Arşiv - Müşteri Deneyimi

Markalar ve “insana yakın durmak”

Dell’in 2007 yılında “Communities & Conversation” adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz? Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell’i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell’e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp [...]

Sen ver, o çıkarır…

20 Ekim 2008 1 Yorum Kategori: Müşteri Deneyimi

Geçtiğimiz bayramda atıştırmak için yolumun üzerinde bulunan, namı bilinen bir büfe’ye girdim.Bir sandviç söyledim ve “içinde patates olmasın lütfen” diye de belirttim.2 dakika sonra kasadan, servis elemanı ile şefin arasında geçen şu konuşmayı duydum;Servis Elemanı: “Usta, bu sandviçte patates olmayacaktı”Şef: “Sen ver, o çıkarır!”Yani, sandviç’in nesne yerine gizli özne olduğu, özne yerine geçmesi gereken şahsımın [...]

MADO nasıl Lovemark olur?

Bu haftasonu arkadaşlarımla dolaşırken Maltepe sahilindeki MADO’da bir mola verdik.Tercih benim tercihim değildi. MADO. Benim için menüsünde olağandışı hiç bir şey barındırmayan, sıradan dondurmalar, sıradan pastalar, sıradan içeceklerden ibaret bir cafe zinciri…Arkadaşlarımın hesabını da ödemek için kartımı verdim. Görevli 2 dakika sonra geri gelerek bana sanki bir ikramda bulunacakmış gibi kibar bir üslupla beni kasaya [...]

Bir bakkal, iki hikaye

Mahallemizin 40 senelik bir bakkalı vardı. Supermarketlerin bu kadar yaygın olmadığı dönemde herşey güllük gülistanlıktı onlar için. Daha sonra Beşiktaş’a Tansaş açıldı; o dönemde işleri eskisi gibi iyi gitmedi. Onlar, 1.jenerasyondu. Onların ardından 2.jenerasyon geldi, fakat 2.jenerasyon, 1.jenerasyon gibi güleryüzlü değildi. Bunun önemli birşey olmadığını düşündüklerinden, ziyaretçilerle bırakın bir bağ kurmayı (bakkal işletmenin esası), selam [...]

Starbucks nasıl kurtulur?

18 Ağustos 2008 3 Yorum Kategori: Müşteri Deneyimi

Geleneksel Türk işletmesi; sipariş verdiniz, doğru içecek gelmedi ya da beğenmediniz ve geri yollamak istediniz, alacağınız cevap muhtemelen “Bizde böyle kardeşim, öde parasını kalk git o zaman!” olur. Starbucks; sipariş esnasında çok beklediniz, (olmaz ya) içecek yanlış geldi, (yine, olmaz ya) çalışanların kaba-hatalı tavırlarına maruz kaldınız ya da herhangi bir olumsuz koşul yaşadınız.Alacağınız şey bir [...]

Tüketici olduğumuzu unutmak

14 Ağustos 2008 4 Yorum Kategori: Müşteri Deneyimi, Pazarlama İletişimi

Evin bir işini halletmek için bir dükkana giriyorum, ürünlere bakıyor, kararımı veriyor ve satışı yapan arkadaşla eve gelinip ölçü alınacak tarih hakkında karara varmaya çalışıyorum. “Yarın saat 9 olabilir” diyor, “çünkü yarın Fatih Belediyesi’ne çok yüklü miktarda bir siparişimizi teslim edeceğiz…” “Vay canına! Demek Fatih Belediyesi’yle çalışıyorsunuz… Çok etkilendim!” demem gerekiyordu sanırım. Pazarlama iletişimcileri de [...]

Güç kelimesi; Bedava

07 Ağustos 2008 1 Yorum Kategori: Müşteri Deneyimi, Pazarlama İletişimi

Biliyorum, böyle bir zamanınız yok, ama bir dakikanızı ayırıp arka arkaya bu sözcüğü telaffuz edin ve sizde ne çağrıştırdığını düşünün… Bedava… Bedava… Bedava.Genelde şöyle yazılır; Bedava!Hatta; BEDAVA !Az önce gözüme çarpan bir banner oldu. Diyor ki; “Hediye melodi için dövüş” Şu “hediye melodi” olayını kavramaya çalışıyorum.“Biz de kontör istiyoruz!” gibi korkunç prodüksiyonların medya satın almasına [...]

Vakıfbank ve değişim

Süre olarak kısa olan iş yaşantımda şunu çok net anladım; eğer taşımak istediğiniz misyon çalışanlarınıza ağır-zor gelirse, yerlerde sürünmeye mahkum olur. Polis teşkilatı’nın iletişim yaptığı dönemde olan budur. Büyük olasılıkla Vakıfbank’a olacak olan da… Mühim olan, değişimin fiziksel boyutu değil, çalışanların bunu benimsemesidir. Vakıfbank deyince benim aklıma gelen kavramlar arasında hantal, bürokrasi ve mekanik yapı [...]

Huggies Little Swimmers

Ürün geliştirme açısından akıllıca, farklı, çok spesifik, yalnızca yaz aylarında denize/havuza giren bebekler için bir bez üretmek… Bir süredir TV’da reklamlarını görüyorum. Hani şu bebeğin, havuzun içinde, annesinin kollarında oyunlar oynadığı reklamı diyorum… Reklamdan sonra aklımda kalan tek şey, benzer bir manzara gördüğümde o havuza girmek için can atıp atmayacağım oldu. Her ne kadar bez [...]

Fonksiyonel gıdaların ambalaj iletişimi

Çoğunlukla yetersiz oluyor. Aşağıda bahsedeceğim ürün gibi…İçerenköy Carrefour’da alışveriş yapıyoruz, süt ürünleri reyonunda bir sürü yumurta yanyana dizilmiş. Bir iki tanesi hemen dikkatimi çekiyor; Omega 3′lü ve Selenyum’lu yumurtalar… Omega 3 ve faydaları çok tanıdık. Selenyum… Selenyum… Selenyum… Düşünüyorum ama hafızamda böyle bir şey yok! Ben merak ettim ve Selenyum’un ne olduğuna hem Wikipedia‘dan hem [...]