<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; Interaktif pazarlama</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/kategori/interaktif-pazarlama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Yayıncılık vs. dijital yayıncılık / Değişime direnç</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 06:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=921</guid>
		<description><![CDATA[Dijital yayıncılığın gelişmesiyle birlikte geleneksel yayıncılığın adaptasyon sorunları ve vizyonsuzluğuna değindiğim yazının üzerine tesadüfen bu Cumartesi günü bir köşe yazısına denk geldim. Konu Tablet PC&#8217;ler olunca yayıncı tarafında enteresan bir direnç ortaya çıkıyor. Basılı kitap okuma hissinin eşsiz bir deneyim olduğu duygusal faktörler arasında yer alırken, rasyonel sebepler pek dişe dokunur düzeyde değil. Zira dijital [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html">Dijital yayıncılığın gelişmesiyle birlikte geleneksel yayıncılığın adaptasyon sorunları ve vizyonsuzluğuna</a> değindiğim yazının üzerine tesadüfen bu Cumartesi günü bir köşe yazısına denk geldim.</p>
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<a href="http://1.bp.blogspot.com/-4Rs7nY2h3sM/TZle97GaIjI/AAAAAAAAAB4/NddUQojV9CU/s1600/2011-04-02%2B11.08.33.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"><img border="0" height="300" width="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-4Rs7nY2h3sM/TZle97GaIjI/AAAAAAAAAB4/NddUQojV9CU/s400/2011-04-02%2B11.08.33.jpg" /></a></div>
<p>Konu Tablet PC&#8217;ler olunca yayıncı tarafında <strong>enteresan bir direnç</strong> ortaya çıkıyor.<br />
Basılı kitap okuma hissinin eşsiz bir deneyim olduğu duygusal faktörler arasında yer alırken, rasyonel sebepler pek dişe dokunur düzeyde değil.</p>
<p>Zira <strong>dijital yayıncılık görsel anlamda zengin, yalnız içerik değil arayüz, tasarım ve kurgu uzmanlığı da gerektiriyor. Ayrıca doğa dostu, ekonomik, hızlı, paylaşılabilir ve içerik yönetimi yapılabilir.</strong><br />
Üstelik, biraz daha zihin açmak gerekirse iletişim ve pazarlama anlamında da <strong>hem yayıncı hem reklamveren için inanılmaz fırsatları </strong>barındırıyor&#8230;</p>
<p>Bu perspektiften bakınca, geleneksel yayıncılığın bu değişime direnç göstermesini anlamlandırmak çok da zor olmuyor değil mi? <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yayıncılık vs. dijital yayıncılık / Vizyon sorunları</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 10:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=900</guid>
		<description><![CDATA[2010 yılının ortasında bir dergi, Tablet PC&#8217;ler hakkındaki görüşlerimi yansıtmak amacıyla bir röportaj talebinde bulunmuştu. Tek cümle öne çıkarmak istesem bu, &#8220;Tablet ürünlerin anlamlı fiyat düzeylerine gelmeden kısa vadede bir fark yaratmayacağını, fakat alım gücü seviyesine gelir gelmez tüketicinin bu teknolojiye hemen adapte olacağını düşünüyorum&#8221; olurdu. Piyasadaki çeşitliliğin artmasıyla ve bir sürü Android&#8216;li cihazın çıkmasıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2010 yılının ortasında bir dergi, Tablet PC&#8217;ler hakkındaki görüşlerimi yansıtmak amacıyla bir röportaj talebinde bulunmuştu.<br />
Tek cümle öne çıkarmak istesem bu, <strong>&#8220;Tablet ürünlerin anlamlı fiyat düzeylerine gelmeden kısa vadede bir fark yaratmayacağını, fakat alım gücü seviyesine gelir gelmez tüketicinin bu teknolojiye hemen adapte olacağını düşünüyorum&#8221;</strong> olurdu.</p>
<p>Piyasadaki çeşitliliğin artmasıyla ve bir sürü <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Android_%28operating_system%29">Android</a>&#8216;li cihazın çıkmasıyla birlikte, iyi bir Tablet PC&#8217;nin fiyatı, 2011 Ocak itibariyle 1500 TL seviyelerine gelmiş durumda.<br />
<strong>Bu gelişmeyi görüp vizyonunu buna göre belirleyen bazı şirketlerin, bazı yayınlarının dijital versiyonlarından elde ettikleri gelirin, fiziksel versiyonlarının gelirini geçtiğini söylesem inanır mıydınız?</strong></p>
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<a href="http://4.bp.blogspot.com/__vVz4hs_eLc/TTgJPwJ6TcI/AAAAAAAAABY/SAQfF6q5ri8/s1600/YouTube%2B-%2BSamsung%2BGalaxy%2BTab%2BOfficial%2BCommercial_1295517509595.png" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"><img border="0" height="213" width="400" src="http://4.bp.blogspot.com/__vVz4hs_eLc/TTgJPwJ6TcI/AAAAAAAAABY/SAQfF6q5ri8/s400/YouTube%2B-%2BSamsung%2BGalaxy%2BTab%2BOfficial%2BCommercial_1295517509595.png" /></a></div>
<p>Dün canlı deneme fırsatı bulduğum bir başka dijital dergi ise, yayın yönetmenliğinin ve art direktörlüğün gün geçtikçe daha farklı bir boyuta koştuğunu gözler önüne seriyor gibiydi.<br />
<strong>Artık yayınların hazırlanmasında sayfa düzeni ve kolaj gibi geleneksel metotların değil, kullanıcı deneyimi, arayüz geliştirme ve hatta mikro ödeme sistemlerinin konuşulduğu bir döneme girdik.</strong></p>
<p><strong>Yayınlar içerisine video ya da kullanıcı deneyimine izin veren interaktif reklamların alınması, diğer okuyucular arasında etkileşime izin vermesi, farklı kanallara yönlendirmesi (örn. ürün üzerine tıklandığında web sitesine yönlendirmesi) ve mikro ödeme sistemleriyle ürünlerin hızlıca satın alınabilmesi, dijital yayıncılık için henüz yalnızca emekleme adımları&#8230;</strong></p>
<p>Bu yayıncılık anlayışı henüz bir avuç insan tarafından benimsenmiş haldeyken, büyük yayın gruplarının bu konuya yalnızca <strong>&#8220;fiziksel derginin pdf versiyonu&#8221; </strong>olarak bakması -ki benim tabirimle <strong>&#8220;gömme dergicilik&#8221;</strong> yapmaları, pazarın hızlıca gelişmesine ve hizmet fiyatlarının düşmesine engel teşkil ettiği gibi, küçük yayıncılar için ise ciddi bir fırsat.</p>
<p><strong>Sağlam içeriği bulunan, güncel içeriği interaktif ve deneyimsel bir şekilde sunabilen vizyon sahibi küçük girişimler, doğru hamlelerle ve sürekli inovasyonla dijital çağın büyük yayıncıları haline gelebilirler.</strong></p>
<p>Dergiler hala ellerindeki muazzam içeriğe rağmen <strong>&#8220;reklam gelirlerimiz çok azaldı, dergicilik öldü&#8221;</strong> diye söylenedursunlar, geliştiricilik vizyonuna sahip olan dijital yayıncılar hızla büyüyerek bir pazar yaratacak ve reklam/içerik satışı gelirlerinde ciddi pay sahibi olacaklar.</p>
<p>En güzel yanı da, buna erişmek için milyon dolarlarca yatırım yerine yalnızca yaratıcılığa ve teknik kabiliyete ihtiyaç var.<br />
<strong>&#8220;Yayıncılık öldü, web bizi bitirdi&#8221; diyen tüm dergicilere şöyle söylüyoruz; yayıncılığın o kadar genç ki, dişleri dijital çağla birlikte yeni çıkmaya başladı.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaybetme korkusundan kurtulamamak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 15:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=895</guid>
		<description><![CDATA[Sıcağı sıcağına yazmak istedim&#8230; Bugün, kısa zamanda değişecek endüstri şartlarından ötürü zaman içerisinde ürününü ve hizmetini kaybetme olasılığı olan bir şirket çalışanıyla toplantı yaptım. Toplantı esnasında soru, iki sefer gündeme geldi. İlkinde kendisi açık açık, değişecek trendin kendi ürünlerine ve hizmetlerine nasıl bir etki edeceğini &#8220;bir 10 yıl falan var nasılsa, değil mi?&#8221; diyerek endişeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcağı sıcağına yazmak istedim&#8230;</p>
<p>Bugün, kısa zamanda değişecek <strong>endüstri şartlarından ötürü zaman içerisinde ürününü ve hizmetini kaybetme olasılığı olan</strong> bir şirket çalışanıyla toplantı yaptım.</p>
<p>Toplantı esnasında soru, iki sefer gündeme geldi.<br />
İlkinde kendisi açık açık, değişecek trendin kendi ürünlerine ve hizmetlerine nasıl bir etki edeceğini <strong>&#8220;bir 10 yıl falan var nasılsa, değil mi?&#8221;</strong> diyerek endişeli bir dilde ifade etti. Sorusuna yuvarlak bir cevap vererek geçiştirdik&#8230;</p>
<p><strong> Ancak, bu esnada kendisine, gelecekte şu anki iş kolundan çok daha büyük bir gelir ve gelecek vaat eden bir işbirliği için teklif sunuluyordu, fakat aynı soruyu bir sefer daha duyunca, kendisinin bu fırsatı düşünme aşamasında olmadığı kanıtlandı.</strong></p>
<p>Düşünün, mevcut işinize o kadar odaklanmışsınız ve kendinize öyle güvenli bir alan oluşturmuşsunuz ki, akıl çarklarınızı hızlıca farklı yönde hareket ettirerek <strong>daha büyük, daha prestijli, daha az yatırım maliyeti gerektiren, daha fazla geliri ve geleceğin kendisi olacak</strong> bir alana girmeyi dahi düşünemiyorsunuz.</p>
<p>Korku iyi bir motivasyon faktörü, ancak <strong>kaybetme korkusundan bir türlü kurtulamayıp, iş modelini endüstri trendlerine göre baştan şekillendirmeyen her işletmenin durumu,  kafayı kuma gömen devekuşlarının yanılgısına benzer.</strong><br />
Kaybetme korkusundan sıyrılmak ve yeni açılımlara fırsat tanımak ise çoğu zaman 0 noktasından düşünmekle gerçekleşir.</p>
<p><strong>Buraya kadar dikkat kesilip okuduysanız</strong>, soru ikinci sefer sorulduğunda ne cevap verdiğimizi merak ediyor olabilirsiniz.<br />
Kendisine iyilik yapıp gerçeklerden bahsettik <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web girişimlerini(n) kilit(leyen) soru(su); &#8220;Gelir modeli nedir?&#8221;</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 08:26:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=875</guid>
		<description><![CDATA[Girişimcilikle ilgili en sık duyduğum, konunun uzmanlarından tutun da ortalama bilgiye sahip olan insanlar tarafından, girişimini anlatmaya başlayan kişilere karşı sıklıkla yöneltilen bir soru var; &#8220;gelir modeliniz ne?&#8221; Uzmanlar bir işe başlarken gelir modelinin hemen kağıt üzerinde, ilk adım atılmadan oluşturulması konusunda girişimcilere tavsiyeler veriyorlar. Topluluk buluşmalarında hedef kitleden, işletmenin piyasada yaratacağı farktan, Unique Selling [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Girişimcilikle ilgili en sık duyduğum, konunun uzmanlarından tutun da ortalama bilgiye sahip olan insanlar tarafından, girişimini anlatmaya başlayan kişilere karşı sıklıkla yöneltilen bir soru var;<strong> &#8220;gelir modeliniz ne?&#8221;</strong></p>
<p>Uzmanlar bir işe başlarken gelir modelinin hemen kağıt üzerinde, ilk adım atılmadan oluşturulması konusunda girişimcilere tavsiyeler veriyorlar. Topluluk buluşmalarında hedef kitleden, işletmenin piyasada yaratacağı farktan, Unique Selling Proposition&#8217;ından (USP) ya da operasyon kısmının nasıl yürütüleceğinden de önce, henüz üniversite çağına gelmemiş arkadaşların dahi sorduğu sorunun <strong>&#8220;gelir modeli nedir?&#8221;</strong> olduğu gözlemlenebiliyor.</p>
<p>Kolay ve hızlı bir şekilde para kazanma isteğinden ötürü mü, yoksa gerçekten &#8220;hayatta kalma&#8221; güdüsünden dolayı mı bu fikirlere kapılınıyor, girişimci olmadığım için bilemiyorum. Fakat çeşitli fikirlere sahip olan ve yakın gelecekte olmasa da kariyer hedeflerimi gerçekleştirdikten sonra kendi işini kurma hedefi olan bir birey olarak bazı düşüncelere sahibim;</p>
<p><strong>Google</strong>, bir garajda start-up iken gelir modeli düşünülmemişti.<br />
<strong>Facebook</strong>&#8216;un gelir modeli yoktu, şimdi milyarlarca dolarlık bir şirket.<br />
<strong>FriendFeed</strong>&#8216;in de gelir modeli yoktu (hala yok!), Facebook tarafından satın alındı.<br />
<strong>Twitter</strong>&#8216;ın da gelir modeli yeni yeni (promoted hashtag&#8217;ler vb. araçlarla) oluşmaya başladı.<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Shawn_Fanning" target="_blank">Shawn Fanning</a>, Napster&#8217;ı yazarken <a href="http://www.forbes.com/2003/05/28/0528mennchat_print.html" target="_blank">dünya müzik endüstrisini tepetaklak edeceğini</a> bilmiyordu&#8230;</p>
<h3>Demek istediğim&#8230;</h3>
<p><strong>İyi ve büyük fikirlerin çoğunun gelir modeli düşünülerek oluşturulduğuna inanmıyorum.</strong><br />
<strong>Kısa yoldan köşeyi dönmeye odaklanmak yerine, insanların hayatlarına anlam katacak projeler geliştirmeyi düstur edinmeli.</strong><br />
Çok hızlı şekilde bir şey (reklam, ürün, hizmet vb.) satmaya çalışıp kazanmak gibi kısa vadeli hedefler yerine, <strong>insanların kullanmaktan keyif aldığı ve konforuna alıştıktan sonra kolay vazgeçemeyeceği araçlar-hizmetler geliştirip bu beraberlikten kazanmak için yeterli sabıra sahip değil miyiz?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lokasyon bazlı hizmetlerle öne çıkmak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 12:37:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=853</guid>
		<description><![CDATA[Lokasyon bazlı hizmetler, yani Foursquare ve Facebook Places gibi uygulamalar son zamanlarda yükselen trend. Foursquare uzun bir süredir yayında olmasına rağmen early adopter&#8217;ların hegamonyasından çıkarak yeni popülerlik kazandı ve Facebook Places ise henüz Türkiye&#8217;ye gelmeden ciddi bir farkındalık yarattı. Türkiye&#8217;ye gelmesiyle birlikte Smartphone kullanıcısı olan Facebook aboneleri de otomatik olarak lokasyon bazlı hizmet kullanıcıları arasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lokasyon bazlı hizmetler, yani <a href="http://foursquare.com/">Foursquare</a> ve <a href="http://www.facebook.com/places/">Facebook Places</a> gibi uygulamalar son zamanlarda yükselen trend. Foursquare uzun bir süredir yayında olmasına rağmen <strong>early adopter&#8217;ların hegamonyasından çıkarak</strong> yeni popülerlik kazandı ve Facebook Places ise henüz Türkiye&#8217;ye gelmeden ciddi bir farkındalık yarattı.<br />
Türkiye&#8217;ye gelmesiyle birlikte <strong>Smartphone kullanıcısı olan Facebook aboneleri de otomatik olarak lokasyon bazlı hizmet kullanıcıları arasına girecekler ve bu hizmetlerde daha önce olmadığı kadar ciddi bir pazar oluşacak.</strong></p>
<p>Büyük markaların bu yeniliği keşfetme süreleri, harekete geçerek bir şeyler yapmaları, ya da pazarlama iletişimi bütçeleri dahilinde mecra olarak değerlendirerek ağırlık vermeleri gibi uzun karar süreçleri, küçük işletmelerin (özellikle hizmetle ilgili olanların) büyükler arasında öne çıkabilmeleri için harika bir fırsat!</p>
<p><strong>Küçük işletmelerin her zaman büyük işletmelerin veremeyeceği niteliklerde hizmetler verebileceğini düşünüyorum. Hem duygusal ilişki kurmak anlamında, hem de kişiye özel hizmet anlamında. Büyük organizasyonların hantallıklarını avantaj haline getirip, lokasyon bazlı hizmetlerde de farklı uygulama konseptleri geliştirebilen küçük işletmeler, kendilerine bağlayabilecekleri yeni sadık müşteriler bulmakta zorlanmayacaklardır.</strong></p>
<p>Eğer bu tip işletmelerden birine sahip ya da hizmet veriyorsanız, başlayacağınız en kolay yer Google Maps üzerinde şirketinizin konumunu belirgin biçimde etiketlemek. Sonra, Google Maps ve farklı lokasyon bazlı hizmetleri inceledikçe üzerinde çalışabileceğiniz çeşit çeşit farklı uygulama, gerilla fikir ya da kampanya metotları keşfedebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dijital düşüne(bile)n pazarlama insanları</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/07/21/dijital-dusunebilen-pazarlama-insanlari.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/07/21/dijital-dusunebilen-pazarlama-insanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 06:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=840</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde iş amacıyla bir konferansa katıldım ve bir çok yeni insanla tanıştım. Konferans katılımcıları arasında Amerikan, İngiliz ve Fransızlar dışında Hint ve Orta Doğulular da mevcuttu. Konferans pazarlama ve iletişime dair pek çok konuyu kapsıyordu, ancak üçüncü gün yalnızca dijital pazarlama&#8217;ya ağırlık verildi ve trendler, teoriler, en iyi uygulamalar hep birlikte konuşulup tartışıldı. Konferans [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde iş amacıyla bir konferansa katıldım ve bir çok yeni insanla tanıştım. Konferans katılımcıları arasında Amerikan, İngiliz ve Fransızlar dışında Hint ve Orta Doğulular da mevcuttu.</p>
<p>Konferans pazarlama ve iletişime dair pek çok konuyu kapsıyordu, ancak üçüncü gün yalnızca dijital pazarlama&#8217;ya ağırlık verildi ve trendler, teoriler, en iyi uygulamalar hep birlikte konuşulup tartışıldı.</p>
<p>Konferans esnasında tahmin edebileceğiniz üzere oldukça aktif bir katılımda bulundum ve zaman zaman konuşmacıların sunumlarına müdahale etme ukalalığında bulundum <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Şaka bir yana, katılımcıların bir çoğu tartışmaların kendileri için oldukça besleyici olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Konferans arasındaki bir kahve molasında ise, uluslararası pazarlama konusunda gerçekten uzman sayılabilecek bir İngiliz katılımcı bana şöyle söyledi;<strong> &#8220;Bugüne kadar internet&#8217;te ne yapıyormuşum bilmiyorum, keşke bloglara, sosyal ağlara ve bütün bu yeniliklere daha fazla vakit ayırsaydım&#8230;&#8221;</strong></p>
<p>Kendisiyle biraz daha sohbet ettiğimizde bu yeteneği tamamen ilgili olmak ve trendleri takip etmekle geliştirebileceğini söyledim. Kendisinde cesaret buldu ve bundan böyle takipte olacağını söyledi. Ne derece gerçekleştirir bilinmez ama&#8230;</p>
<p><strong>Bu tip bir insanın online dinamikleri bildiğini, pazarlama bilgisini ve iş tecrübesini bu dinamiklere katarak iş yaptığını düşünün&#8230;</strong><br />
Böyle bir kombinasyon, taşları yerinden epey bir oynatır, değil mi?</p>
<p>Kurumsal bir pazarlama insanıysanız, aynı pişmanlığı yaşamadan dijitali öğrenmeye başlayın.<br />
Dijital pazarlamacıysanız ve bu düşünce size korkutucu geliyorsa, pazarlama yeteneklerinizi geliştirin <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/07/21/dijital-dusunebilen-pazarlama-insanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi / Dış Kaynaklı Bilgilerin Optimizasyonu</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 09:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[Web&#8217;de Bilgi Yönetimi konusunun ilk unsuru olan Dijital Varlık Yönetimi ardından listede bahsettiğim diğer iki öğenin, Arama Motoru Optimizasyonu ve Sosyal Medya Optimizasyonu&#8217;ndan bahsedeceğim. Arama motorlarında çıkan sonuçları yarı kontrol edilebilir nitelememizin sebebi olarak, çeşitli SEO (Search Engine Optimization &#8211; Arama Motoru Optimizasyonu) teknikleri yardımıyla istediğimiz içeriklerin öne çıkarılması gibi çok basit bir sebebi önerebiliriz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi konusunun ilk unsuru olan <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html">Dijital Varlık Yönetimi</a> ardından <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html">listede bahsettiğim diğer iki öğenin</a>, Arama Motoru Optimizasyonu ve Sosyal Medya Optimizasyonu&#8217;ndan bahsedeceğim.</p>
<p>Arama motorlarında çıkan sonuçları yarı kontrol edilebilir nitelememizin sebebi olarak, çeşitli <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Search_engine_optimization">SEO</a> (Search Engine Optimization &#8211; Arama Motoru Optimizasyonu) teknikleri yardımıyla istediğimiz içeriklerin öne çıkarılması</strong> gibi çok basit bir sebebi önerebiliriz.</p>
<p><strong>Sosyal medya içerikleri</strong> konusunda ise durum değişkenlik gösteriyor. Söz konusu içeriklerin kontrol edilebilir olması için,<strong> içerik üreticileriyle karşılıklı bir diyalog geliştirilmiş olması, önceden ilişki oluşturulması</strong> önemli.<br />
Aksi halde, <strong>içerik üreticileri finansal/duygusal anlamda bağlayıcı bir etki ortada yoksa, bu içerikler kontrol edilemez hale gelebilir.</strong><br />
Bağımsız içerik üreten kimseler için yaptırım unsurları başta duygusal ve finansal olmak üzere farklı başlıklarda incelenebilir, fakat bu konu tartışmalara çok açık olduğu ve konumuzun ana ekseninde olmadığı için şimdilik değinmek doğru olmaz.</p>
<h3><strong>Neden önemli?</strong></h3>
<p><strong>Son kullanıcı açısından bakarsak, bugün web kullanımında belli başlı start-up&#8217;larımız hariç, her gün defalarca kez arama motorlarının referanslarına başvuruyoruz.</strong> Web&#8217;de bilgiyi aramak için başlıca referans kaynağımız haline gelmiş durumdalar.</p>
<p><strong>Kurumsal perspektiften baktığımızda ise, her gün kontrol edemeyeceğimiz onlarca, yüzlerce, hatta büyük kurumlar için belki binlerce farklı içeriğin, farklı kaynaklardan web&#8217;e pompalandığını görebiliriz. </strong><br />
Bu yığınla doğru-yanlış iç içe geçmiş bilgiyi ayıklamak, etkisinin fazla olduğu düşünülen içerikleri son kullanıcılar ve konuyu araştıranlar için daha kolay bulunur bir hale getirmek ve olumsuz içeriklerle hatırlanmamak gibi konular</p>
<h3><strong>Birbirini tetikleyen unsurlar</strong></h3>
<p>Bugün bilgiye iki türlü erişiyoruz.<br />
İlk olarak, <strong>kendi eforumuz olan arama motorları</strong> sayesinde,<br />
İkinci olarak da, <strong>sosyal medya&#8217;da üretilip kendiliğinden eriştiğimiz içerikler</strong> sayesinde.</p>
<p>Arama motorları üzerinde yapılması geciken optimizasyon, <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/15/perakende-ile-webin-butunlesmesi-nasil-avantaj-olur-seonun-onemi.html">müşteriyle ilk temas aşamasında</a> kurumların satışlarına -artık dolaylı değil- doğrudan etki edecek duruma gelebilir.<br />
Sosyal medya üzerinde bir gündem yönetimi yapılmadığı taktirde de üretilecek olan herhangi bir içeriğin, blog yazılarının ve mikroblog hareketlerinin ise yayılım hızı ve SEO avantajları ile sıkça küçük, yer yer büyük krizler oluşturabileceğini de unutmamak gerekiyor.</p>
<h3><strong>En basit tabirle anlatmak gerekirse;</strong></h3>
<p><strong>Arama motorları için &#8220;web&#8217;in hafızası&#8221;</strong> demek çok da yanlış olmaz.<br />
<strong>SEO&#8217;yu ise kötü anıları uzaklaştırmak için yaptığımız bir hipnoz tekniği</strong> gibi düşünmeli.<br />
Sosyal medya&#8217;da gündem yönetimi için yapılabilecek metaforlar sektörel olarak değişkenlik gösterebilir.<br />
Fakat <strong>kriz yönetimi konusunu lütfen <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html">&#8220;her ağlayana emzik vermek&#8221;</a> gibi görmeyin</strong>, özellikle kurumsal bir koltukta oturuyorsanız!</p>
<h3><strong>Elde ne var?</strong></h3>
<p>Günün sonunda, elimizde aşağıdaki gibi bir diagram oluyor;</p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/S59LWzfPA7I/AAAAAAAABT8/mPHCs9gnjb0/s1600-h/Web%27de+Bilgi+Yonetimi+-+Eren+Kumcuoglu.jpg.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5449156929292010418" style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 316px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/S59LWzfPA7I/AAAAAAAABT8/mPHCs9gnjb0/s400/Web%27de+Bilgi+Yonetimi+-+Eren+Kumcuoglu.jpg.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p><strong>Dijital Bilgi; </strong>Web&#8217;e kontrollü olarak pompaladığımız içerikler,<br />
<strong>Arama Motoru İçerikleri; </strong>Üçüncü partiler tarafından web&#8217;e pompalanan içerikler,<br />
<strong>SEO; </strong>AMİ&#8217;ni kontrol edebilmek, bilgiyi süzebilmek için kullandığımız en önemli araç,<br />
<strong>Sosyal Medya İçerikleri; </strong>Üçüncü partiler tarafından web&#8217;e ve hedef kitlelere sunulan içerikler,<br />
<strong>Gündem/İçerik Yönetimi;</strong> SMİ&#8217;ni dinleyebilmek, gerektiğinde yönlendirebilmek için kullanılan metotlar,<br />
<strong>Social Tracking;</strong> Arama motorları ve sosyal medya araçları üzerindeki içeriklerin dinlenebilmesine yarayan araçlar.</p>
<p>Bütün bu bilgi rafinerizasyonu öncesinde, sırasında ve sonrasında ortaya çıkan yığına ise <strong>Dijital Varlık</strong> diyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/16/webde-bilgi-yonetimi-dis-kaynakli-bilgilerin-optimizasyonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de Bilgi Yönetimi / Dijital Varlık Yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[Markaların dijital varlıklarının başlaması olarak internet kullanımının evlere girmesiyle sürecini öne sürebiliriz. Elbette ki vizyoner liderlere sahip markalar, web&#8217;in potansiyelinin ve gelecekte getireceklerinin farkına vararak kendi bilgi akışlarını, web&#8217;in evlere girmesinden önce planlamış ve oluşturmuşlardır. Günümüze dönecek olursak, vizyoner şirketlerin artık kendi standartlarını oluşturduklarını görebiliriz (örneğin, Apple&#8217;ın yeni iş modeli olarak iTunes&#8217;u yaratması ve bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Markaların dijital varlıklarının başlaması olarak internet kullanımının evlere girmesiyle sürecini öne sürebiliriz.<br />
Elbette ki vizyoner liderlere sahip markalar, web&#8217;in potansiyelinin ve gelecekte getireceklerinin farkına vararak kendi bilgi akışlarını, web&#8217;in evlere girmesinden önce planlamış ve oluşturmuşlardır.<br />
Günümüze dönecek olursak, vizyoner şirketlerin artık kendi standartlarını oluşturduklarını görebiliriz (örneğin, Apple&#8217;ın yeni iş modeli olarak iTunes&#8217;u yaratması ve <a href="http://ff.im/gwymX">bir pazar yaratarak bundan ciddi gelirler elde etmesi</a>).</p>
<p><strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Digital_asset">Dijital Varlık</a> yaratmak, Web 2.0 yok ve herkes yayıncı değilken, kurumların inisiyatifinde, tek taraflı bir iletişim sürdürmek için yapılan bir aktiviteydi.</strong> Statik bir web sitesinden ya da mailing ve newsletter gruplarından oluşan, düzenli güncellenmeyen içeriklerden ibaret, markalar sanal dünyada kendi dijital varlıklarını yaratmaya başladılar.</p>
<h3><strong>Neden uzak kaldık?</strong></h3>
<p>Yeni bir mecra olmamasına rağmen neden konuya tam hakim olunamadığı konusunda naçizane tezim; <strong>bu iletişimin tek taraflı olması ve web&#8217;in ilk etapta ciddi bir mecra olarak görülmemesi kurumsal şirketlerdeki pazarlama departmanı çalışanlarının bir çoğunda konuya karşı ilgisizlik yaratmış</strong> olabileceği. Öte yandan, gündemleri zaten geleneksel metotlar ve iş yükü ile yeteri kadar dolu olan kişilerin öğrenmek için yeterli zaman/çaba yaratmaması da durumu iyice kötüye götürmüş olabilir.</p>
<p>Web&#8217;in tek taraflı iletişimi önce kitleselleşti ve evlere girdi, ardından da bireysel kullanıcılar Web 2.0 ile tanıştılar ve kendi içeriklerini yayınlamaya başladılar. Kitleselleşmeyle birlikte reklamveren nezdinde mecra olarak web&#8217;in değeri arttığı gibi, Web 2.0 ile birlikte de kullanıcılar web uygulamalarını daha aktif kullanmaya başlayarak kendi mikro-makro topluluklarını yaratır hale geldiler.</p>
<h3><strong>Bu değişim, Dijital Varlık yönetimini nasıl etkiledi?</strong></h3>
<p>Dijital Varlıklar, daha önceki yazımda da tanımladığım gibi, diğer web iletişim araçlarıyla kıyaslandığında tam kontrol imkanı sağlayan yegane araç. İlk dönemdeki <strong>tek seslilik kaybolup ortaya gürültü kirliliği çıkınca, Dijital Varlık ve Bilgi Yönetimi konusu eskiden olmadığı kadar hassas bir hale geldi.</strong></p>
<p>Web&#8217;deki iletişimde yapılan yanlışlar, topluluk etkisiyle yayılarak çoğu zaman sıkıntı doğurabiliyor. Bazen iletişim kaynaklı hatalar yerine altyapıdan kaynaklı hatalar bile büyüyüp problem halini alabiliyor.<br />
Yatırım maliyeti ne kadar büyük olursa olsun, içerisinde bütünleşik ve anlamlı iletişim mesajı taşımayan, doğru planlanmayan, geri dönüşüm oranı hesaplanmadan yapılan, ya da kısacası, &#8220;fikrim var!&#8221; diyerek yola çıkılan hemen hemen her iş ya unutuluyor, ya da başarısız olup gözden kayboluyor.<br />
<strong>Başarı metriği olarak tıklama sayıları ya da kampanya katılımları sunulmaya başlandıktan sonra etkisizliğin farkına varan bazı markalar iletişim anlamında kendi performans metriklerini geliştirmeye başladılar ve tek taraflı/tek atımlık işler yerine düzenli (diyaloğa yönelik) iletişim yaklaşımlarını benimsediler.</strong></p>
<h3><strong>Bilgi yönetiminde iş akışı nasıl olmalı?</strong></h3>
<p>Benim gördüğüm naçizane eksik, <strong>kurumsal firmaların pazarlama departmanlarında dijital pazarlama koltuğunda oturan insanların sayısının yeterli olmaması.</strong><br />
Pazarlama profesyonellerinin elbette kreatif ve teknik anlamda partnerlere ihtiyacı olacaktır, ancak  bu insanlar, markaların içerisinde pazarlama pozisyonlarından birinde oturmalarına rağmen <strong>interaktif ajanstan neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğinin direktifini alacak kişiler olmamalılar</strong> diye düşünüyorum.</p>
<p>Diğer iletişim dallarında olduğu gibi interaktif iletişimde de ipler tamamen ele alınmadan Dijital Bilgi Yönetimi yapılamayacağını düşünüyorum. Ajanstan gelecek olan <strong>yaratıcı fikirler marka içerisindeki rasyonel süzgeçten geçmediği ve stratejik iletişim planları ile bir şekilde bağlanmadığı sürece bir bilgi yönetiminden bahsedemeyiz.</strong></p>
<h3><strong>Bilgi yönetimi nasıl olmalı?</strong></h3>
<p>Bilgi aktarımına başlamadan önce iletişim planının oluşturulması şart. <strong>Marka, dijital ortamda ne yapmak istediğini ve erişmek istediği hedefleri (bilinirlik, satış artırma, topluluk yaratma vb.) belirlemeli ve kendi yol haritasını çıkartmalı.</strong><br />
Ardından, bu uzun soluklu süreçte kendisine destek olacak <strong>partnerlerini (interaktif ajans, medya planlama ajansı, farklı hizmetler veren üçüncü partiler vb.), yine kendi belirleyeceği kriterlere göre (ilgi, hız, tasarım, teknik bilgi vs.) seçmeli.</strong></p>
<p>Strateji oluşturduktan ve ekip kurulduktan sonra markalar, kendi içlerinde <strong>bir takip sistemi de geliştirmeli ve bunları bireylerin inisiyatiflerine bırakmadan, iş akışında bir süreç haline getirmeliler. </strong><br />
Bugün web&#8217;e iletilen her bilgi için çeşit çeşit ölçümleme araçlar mevcut.</p>
<p>Örnek vermem gerekirse; kendi yarattığımız bilgilerden bahsettiğimizden, üçüncü parti desteği gerektirmeyen ve kabaca da olsa takibini yapabileceğiniz araçlar arasında Google Analytics&#8217;i sayabiliriz.<br />
Medya planlama ajanslarından gelecek verilerin yanında Google Analytics, sizin web&#8217;e sunduğunuz banner ya da mikrositeler gibi kontrol edilebilir sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirebilmeniz için yararlı araçlardan yalnızca biri olabilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/03/03/webde-bilgi-yonetimi-dijital-varlik-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web&#8217;de bilgi yönetimi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 09:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=729</guid>
		<description><![CDATA[Kurumsal tarafta çalışan bir online pazarlama uzmanı&#8217;nın gözünden, gündem yönetimi yapmak adına yazılmamış bir yazı kaleme almak istiyordum uzun zamandır. Sırası geldi&#8230; Web&#8217;de bilgi yönetimi&#8217;nin öneminden, web, mobil iletişim teknolojileri ve yakınsama teknolojileriyle birlikte günden güne tüketici ile ilk temas noktasının internet olduğundan çeşitli başlıklar altında bahsettik. Bunlardan birisi Perakendeciler Web 2.0&#8242;ı keşfetmeli, diğeri ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurumsal tarafta çalışan bir online pazarlama uzmanı&#8217;nın gözünden, gündem yönetimi yapmak adına yazılmamış bir yazı kaleme almak istiyordum uzun zamandır. Sırası geldi&#8230;</p>
<p>Web&#8217;de bilgi yönetimi&#8217;nin öneminden, <strong>web, mobil iletişim teknolojileri ve yakınsama teknolojileriyle birlikte günden güne tüketici ile ilk temas noktasının internet olduğu</strong>ndan çeşitli başlıklar altında bahsettik. Bunlardan birisi <strong><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/22/perakendeciler-web-20i-kesfetmeli.html">Perakendeciler Web 2.0&#8242;ı keşfetmeli</a></strong>, diğeri ise <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/07/15/perakende-ile-webin-butunlesmesi-nasil-avantaj-olur-seonun-onemi.html"><strong>Perakende ile web&#8217;in bütünleşmesi&#8217;nin avantaja çevrilmesi</strong></a> idi.</p>
<p>Yalnızca perakende açısından ele aldığım bu yazıları biraz da tüm sektörler için genel geçer bir formata sokmaya çalışacağım.<br />
Web&#8217;de bilgi yönetimi konusuna genel perspektiften bakmaya çalışalım.</p>
<h3><strong>Bilgi yönetimi yapmak için niye gecikildi?</strong></h3>
<p>Tek taraflı iletişim yaparken, internet yayıncılığı ve Web 2.0 hizmetleri yaygın değilken, web&#8217;deki bilgi birikiminin gözardı edilmesinin başlıca sebepleri arasında;</p>
<ul>
<li> <strong>İçerik azlığından dolayı kontrolün nispeten daha kolay olması</strong>nı,</li>
<li> Diğer hizmetlerin <strong>(forumlar, topluluk siteleri vb.) arama motoru optimizasyonundaki etkisinin oldukça az olması</strong>nı,</li>
<li> Dolayısıyla, bir google araması yaptığınızda listelenen <strong>ilk sonuçlar ağırlıklı olarak kurumsal içeriklerden</strong> oluşmasından ve,</li>
<li> Web kullanımının <strong>saat bazlı ücretlendirilip, kullanımının kolay ve yaygın olmaması</strong>ndan ötürü, <strong>mecra olarak share of voice&#8217;da, deneyimsel unsur olarak tüketiciyle temasta geri noktalarda kalması</strong>ndan ötürü</li>
</ul>
<p>web, markalar tarafından evlere girdiği dönemlerde ciddi bir mecra olarak kullanılmadığı gibi, bir bilgi yönetimi ve paylaşımı aracı olarak da görülmedi.</p>
<h3><strong>Bu, bir savaş</strong></h3>
<p>Bugün markaların bulunduğu yer, doğru bilgi aktarımı ve itibar yönetimi için savaş cephesidir.<br />
Internet&#8217;de üç ana cephede bilgi yönetimi savaşı verildiğini söylemeyi doğru buluyorum;</p>
<ul>
<li><strong>Dijital Varlıklar</strong> (Kontrol edilebilir içerik)</li>
<li><strong>Arama Motoru Optimizasyonu</strong> (Yarı kontrol edilebilir içerik)</li>
<li><strong>Sosyal Medya Optimizasyonu / Gündem Yönetimi</strong> (Yarı kontrol edilebilir / Kontrol edilemez içerik)</li>
</ul>
<p>Sonraki yazılarda bütün bu başlıkların altlarını dolduracağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/02/25/webde-bilgi-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stratejik iletişim planı vs. Sosyal Medya (eleştiri)</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 10:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=723</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda kavramsal konular üzerinden yazılar yazmaya ve canlı örnekleri eleştirmemeye gayret ediyorum, ancak birbiri ardına gördüğüm online bir çok işin ardından da kendi kendime, işlerin niteliğini değil ama, doğruluklarını sorguluyorum. Malum, sosyal medya yükselen trendimiz. Online iletişimi henüz tam olarak kavrayamamışken, herkesin allı pullu ünvanlarla kendini bir yere konumlandırma çabası içerisine girdiği sosyal medya&#8217;da, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda kavramsal konular üzerinden yazılar yazmaya ve canlı örnekleri eleştirmemeye gayret ediyorum, ancak <strong>birbiri ardına gördüğüm online bir çok işin ardından da kendi kendime, işlerin niteliğini değil ama, doğruluklarını sorguluyorum.</strong></p>
<p>Malum, sosyal medya yükselen trendimiz. <strong>Online iletişimi henüz tam olarak kavrayamamışken, herkesin allı pullu ünvanlarla kendini bir yere konumlandırma çabası içerisine girdiği sosyal medya&#8217;da, markalar tam anlamıyla yularlarını, bu konuda bir iddiada bulunan kişilere teslim etmiş ve nereye sürülürlerse o tarafa doğru bilinçsizce koşturmaktalar.</strong></p>
<p><strong>Şahsi görüşüm, bugüne kadar bir tane stratejik iletişim planı oluşturmamış, bir ürün ya da hizmetin 0 noktasından tüketiciyle temas anına ve satış sonrası tecrübesine kadar derinlemesine odaklanmamış, herhangi bir lansman ya da relansman gerçekleştirmemiş</strong> insanların kısa vadeli fikirlerine kapılıp böyle maceralara girmenin, markaların orta ve uzun vadede odaklarını kaybetmelerine, dolayısıyla değer kaybı yaşamalarına sebep olacağı yönünde.</p>
<p>Bütün bunlar, işin makro bakış açısından eleştisiydi.</p>
<p>En yakın zamanda gözüme çarpan örnek <strong>&#8220;Yeni Rakı&#8221;</strong> oldu.</p>
<p>Bir kaç reklamına baktığımızda Yeni Rakı henüz duruşunu bulamamış gibi bir his yaratıyor.<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=EYtROn11NAc">İnleyen Nağmeler</a>,<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=r-pvR8UZLbQ&#038;feature=related">Hayata yeniden bak</a>,<br />
ve en son, belki de en çok ses getiren filmi <a href="http://www.youtube.com/watch?v=eYgIw9XA4I0&#038;feature=related">&#8220;Halil abi&#8221;</a><br />
Konuyu bilmeyenler son film hakkındaki tartışmaları <a href="http://www.bigumigu.com/haber.asp?hid=5184">Bigumigu&#8217;dan takip edebilirler.</a></p>
<p>Üç reklam filmine de baktığımızda, aslında <strong>yaratılan tone of voice&#8217;da melankoli ve keyfin iç içe olduğunu, dolayısıyla tam olarak belirlenemediğini</strong> söyleyebiliriz.</p>
<p>Henüz geçen sene &#8220;Yeni Seri&#8221; lansmanı ardından <a href="http://www.yeniseri.com/">http://www.yeniseri.com/</a> adresi altında <strong>&#8220;Rakı adabı&#8221; iletişimi yapılıyordu.</strong></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://friendfeed-media.com/afcc8701834091954e13b42a04b051ad58d0e4fb"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 132px; height: 175px;" src="http://friendfeed-media.com/afcc8701834091954e13b42a04b051ad58d0e4fb" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Bu sene <strong>&#8220;muhabbet&#8221; temasıyla konuyu hafifletiyor</strong> ve farklı bir faza geçiyorlar.<br />
İşin oldukça eğlenceli olduğunu kabul ediyorum.<br />
<strong>Fakat henüz geçen sene &#8220;masaya herkesle oturulmaz&#8221; ve &#8220;az konuşulur, öz konuşulur&#8221; gibi daha &#8220;ağır&#8221; mesajlar veren bir markanın</strong>, şimdi &#8220;yakınlaştırmak&#8221; üzerine plansızca konumlandırma yapması bende, <strong>&#8220;rüzgar nereden eserse o tarafa gidiliyormuş&#8221;</strong> hissi yaratıyor.</p>
<p><strong>Marka vaadi konusu geldiğine göre, &#8220;yakınlaştırmak mı, muhabbet mi?&#8221; konusunda fikrimi de belirteyim; ben Rakı için &#8220;muhabbet&#8221; derdim. Yakınlaştırmak, votka gibi bir parti içeceğinin işidir diye düşünüyorum.</strong></p>
<p>Kabul etmek gerekir ki Yeni Rakı bir lovemark.<br />
<strong>Lovemark olduğundan dolayı iletişimde plansızlık tolere ediliyor olabilir.</strong> Fakat kesinlikle daha büyük ve global bir marka olmasının önüne geçiyor diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Şu an alkol ürünlerinin online iletişiminde fazla bir sınır yokken</strong> tutarlı iletişim tonunu oluşturacak, üretim aşamasının en başından başlayarak, tüketicinin rafta elini uzattığı anda, tüketim esnasında ve tükettikten sonra yaşadığı deneyimleri de kapsayacak in-depth bir yaklaşımla bütünleşik iletişim aksiyonları geliştirilebilirse, daha başarılı olunacağına kuşku yok.</p>
<p><strong>Online iletişim (ya da spesifik olarak sosyal medya iletişimi) yaparken, bu mecraların dinamiklerine uyum sağlanması şart. Fakat stratejik iletişim planından tamamen kopuluyorsa, tek atımlık maceralara girişmeden önce bir kaç kez daha düşünmekte fayda var.</strong></p>
<p>Not: e-governance konusunda da bir şeyler söylemek isterdim, ama aksi halde yazı odağından çıkacak ve uzayacak. Belki bir sonraki yazıya&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/01/31/stratejik-iletisim-plani-vs-sosyal-medya-elestiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

