negatif WOM mecrasına çevirebilir</strong>.<br />Bir başka opsiyonda da, <strong>markalar</strong> <strong>kendilerini kızgın tüketicilerin ellerine ya da sikayetvar.com gibi tehlikeli kucaklara bırakmadan önce kendi sosyal şikayet platformlarını</strong> kurabilirler.</p>
<p>Bu yaklaşım, <strong>tüketici açısından</strong> bakacak olursak, markalara seslerini duyurabilmeleri açısından avantaj sağlayacaktır.<br /><strong>Markalar açısından</strong> ise, kızgın tüketicilerin şikayetlerini web&#8217;in derin sularında, gözlerinin çok ötesinde bir yerlerde değil, bizzat kendi platformlarında dile getirmelerini ve çözüm üreterek kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>İki tarafa yarayacak</strong> en önemli kısım ise bir blogun <strong>SEO avantajı</strong>.<br />Web&#8217;de &#8220;marka adı + şikayet&#8221; ya da &#8220;marka adı + ürün adı&#8221; kombinasyonlarıyla arama yapıldığında ürünle ilgili şikayetlere (varsa çözümlere) <strong>ulaşılabilirlik daha fazla olacak</strong> ve bu sorunlar marka tarafından iyi şekilde ele alınırsa, sorunu okuyan potansiyel müşterilerin de <strong>satınalma kararında olumlu etki bırakarak markaya karşı güven uyandıracaktır.</strong></p>
<p><strong>Bu atılımı yapacak vizyona, yaklaşıma ve cesarete sahip marka bulmak</strong> bu işin en zor kısmı olabilir!
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk siyaseti Sosyal Medya’yı neden kullanamaz? (ekleme)</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/16/turk-siyaseti-sosyal-medya%e2%80%99yi-neden-kullanamaz-ekleme.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/16/turk-siyaseti-sosyal-medya%e2%80%99yi-neden-kullanamaz-ekleme.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2009 10:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[markalar için sosyal medya rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/turk-siyaseti-sosyal-medya%e2%80%99yi-neden-kullanamaz-ekleme/2009/02/</guid>
		<description><![CDATA[Obama’nın zaferinden sonra özellikle siyasal iletişim’de sosyal medya’nın kullanımı gündemimizin baş köşesine oturdu.Geleneksel PR ajanslarının bu konuyla ilgili uzun brainstorming seansları düzenlediğini, kelli felli insanların sosyal medya’yı nasıl yönetebiliriz (!) diye haftanın belirli günlerinde özel toplantılar düzenlediklerini duyabiliyoruz. Siyasal iletişim’de sosyal medya kampanyası yürütmek Türkiye için (şu an) bir ütopya. Neden olmayacağını 2 tane ana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Obama’nın zaferinden sonra özellikle siyasal iletişim’de sosyal medya’nın kullanımı gündemimizin baş köşesine oturdu.<br />Geleneksel PR ajanslarının bu konuyla ilgili uzun brainstorming seansları düzenlediğini, kelli felli insanların sosyal medya’yı nasıl <strong>yönetebiliriz</strong> (!) diye haftanın belirli günlerinde özel toplantılar düzenlediklerini duyabiliyoruz.</p>
<p>Siyasal iletişim’de sosyal medya kampanyası yürütmek Türkiye için (şu an) bir ütopya. Neden olmayacağını 2 tane ana nedenin altında uzunca inceleyebiliriz…<br />Birinci sebep, <strong>siyasi sistemimizin ve siyaset anlayışımızın müsait olmayışı</strong>,<br />İkinci sebep ise <strong>web’i kullanma şeklimiz</strong>.</p>
<p>Siyasi sistemimizin müsait olmayışının başlıca sebebi oldukça açık; bizde <strong>siyasi görüşten ve parti politikalarından ziyade, partizanlık söz konusu.</strong>Krizden, ekonomik durumun kötüye gittiğini bildiren, kapanan fabrikalardan ve işten çıkartılan binlerce insanın durumuna vurgu yapan haberlerin altına öfkeyle <strong>“İnadına XXX !!!”</strong> yazan, <strong>partizanlık</strong> adına çoluğunun çocuğunun geleceğinin kararmasını ve fakirleşmeyi umursamayan bir kitle söz konusu.<br /><strong>Düşünmeyen, sorgulamayan, dogmatik hareket ederek fikrini değiştirmeye hazır olmayan bir kişiye sosyal medya iletişimi yapamazsınız.</strong></p>
<p>Siyasi sistemimizin müsait olmayışı <strong>yalnızca sosyal medya öğelerinin önünü değil, diğer pazarlama iletişimi öğelerinin de önünü ciddi biçimde tıkamakta.</strong>Bugün siyasi partilerden gelen teklifleri değerlendiren bazı siyasal iletişim danışmanları, önce adayları tanımaya, sonra kitlelere tanıtmak amacıyla adaylar için vaatler yaratmakta ve zaten siyasetçi olmayan bu insanlara bir yandan iletişim öğretmeye, bir yandan da gelecekte yapacakları muhtemel gaflara karşı kriz iletişimi çözümleri geliştirmekle meşguller.<br />Böyle bir ortamda, bu mecraya girme kararı alsalar bile bu danışmanlardan sosyal medya kampanyaları yönetmelerini beklemek te oldukça gerçekten uzak olur.<br />Siyasi arenaya çıkacak olan adayların önce aday formuna girmesi ve iletişim bilmeleri lazım ki, danışmanları da onlara herşeyi baştan öğretmeden başka mecralara sıçrayabilsin.<br />Söz konusu <strong>bireyin, yaşam tarzı ve karizmasıyla kendini konumlandırıp iletişimcilerine yardımcı olması lazım</strong>. Kabul etmek gerekir ki, bunun için de <strong>bir miktar kalite gerekiyor.</strong></p>
<p>Siyasi sistemimizde bir başka eksik de, partilerdeki spokesperson ve karizmatik lider eksikliği.<br />Sosyal medya kampanyalarında bir yüz kullanmadan <strong>tek başına parti ismi ve logosu kullanmak bir anlam ifade etmeyeceğinden, adayların önce çıkması hayati önem kazanıyor.</strong><br />Bu kısımda fazla söze gerek yok. Tek bir soru var;<br /><strong>Öne çıkacak, gençlerin görmekten, dinlemekten heyecan duyacağı bir tane aday gösterebilir misiniz?</strong><br />Ben göremiyorum.</p>
<p>Bir başka konu ise <strong>web’i kullanma şeklimiz.</strong> Nasıl kullandığımızı görmek için çok uzağa bakmamıza gerek yok, </span><a href="http://www.marketingcircle.net/2009/01/14/banner-ve-interaktivite/"><span style="font-family:trebuchet ms;">kullanılan banner’lara</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> ve </span><a href="http://www.dorukcan.com/Forum.asp?konuyu=oku&amp;konune=1614"><span style="font-family:trebuchet ms;">yapılan aramalara</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> biraz göz gezdirirsek, durumumuz aşağı yukarı ortaya çıkıyor. <strong>Taş devrindeyiz.</strong><br />Sosyal medya henüz tam anlamıyla mainstream olmuş durumda değil. Etkisi ABD’ye kıyasla halen düşük.<br />Öte yandan, (web’e özgü bir davranış modeli olmamakla birlikte) <strong>tartışmayı dahi henüz beceremezken</strong>, siyasilerin <strong>sosyal medya iletişimini sağlıklı bir şekilde yönlendirebilmek için ciddi anlamda bütünleşik yaklaşımlar geliştirmek gerekmekte.</strong></p>
<p>Kendilerini interaktif mecralarda uzman olarak konumlandıran kuruluşların hepsinin odağında ise tek bir laf öbeği var; </span><a href="http://www.zapmedya.com/Gunlukler/Sandiktan-Internet-Cikacak-Mi/id"><strong><span style="font-family:trebuchet ms;">“Siyasi partiler henüz interaktif mecralara bütçe ayırmaya hazır değil!”</span></strong></a><span style="font-family:trebuchet ms;"></p>
<p>Siyasi partilerin diğer mecralardaki harcamalarına kıyasla, web faaliyetleri ufak bir bütçeyle yürütülebilir.<br /><strong>Sosyal medya’da hayatta kalabilmenin ise parayla pulla hiç bir ilgisi yok.</strong><br />Tutarlılık, liderlik ve heyecan gerekli.<br /><strong>Bugün siyasi liderlerin hangisi bu kriterlerin tamamına sahip?</strong><br />Kaç kişi kendi güvenilirliğini itibarını ortaya koyarak, piyasadaki mevcut (ideoloji değil) <strong>adaylar için</strong> web’de içerik üretip, bunu gönüllü şekilde yayarak adayın misyonerliğini yapar?<br />Burada da net bir tablo söz konusu değil.</p>
<p><strong>Sosyal medya iletişiminin bütçe ayırmakla bir ilgisi olmadığını biliyorlar da dile getirmeye mi cesaret edemiyorlar, yoksa gerçekten bütçe gerektirdiğini mi düşünüyorlar</strong> henüz çözemedim. Umarım birinci seçenektir, yoksa yandı gülüm keten helva…</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;">Özetle,</span></strong><br />Sosyal medya kampanyaları için Türk politikasının daha fazla olgunlaşması,<br />Partilerin değil adayların,<br />Vaatlerin değil parti programlarının,<br />Çirkefliğin değil dürüstlüğün,<br />Avamlığın değil açıklığın,<br />Snobluğun değil samimiyetin,<br />Gelenekçiliğin değil yenilikçiliğin benimsenmesi gerek.</p>
<p>Türk siyasetinde dürüst, heyecan yaratan, karizmatik liderler görebileceğimiz günler diliyorum…</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;">Ekleme;</span> </strong><br />Komik bir tesadüf, bu yazının hemen ertesi günü Mustafa Sarıgül </span><a href="http://twitter.com/MSARIGUL"><span style="font-family:trebuchet ms;">Twitter</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;">, </span><a href="http://www.flickr.com/photos/35252554@N02/"><span style="font-family:trebuchet ms;">Flickr</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> ve hatta </span><a href="http://friendfeed.com/msarigul"><span style="font-family:trebuchet ms;">FriendFeed</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> hesabı açarak sosyal medya&#8217;ya hızlı bir giriş yaptı.<br /></span><a href="http://friendfeed.com/e/6c19e12f-48ba-49dc-b146-765d6cf2dccd/Baya-bildi-iniz-i-li-Belediye-Ba-kan-G-zel-geli/"><span style="font-family:trebuchet ms;">Konuyu FriendFeed&#8217;de de tartıştık</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;">.</p>
<p><strong>Bütün bu gelişmeler üzerine siyasilerin sosyal medya kullanımı üzerine çok farklı tepkiler gözlemledim. Bunları da bir sonraki yazıda paylaşmayı düşünüyorum.</strong> Şimdilik tartışmaları FriendFeed linklerinden takip etmenizi tavsiye ediyorum.</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/16/turk-siyaseti-sosyal-medya%e2%80%99yi-neden-kullanamaz-ekleme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221;</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 15:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/markalar-ve-insana-yakin-durmak/2009/01/</guid>
		<description><![CDATA[Dell&#8217;in 2007 yılında &#8220;Communities &#38; Conversation&#8221; adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz? Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell&#8217;i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell&#8217;e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Dell&#8217;in 2007 yılında </span><a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.influxinsights.com/blog/article/2151/social-media-is-the-new-marketing-job.html">&#8220;Communities &amp; Conversation&#8221;</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, <span style="FONT-WEIGHT: bold">sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell&#8217;i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek</span>, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell&#8217;e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp daha <span style="FONT-WEIGHT: bold">samimi bir diyalog kurmak&#8230;</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Dell bir dev. <span style="FONT-WEIGHT: bold">Bireyselliğin ve diyaloğun</span> önemine varmış, <span style="FONT-WEIGHT: bold">inisiyatif almaktan çekinmeyen, yenilikçi</span>&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bizdeki devler maalesef biraz&#8230; geride.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Henüz <span style="FONT-WEIGHT: bold">müşteri memnuniyeti</span> kavramını tam anlamıyla çözmeye çalışıyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Çözebildiğimiz gün, markalarımızı biraz daha <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;insana yakın durmak&#8221;</span> konusunda geliştirebileceğimiz günler de gelecek diye umuyorum.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir devimizi, Turkcell&#8217;i ele alalım.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Servisler, fiyatlandırma politikaları, teknik arıza kaynaklı sorunlar, etik olmayan iletişim vb. konulardan ötürü sürekli olarak sorun yaşayan büyük bir kurum. Bunları çözmek için <span style="FONT-WEIGHT: bold">ciddi bir insan kaynağı olmasına rağmen, zaman zaman yasal bağlamalardan, zaman zaman hantallıktan ötürü tam anlamıyla çözümleyemeyen vakalara sahip</span> olan da yine Turkcell.</span></p>
<p><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Geçtiğimiz hafta arkadaşımın bizzat tanıklık ettiği ve bana anlattığı durum, bütün bu saydıklarımdan çok daha vahim.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Uludağ&#8217;da kayak yapmak için dağa çıkan bir genç tipi&#8217;de kayboluyor. Telefonla arkadaşlarına ulaşıp <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;bulunduğum yeri bilmiyorum&#8221;</span> diyor.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bunun üzerine <span style="FONT-WEIGHT: bold">gencin arkadaşları ve jandarma, derhal Turkcell&#8217;e telefon açıp, hayati tehlike altındaki arkadaşları tarafından yerinin tespiti için yardım istiyor.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Aldıkları cevap, yasal zorunluluklardan ötürü elbette ki <span style="FONT-WEIGHT: bold">olumsuz</span> oluyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Buraya kadar herşey olağan. <span style="FONT-WEIGHT: bold">Buradan sonrası, yazıyı yazmaya sebebiyet veren düşündürücü kısım.</span></span><br /><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Genç arkadaşımız, yanında teknolojik ekipmana sahip olmasına rağmen, herhangi bir aksiyon alınmadığı için soğuktan donarak can veriyor.</span></p>
<p><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Turkcell yetkilileri bu bilgiye sahip olduktan sonra hiç bir şey yapmıyorlar.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bildiğimiz kadarıyla yasal zorunluluklar, </span><a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.milliyet.com.tr/2004/12/27/son/soneko43.html">müşterilerine telefonla ulaşıp hatırlarını sormalarına</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> bir kısıt getirmiyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Turkcell bu durumda, <span style="FONT-WEIGHT: bold">yer tespitini üçüncü şahıslarla sorgusuz sualsiz paylaşmasa dahi;</span> </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Bu kişiye <span style="FONT-WEIGHT: bold">merkezden telefonla ulaşıp</span> bulunduğu durum hakkında bilgi alabilir, </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Telefon kayıtları ve kişinin rızası alınarak, durumun ciddiyeti ışığında <span style="FONT-WEIGHT: bold">yer saptaması üçüncü şahıslar ve kolluk kuvvetleriyle paylaşılabilir</span>,</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Olayın çözüme kavuşturulmasının ardından <span style="FONT-WEIGHT: bold">bir geçmiş olsun diler</span>, o aya ait telefon faturası <span style="FONT-WEIGHT: bold">tahsilatını es geçebilirdi&#8230;</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;İnsana yakın durmak&#8221;</span> ile kastettiğim tam da bu konu aslında.<br />Ortaya çıkan <span style="FONT-WEIGHT: bold">çok özel, hayati durumun söz konusu olduğu, kitaba değil, insana ait bir ihtiyaç. Çok insanca, çok çaresiz, çok muhtaç bir ihtiyaç&#8230;</span><br /></span><span style="font-family:trebuchet ms;">Böyle özel durumlar için <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;operations manual&#8221;</span>lara saplanıp kalmak, <span style="FONT-WEIGHT: bold">günümüz dünyasında bir çözüm değil, aksine, dert.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">İşletme kuralları kitapçıkları hantal, insanla değil süreçle daha ilgili olan, kuralcı ve esnek olmayana aittir.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bazıları <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;operations manual&#8221;</span> ile çalışır. Bazısı da <span style="FONT-WEIGHT: bold">kuralları kendisi yaratır.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Hacmen dev olup, karakter bazında tıfıl kalanları <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;büyük şirket&#8221;</span> diye tanımlıyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Hacmen dev olmasa da, kendi kurallarını yaratan, karakter bazında dev olanlara sıfatlandırmıyor, aklımıza gelen nitelemelerle ya da duygularla anıyoruz.<span style="FONT-WEIGHT: bold"> &#8220;Süper şirket&#8221;</span> gibi.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sosyal Sorumlu&#8221; kimdir?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 08:11:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal sorumluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-sorumlu-kimdir/2009/01/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sosyal sorumluluk&#8221; dendiğinde herkes kafasını sesin geldiği yöne çeviriyor. Ajanslardaki arkadaşlarım çeşitli firmalar için sosyal sorumluluk kampanyaları çalışıyor, bloglarda sosyal sorumluluk kampanyaları konuşuluyor, geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili kalitatif bir ankete tabi tutuldum (bu konuda da söyleyecek bir şeyim var, ayrı bir yazının konusu), hatta bayram ziyaretlerinde &#8220;sizin sosyal sorumluluğunuz var mı?&#8221; gibi sorular dahi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>&#8220;Sosyal sorumluluk&#8221;</strong> dendiğinde herkes kafasını sesin geldiği yöne çeviriyor.</span></p>
<p>Ajanslardaki arkadaşlarım çeşitli firmalar için sosyal sorumluluk kampanyaları çalışıyor, bloglarda sosyal sorumluluk kampanyaları konuşuluyor, geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili kalitatif bir ankete tabi tutuldum (bu konuda da söyleyecek bir şeyim var, ayrı bir yazının konusu), hatta bayram ziyaretlerinde<strong> &#8220;sizin sosyal sorumluluğunuz var mı?&#8221;</strong> gibi sorular dahi duydum.</p>
<p>Doğu illerindeki okullara bir kaç parça kırtasiye malzemesi gönderen de sosyal sorumluluk yapıyor, binlerce kız okutan da, mail iletilerinin çıktısını almadığımız taktirde daha az ağaç kesileceği konusunda uyarıda bulunan şirketler de&#8230;</p>
<p>Bunlardan hangisinin daha sosyal sorumlu olduğu hakkında bir ölçüm yapabilir misiniz?</p>
<p></span><a href="http://branderen.blogspot.com/2008/09/kurumsal-sosyal-sorumluluk-kimin-harcdr.html" target="_blank" mce_href="http://branderen.blogspot.com/2008/09/kurumsal-sosyal-sorumluluk-kimin-harcdr.html"><span style="font-family:trebuchet ms;">Sosyal sorumluluğun kimin harcı olduğundan</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> bahsetmiştik.<br />Fatmanur Erdoğan konuyu </span><a href="http://kariyeryolculugu.com/blog/2008/11/16/sosyal-sorumlu-kim-olmali-nasil-olmali-bir-dusunce-jimnastigi/" target="_blank" mce_href="http://kariyeryolculugu.com/blog/2008/11/16/sosyal-sorumlu-kim-olmali-nasil-olmali-bir-dusunce-jimnastigi/"><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;Sosyal Sorumlu kim olmalı?&#8221;</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> diyerek farklı bir perspektiften sorguladı.<br />Bu konuların içine sürekli girdiğim için düşüncem şu; Sosyal sorumlu olanlar şirketler değil, şirketin bünyesindeki insanlardır!</p>
<p>Sosyal sorumluluk kampanyalarını diğer iletişim kampanyalarından ayıran en belirgin şey içerdiği <strong>yoğun duygusal iletişim öğeleri</strong>dir.<br /><strong>İktisadi yapılar her zaman kazanmak isterler.</strong> Kazanan olmak için iletişim yaparlar. Zaman zaman iletişimin tonu da değişir.<br />En güçlü iletişim tipinin <strong>&#8220;duygusal iletişim&#8221;</strong> olduğu keşfedildiğinden ve etkinliği ıspatlandığından beri, sosyal sorumluluk projeleri tavan yaptı. Hayır için değil, etki yaratmak için&#8230;<br />Bu nedenlerledir ki sosyal sorumluluk aslında bir <strong>&#8220;proje&#8221;</strong>dir.Bu tip projelere başlanırken kaç insana yardım edileceği ya da kaç ağaç kurtarılacağından önce, bu projenin bütçede yaratacağı açık ve karşılığında getireceği iletişim değeri ölçülür.</p>
<p>Öte yandan, sosyal sorumluluk içeren iletişim projelerinin dünyaya getireceği faydaya inanan profesyoneller olabilir (ben de onlar arasındayım). <strong>İnsanlar sosyal sorumluluk kampanyalarını alkışlarlar ve sonuçları ile nadiren ilgilenirler, ancak, günün sonunda bu işin şirkete getireceği iletişim değerini rakamlarla ilgilenen kişilere aktarmak yine &#8220;sosyal sorumlu&#8221; profesyonellere kalır&#8230;</span></strong>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

