<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; tüketici davranışı</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/etiket/tuketici-davranisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Markalar ve Tüketici 2.0 / Her ağlayana emzik vermeli mi?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 08:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi/2009/09/</guid>
		<description><![CDATA[Ufuk, &#8220;bilinçsiz tüketiciler sosyal medya&#8217;da&#8221; adında bir yazı yazdı. Kendisiyle bir süredir sorun yaşayan ve sorun yaratan tüketicilerin web&#8217;de ne kadar ileri gidebileceği konusunda tartışıyoruz. Buna naçizane dair çözümlerimi &#8220;Sorunlu Tüketici 2.0 ve çözümler&#8221; adlı bir yazıda dile getirmiştim.Ben, Ufuk&#8217;la yaptığımız tartışmalardan yola çıkarak, onun görüşlerine göre bu konuda biraz daha katı olduğumu düşünüyorum. Çünkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://comm101tr.blogspot.com/">Ufuk</a>, <a href="http://comm101tr.blogspot.com/2009/08/bilincsiz-tuketiciler-sosyal-medyada.html">&#8220;bilinçsiz tüketiciler sosyal medya&#8217;da&#8221;</a> adında bir yazı yazdı.</p>
<p>Kendisiyle bir süredir sorun yaşayan ve sorun yaratan tüketicilerin web&#8217;de ne kadar ileri gidebileceği konusunda tartışıyoruz. Buna naçizane dair çözümlerimi <a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html">&#8220;Sorunlu Tüketici 2.0 ve çözümler&#8221;</a> adlı bir yazıda dile getirmiştim.<br />Ben, Ufuk&#8217;la yaptığımız tartışmalardan yola çıkarak, onun görüşlerine göre bu konuda biraz daha katı olduğumu düşünüyorum.</p>
<p>Çünkü bir pazarlama insanı olarak klavyenin başına oturanların, haklı da olsalar artık zıvanadan çıktığını düşünmeye başladım. Sebeplerini sıralayım&#8230;</p>
<p><strong><span style="font-size:130%;">Merhaba. Bizimle iletişime geçtiniz mi?</span><br /></strong>Üretim yapan şirketlerin ürünlerinde hata olabilir. Hizmetlerde de kusursuzluk söz konusu değildir. <strong>Bu tip hatalar yalnızca sizin başınıza gelmiyor.</strong></p>
<p>Firmaya sosyal ağlar üzerinden değil de, doğrudan telefonla ulaşmayı ve derdinizi anlatmayı denediniz mi?<br />Sanmıyorum. <strong>Artık moda, sosyal ağlara yazmak. Bırak şikayetin markanın kulağına gitsin, sonra da çözmek için çabalasınlar&#8230;</strong></p>
<p>Yanlış anlaşılmasın. Tüketiciler, istedikleri platformdan ve araçtan markalarla iletişime geçmekte özgürdürler. Ancak ben, <strong>şikayetini birebir temas kurmadan, ilk olarak halka açık platformlarda dile getirenlerin iyi niyetli ve çözümcü yaklaşımlar içerisinde olmadıklarını</strong> düşünüyorum.</p>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>Markalar buna bir son vermeli.</strong></span></p>
<p>Siz, bu tip art niyetli davranışların üzerine gidip çözüm buldukça; </p>
<ul>
<li>Kiminizin inbound kurduğu, kiminizin outsource ettiği call center&#8217;lar işe yaramaz hale gelecek, </li>
<li>Kullanıcı sözleşmelerini okumadan herşeye imza atan tüketici, risk unsurlarından biri olan bir sorunla karşılaştığında bile sosyal ağlarda yaygarayı koparacak, </li>
<li>Hatta haksız olsalar bile, siz olaya müdahil olana kadar kendi perspektiflerinden olayı anlatıp arkalarına bir sürü yandaş almış ve sizi haksız duruma düşürmüş olacaklar, </li>
<li>Yaşadığı sorunu çözmeniz de bir süre sonra yetmeyecek, kendisini şımartacak ve özel hissettirecek yaklaşımlar geliştirmek ve belki ekstra hediyeler vermek durumunda kalacaksınız.</li>
</ul>
<p><span style="font-size:130%;"><strong>Ne yapmalı?</strong></span><br />Farkında mısınız? Aslında bu tip girişimlerde bulunan kişiler, haklı olsalar bile, <strong>çözümü birebir diyalogla sağlamayarak konuyu maksatlı biçimde dallanıp budaklandırdıkları zaman ticari itibarınızı zedeliyorlar</strong>.</p>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SpzbkEJC57I/AAAAAAAABRI/AEnJS_QhRtY/s1600-h/1755-emzik-kullanimi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376413467806984114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 128px; CURSOR: hand; HEIGHT: 100px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SpzbkEJC57I/AAAAAAAABRI/AEnJS_QhRtY/s400/1755-emzik-kullanimi.jpg" border="0" /></a>Bu davranışlara <strong>&#8220;dur&#8221;</strong> demek ve gidişatı şekillendirmek sizin elinizde.<br /><strong>Ya her ağlayana emzikle koşacak, ya da eğiterek ehlilleştireceksiniz.</strong></p>
<p>Yanlış anlaşılmasın, <strong>&#8220;susturun&#8221;</strong> demiyorum.<br />Ancak bu tip davranışlarda bulunan insanlara, yaptıklarının doğru olmadığını, devam ettikleri taktirde <strong>olayın iletişimciler vasıtasıyla değil, hukuk departmanı vasıtasıyla çözüleceğini</strong> hatırlatın.</p>
<p>Bu tip davranışları iyi analiz edip, buna göre aksiyon almak, kısa vadede kurumsal iletişim çözümü olarak, uzun vadede ise operasyonel giderlerin azalması olarak geri dönecektir.</p>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/09/01/markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aramadığını bulmak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 08:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[perakende]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/aramadigini-bulmak/2009/06/</guid>
		<description><![CDATA[Perakende&#8217;de Dell&#8217;in uyguladığı metodun nasıl uyarlanabileceğinden bahsettik. Bir de tüketici perspektifinden bakalım; aklınızda yeni bir bilgisayar ya da teknoloji ürünü satın alma fikri olmamasına rağmen, bir &#8220;fırsat&#8221; opsiyonu anlık satın alma itkisi yaratabiliyor.Bu anlık satın alma itkisi, Dell&#8217;in Twitter&#8217;da yakaladığı büyümenin bir başka sebebi olarak gösterilebilir. Peki, hepsi bu mu? Elbette değil.Eski de olsa, 2002 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://branderen.blogspot.com/2009/06/perakendeciler-web-20-kesfetmeli.html">Perakende&#8217;de Dell&#8217;in uyguladığı metodun nasıl uyarlanabileceği</a>nden bahsettik.</p>
<p>Bir de tüketici perspektifinden bakalım; aklınızda yeni bir bilgisayar ya da teknoloji ürünü satın alma fikri olmamasına rağmen, <a href="http://books.google.co.uk/books?id=FKvf_ma4fu4C&amp;pg=PA151&amp;lpg=PA151&amp;dq=impulsive+buying+online&amp;source=bl&amp;ots=cftr7tiYE-&amp;sig=nXkwbOwFpNd7UBLNpO1R3GzADxU&amp;hl=en&amp;ei=DupBSsGIO8-wsAa01MS_CA&amp;sa=X&amp;oi=book_result&amp;ct=result&amp;resnum=9" target="_blank">bir <strong>&#8220;fırsat&#8221;</strong> opsiyonu anlık satın alma itkisi yaratabiliyor</a>.<br />Bu <strong>anlık satın alma itkisi, Dell&#8217;in Twitter&#8217;da yakaladığı büyümenin bir başka sebebi</strong> olarak gösterilebilir. Peki, hepsi bu mu?</p>
<p>Elbette değil.<br />Eski de olsa, 2002 yılında yapılmış bir <a href="http://www.uie.com/publications/whitepapers/ImpulseBuying.pdf" target="_blank">online satın alma davranışı araştırması</a>, anlık satın alma davranışı gösteren web kullanıcılarının <strong>satın aldıkları ürünlere %75 gibi bir oranda kategori sayfalarından ulaştıkları</strong>nı göstermekte.<br /><strong></strong><br /><strong>&#8220;Bu bulgularla Twitter&#8217;ın ne ilgisi var?&#8221;</strong> diyebilirsiniz.<br />Bir ürün hakkında bilgi almak ya da yalnızca gezinmek amacıyla dolaştığımız bir websitesi&#8217;nde gözümüze çarpan uygun fiyatlı bir ürün anlık satın alma güdüsünü tetikliyor.<br />Bu çıktıları <strong>&#8220;Genellikle aradığımızı değil, gördüğümüzü satın alıyoruz&#8221;</strong> şeklinde yorumlayabiliriz.</p>
<p>Dell, Twitter&#8217;ı kullanarak ekranının başındaki bir çok insanın, aslında aramadıkları ürünleri, herhangi bir <strong>e-ticaret platformunda dahi olmamalarına rağmen</strong> gözüne soktuğu için bu başarıyı yakaladı.
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorunlu Tüketici 2.0 ve çözümler</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 14:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[innovation]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler/2009/02/</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz her ürünle ve her hizmetle sorunlar yaşayabiliyor, zaman zaman markalarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Karşılıklı diyaloglarla ya da iyi niyet ile çözülebilecek kadar kolay olmayan durumlarda, taraflardan biri sesini yükseltebiliyor.Sonra? Sıkıntı&#8230; Bunu çözmek için şikayet platformları oluşturuldu, ancak aylık fee gelir modeline bağlı olan bu siteler şeffaflıklarından ve tatmin ediciliklerinden oldukça uzaklaşmış durumdalar.Bugün sikayetvar.com&#8217;a girdiğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz her ürünle ve her hizmetle sorunlar yaşayabiliyor, zaman zaman markalarla karşı karşıya kalabiliyoruz.</p>
<p>Karşılıklı diyaloglarla ya da <strong>iyi niyet ile çözülebilecek kadar kolay olmayan durumlarda, taraflardan biri sesini yükseltebiliyor</strong>.<br />Sonra? Sıkıntı&#8230;</p>
<p>Bunu çözmek için şikayet platformları oluşturuldu, ancak aylık fee gelir modeline bağlı olan <strong>bu siteler şeffaflıklarından ve tatmin ediciliklerinden oldukça uzaklaşmış durumdalar.</strong><br />Bugün sikayetvar.com&#8217;a girdiğiniz herhangi bir şikayetin altına <a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full--936-0-0-2-408356-.html">kurumlar standart bir &#8220;özür yazısı&#8221; giriyor.</a> Değişen tek şey ad-soyad kısmı.<br />Şikayete konu olan <strong>sorunun nasıl çözüldüğü, soruna nasıl yaklaşıldığı ve şirketin tüketicisine ilgi durumu tam bir muamma.<br /></strong><br />Bugün <a href="http://friendfeed.com/e/96b7f1fa-9baa-9e49-567a-d61eb5782891/Teknosa-dan-bir-daha-bir-sey-alirsam-durdurun/">Murat Kaya&#8217;nın FriendFeed&#8217;e Teknosa ile ilgili yazdığı yorum</a>ları görünce, aklıma Teknosa hakkında önceden yazdığım yazılar geldi (<a href="http://branderen.blogspot.com/2007/07/teknosa-teknik-desteksizlik-gelecein.html">1</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2007/09/bir-kurum-kltr-olarak-kaytszlk.html">2</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2007/08/hadi-yaaa.html">3</a> &#8211; <a href="http://branderen.blogspot.com/2008/04/teknosa-asist-iletiimi-ve-gerekler.html">4</a>).<br />Bugüne kadar değişen ve gelişim gösteren hiç bir şey yok gibi&#8230;</p>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SZwUpGeorNI/AAAAAAAABOs/-zwEhPIjdjQ/s1600-h/107208598_161e163930_m.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304137157481901266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 180px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SZwUpGeorNI/AAAAAAAABOs/-zwEhPIjdjQ/s400/107208598_161e163930_m.jpg" border="0" /></a>Tüketiciler olarak hepimizin düştüğü ortak bir sıkıntı da, derdimizi dile getirirken <strong>tek bir ağızdan konuş(a)mamamız.</strong><br /><strong>Hepimiz kendi sorunumuzun iletişimini yapmaya çalışıyoruz</strong>, ancak sesimiz, diğer seslerin gürültüsü arasında kayboluyor.<br />Kimimiz FriendFeed&#8217;de, kimimiz blogunda, kimimiz yakın çevresine mail forward etmek yoluyla yaşadığı olumsuzlukları aktarıp şirket hakkında negatif propoganda yapıyor.<br /><strong>Bu yaklaşım da ne şirketin sorundan haberdar olup kendini geliştirmesine, ne de şikayetçi kişinin sesinin duyulup sorununa çözüm aranmasına yarıyor.<br /></strong><br />Bir dönem <a href="http://teknosamagdurlari.blogspot.com/">Teknosa Mağdurları</a> blogu, Teknosa tüketicilerinin kendi sorununu rahatça, tek sesliliğin gücüyle ifade edebilmesi, diyaloğa daha açık bir platformda buluşması adına yapılmış başarılı bir girişimdi. Fakat yayınına artık devam etmiyor.</p>
<p><strong>Tüketiciler şikayetlerini dile getirmek istiyorlar! Neden onlara bir fırsat vermiyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Kızgın bir tüketici </strong>ortak sorunlarını dile getirebileceği bir <strong>şikayet blogu açıp gelecek şikayetleri toplayarak bunu bir negatif WOM mecrasına çevirebilir</strong>.<br />Bir başka opsiyonda da, <strong>markalar</strong> <strong>kendilerini kızgın tüketicilerin ellerine ya da sikayetvar.com gibi tehlikeli kucaklara bırakmadan önce kendi sosyal şikayet platformlarını</strong> kurabilirler.</p>
<p>Bu yaklaşım, <strong>tüketici açısından</strong> bakacak olursak, markalara seslerini duyurabilmeleri açısından avantaj sağlayacaktır.<br /><strong>Markalar açısından</strong> ise, kızgın tüketicilerin şikayetlerini web&#8217;in derin sularında, gözlerinin çok ötesinde bir yerlerde değil, bizzat kendi platformlarında dile getirmelerini ve çözüm üreterek kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>İki tarafa yarayacak</strong> en önemli kısım ise bir blogun <strong>SEO avantajı</strong>.<br />Web&#8217;de &#8220;marka adı + şikayet&#8221; ya da &#8220;marka adı + ürün adı&#8221; kombinasyonlarıyla arama yapıldığında ürünle ilgili şikayetlere (varsa çözümlere) <strong>ulaşılabilirlik daha fazla olacak</strong> ve bu sorunlar marka tarafından iyi şekilde ele alınırsa, sorunu okuyan potansiyel müşterilerin de <strong>satınalma kararında olumlu etki bırakarak markaya karşı güven uyandıracaktır.</strong></p>
<p><strong>Bu atılımı yapacak vizyona, yaklaşıma ve cesarete sahip marka bulmak</strong> bu işin en zor kısmı olabilir!
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/18/sorunlu-tuketici-20-ve-cozumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen ver, o çıkarır&#8230;</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/20/sen-ver-o-cikarir.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/20/sen-ver-o-cikarir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2008 07:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sen-ver-o-cikarir/2008/10/</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz bayramda atıştırmak için yolumun üzerinde bulunan, namı bilinen bir büfe&#8217;ye girdim.Bir sandviç söyledim ve &#8220;içinde patates olmasın lütfen&#8221; diye de belirttim.2 dakika sonra kasadan, servis elemanı ile şefin arasında geçen şu konuşmayı duydum;Servis Elemanı: &#8220;Usta, bu sandviçte patates olmayacaktı&#8221;Şef: &#8220;Sen ver, o çıkarır!&#8221;Yani, sandviç&#8217;in nesne yerine gizli özne olduğu, özne yerine geçmesi gereken şahsımın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Geçtiğimiz bayramda atıştırmak için yolumun üzerinde bulunan, namı bilinen bir büfe&#8217;ye girdim.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir sandviç söyledim ve <strong>&#8220;içinde patates olmasın lütfen&#8221;</strong> diye de belirttim.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">2 dakika sonra kasadan, servis elemanı ile şefin arasında geçen şu konuşmayı duydum;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Servis Elemanı: <strong>&#8220;Usta, bu sandviçte patates olmayacaktı&#8221;</strong></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Şef: <strong>&#8220;Sen ver, o çıkarır!&#8221;</strong></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Yani, <strong>sandviç&#8217;in nesne yerine gizli özne olduğu, özne yerine geçmesi gereken şahsımın (yani müşteri&#8217;nin) zamir olduğuna</strong> şahit oldum. </span><br /><span style="font-family:Trebuchet MS;">Özne ürün yerine ben olsaydım, o sandviçe patates konulmazdı.</span><br /><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Müşteri tecrübesi yönetimi üzerine bildiğim, okuduğum ve tartıştığım şeyler kafamdan geçti.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Müşteri tecrübesi yönetimi üzerine <strong>fazla bile</strong> düşündüğümüzü hissettim.</span><br /><span style="font-family:Trebuchet MS;">Sandviç ve servis hakkında ne mi yaptım? Güldüm geçtim&#8230;</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/20/sen-ver-o-cikarir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deve&#8217;nin cazibesi</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/28/devenin-cazibesi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/28/devenin-cazibesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 13:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[gerilla pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[outdoor]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/devenin-cazibesi/2008/08/</guid>
		<description><![CDATA[Bu&#8230; outdoor çalışmasını (başka türlü isimlendiremedim) bir süre önce Ümraniye&#8217;de gördüm. Bu deve, üzerindeki branda ile yerel bir hipermarket&#8217;in lansmanı amacıyla sokakta gezdiriliyordu. Orada bulunsanız uygulamadan tiksinebilir, zaten sıkışık olan trafik felç olduğu için öfkelenebilirdiniz&#8230; Ve insanların, devenin cazibesine nasıl kapıldıklarını, araçlarını yavaşlatıp olayı seyrettiklerini ve hatta cep telefonlarıyla hatıra (!) fotoğrafı çektiklerini kaçırırdınız! İletişim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu&#8230; <strong>outdoor</strong> çalışmasını (başka türlü isimlendiremedim) bir süre önce Ümraniye&#8217;de gördüm. </span><span style="font-family:trebuchet ms;"></span>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SLaitQMrSCI/AAAAAAAAAzs/YWgiIfRfvNQ/s1600-h/Photo-0349.jpg"></a><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239554293711149042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SLai3qoGl_I/AAAAAAAAAz0/Gyq_eO_2tAo/s400/Photo-0349.jpg" border="0" />
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu deve, üzerindeki branda ile yerel bir hipermarket&#8217;in lansmanı amacıyla sokakta gezdiriliyordu.</span></div>
<p>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">Orada bulunsanız uygulamadan tiksinebilir, zaten sıkışık olan trafik felç olduğu için <strong>öfkelenebilirdiniz</strong>&#8230;</span></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">Ve <strong>insanların, devenin cazibesine nasıl kapıldıklarını</strong>, araçlarını yavaşlatıp olayı seyrettiklerini ve hatta cep telefonlarıyla hatıra (!) fotoğrafı çektiklerini <strong>kaçırırdınız!</strong></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">İletişim tonumuzu ayarlamak için uzun süren toplantılarda kafa patlatırız. </span></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">Bazen de, ilham almamız gereken şeyler burnumuzun dibinde olur.</span></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">Acaba <strong>hipermarket sahibi bu tonu tutturmak ve hedef kitlesini müthiş bir anlayışla kavramak için uzun saatler kafa mı patlattı, yoksa bu çalışmayı tamamen içgüdüsel olarak mı yaptı dersiniz?</strong></span></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;">Bence ikincisi.</span></div>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/28/devenin-cazibesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir bakkal, iki hikaye</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/21/bir-bakkal-iki-hikaye.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/21/bir-bakkal-iki-hikaye.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2008 05:40:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[viral marketing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/bir-bakkal-iki-hikaye/2008/08/</guid>
		<description><![CDATA[Mahallemizin 40 senelik bir bakkalı vardı. Supermarketlerin bu kadar yaygın olmadığı dönemde herşey güllük gülistanlıktı onlar için. Daha sonra Beşiktaş&#8217;a Tansaş açıldı; o dönemde işleri eskisi gibi iyi gitmedi. Onlar, 1.jenerasyondu. Onların ardından 2.jenerasyon geldi, fakat 2.jenerasyon, 1.jenerasyon gibi güleryüzlü değildi. Bunun önemli birşey olmadığını düşündüklerinden, ziyaretçilerle bırakın bir bağ kurmayı (bakkal işletmenin esası), selam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Mahallemizin 40 senelik bir bakkalı vardı.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Supermarketlerin bu kadar yaygın olmadığı dönemde herşey güllük gülistanlıktı onlar için. Daha sonra <strong>Beşiktaş&#8217;a Tansaş açıldı; o dönemde işleri eskisi gibi iyi gitmedi.</strong> Onlar, <strong>1.jenerasyon</strong>du. </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Onların <strong>ardından 2.jenerasyon</strong> geldi, fakat 2.jenerasyon, 1.jenerasyon gibi güleryüzlü değildi. Bunun önemli birşey olmadığını düşündüklerinden, <strong>ziyaretçilerle bırakın bir bağ kurmayı (bakkal işletmenin esası), selam dahi vermediler ve müşteri kaybettiler.</strong> </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir süre sonra hatalarını anlamış olacaklar ki, tavır değiştirdiler. Ancak, tavır değişikliği kar marjını da beraberinde getirmedi ve ardından zarara dayanamayarak işletmeyi devrettiler.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">40 yıllık bakkalımızın işletmesini 2 genç devraldı. Önce <strong>güleryüzlü hizmet verdiler, mahalleyle iletişim kurdular, ardından (şansın da yardımıyla) Beşiktaş Tansaş, yerini yeşil alana bıraktı ve Serencebey&#8217;deki perakende piyasası yeniden canlandı.</strong> Bu gençler, fırsatı görüp değerlendirdiler. </span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu bahsettiğim dükkanın tam karşısında bir başka bakkal var. <strong>Senelerce süren ezeli rekabet tam bitti derken karşılarında 2 genci görünce şaşırmış ve paniklemiş olan rakip bakkal, bu gençlerin etnik kökenleri hakkında bir viral çalışma başlattı. </strong></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Rakibini kötüleyen hangi işletmenin ayakta kaldığını gördünüz? Bu tip kampanyalar çoğu zaman geri teper.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu viral çalışma da geri tepti ve <strong>mahalleli, tercihini kendisine her seferinde selam veren, hatrını soran ve güler yüzle karşılayan gençlerden yana kullandı.</strong></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Neticede, 40 yıllık bakkalımızın yeni işletmecileri, bu olumsuzluğu da yalnızca kendi lehlerine çevirdiler ve şu an herşey yolunda.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Şimdi bana sorarsanız, pazarda tutunmak şans işi midir yoksa yetenek mi diye, vereceğim cevap; <strong>şansın, elinize geçen fırsatları iyi kullanmak olduğu, dolayısıyla (çoğunlukla) yetenek işi</strong> olduğunu söylerim.</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/21/bir-bakkal-iki-hikaye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüketici olduğumuzu unutmak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/14/tuketici-oldugumuzu-unutmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/14/tuketici-oldugumuzu-unutmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 15:13:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/tuketici-oldugumuzu-unutmak/2008/08/</guid>
		<description><![CDATA[Evin bir işini halletmek için bir dükkana giriyorum, ürünlere bakıyor, kararımı veriyor ve satışı yapan arkadaşla eve gelinip ölçü alınacak tarih hakkında karara varmaya çalışıyorum. &#8220;Yarın saat 9 olabilir&#8221; diyor, &#8220;çünkü yarın Fatih Belediyesi&#8217;ne çok yüklü miktarda bir siparişimizi teslim edeceğiz&#8230;&#8221; &#8220;Vay canına! Demek Fatih Belediyesi&#8217;yle çalışıyorsunuz&#8230; Çok etkilendim!&#8221; demem gerekiyordu sanırım. Pazarlama iletişimcileri de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Evin bir işini halletmek için bir dükkana giriyorum, ürünlere bakıyor, kararımı veriyor ve satışı yapan arkadaşla eve gelinip ölçü alınacak tarih hakkında karara varmaya çalışıyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Yarın saat 9 olabilir&#8221;</strong> diyor, <strong>&#8220;çünkü yarın Fatih Belediyesi&#8217;ne çok yüklü miktarda bir siparişimizi teslim edeceğiz&#8230;&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Vay canına! Demek Fatih Belediyesi&#8217;yle çalışıyorsunuz&#8230; Çok etkilendim!&#8221;</strong> demem gerekiyordu sanırım.</p>
<p>Pazarlama iletişimcileri de benzer endorsement&#8217;ları kullanırlar, kimi zaman etkilemek, kimi zaman inandırıcı olmak için&#8230;<br /><strong>&#8220;X kurumunun tercih ettiği marka&#8221;</strong>, ya da <strong>&#8220;X&#8217;lerin tercihi&#8221;</strong> gibi.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">İşletmelerden içeri çalışmak için girdiğimizde <strong>tüketici olduğumuzu unutuyoruz</strong> ve başka şeylere odaklanıyoruz. Tüketici olarak düşündüğümüzde, kaçımız buna gerçekten önem vererek bir ürün/hizmet tercih ediyoruz?</span><br /><span style="font-family:Trebuchet MS;">Şampiyonun mayosunu, diş hekimlerinin kullandığı diş macununu, Fatih Belediyesi&#8217;nin stor perdecisi&#8230; Size bir şey ifade ediyor mu?</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/14/tuketici-oldugumuzu-unutmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eleştiri formülü</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/11/elestiri-formulu.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/11/elestiri-formulu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 18:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/elestiri-formulu/2008/05/</guid>
		<description><![CDATA[Toplum olarak eleştiriye bizim kadar tahammülü olmayan (ve anlamını &#8220;olumsuz yorumlar&#8221; olarak bilen) başka bir millet var mıdır bilmiyorum. Bireysel olarak böyle bir yaklaşım sergilememizi dahi anlayamazken, şirketlerin ve şirket çalışanlarının benzer tutumlar sergilemeleri beni gerçekten şaşırtıyor. Üretim yapan şirketlerin memnuniyet kriterleri çok fazla bileşen içerdiği için onlara belki daha fazla tolerans tanınabilir, ancak hizmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SCc_J3neVDI/AAAAAAAAAuM/tiqlCi5NfrY/s1600-h/1371374650_708e6bb4e0_o_cr.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 106px; height: 202px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SCc_J3neVDI/AAAAAAAAAuM/tiqlCi5NfrY/s400/1371374650_708e6bb4e0_o_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199193733603415090" border="0" /></a>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Toplum olarak eleştiriye bizim kadar tahammülü olmayan </span>(ve anlamını &#8220;olumsuz yorumlar&#8221; olarak bilen)<span style="font-weight: bold;"> başka bir millet var mıdır bilmiyorum. </span></p>
<p>Bireysel olarak böyle bir yaklaşım sergilememizi dahi anlayamazken, şirketlerin ve şirket çalışanlarının benzer tutumlar sergilemeleri beni gerçekten şaşırtıyor.</p>
<p>Üretim yapan şirketlerin memnuniyet kriterleri çok fazla bileşen içerdiği için onlara belki daha fazla tolerans tanınabilir, ancak hizmet veren şirketler için en önemli unsur <span style="font-weight: bold;">&#8220;müşteriyi mutlu etmek&#8221;</span> değil midir?</p>
<p><a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full--130--0-2-246728-.html">Erkeksen dışarı gelsene lan!</a> diyen delikanlı garsonlara sahip <span style="font-weight: bold;">Mado</span>,<br /><a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full----0-1-288281-.html">Otomobiline zarar verdiği üyesini kulüpten uzaklaştıran</a> <span style="font-weight: bold;">Hillside</span>,<br />Sırf <a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full----0-1-288382-.html">şikayet maili attığı için sadık müşterisinin hesabını silen</a> <span style="font-weight: bold;">Hepsiburada.com,</span><br />ve, <a href="http://www.sikayetvar.com/svf-sikayet-full----0-1-288312-.html">Genç bir insanın yurtdışı master hakkını kaybetmesi</a>nden sorumlu <span style="font-weight: bold;">Aras Kargo</span> için değil.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Bu örneklerden yola çıkarak</span> şunu söylememiz yanlış olmaz herhalde; <span style="font-weight: bold;">bu şirketlerin hizmet sağlamaları dışında ortak yönleri, müşterilerinin sorunlarını çözmek yerine onları görmezden gelmek, hatta bu durumlara çeşitli bahaneler üreterek onları uzaklaştırmak olabilir.</span></p>
<p>Hizmet verenler; şirketinizde birşeylerin ters gittiğini mi hissediyorsunuz?<br />Anlamlarını çoktan yitirmiş kocaman Vizyon-Misyon yazıları asmak yerine;<br /><span style="font-weight: bold;">&#8220;Eleştiri = Gelişim fırsatları için alınan olumlu-olumsuz feedback&#8221;</span> formülünü, boş gördüğünüz her duvara plaket yapıp çaktırın.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Çalışanlarınızın da zaman içerisinde eleştiriye karşı tutumlarının değiştireceğini göreceksiniz.</span><br /></span></div>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/11/elestiri-formulu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 Büyüklerin algılanan değerleri</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 15:13:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[konumlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[marka değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka imajı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/3-buyuklerin-algilanan-degerleri/2007/11/</guid>
		<description><![CDATA[Markaların algıları söz konusu olduğunda dengeler, futboldaki dengeler kadar kolay değişmiyor. Fenerbahçe&#8217;nin iyi gidişatı iki maç sonra bozulsa &#8220;Ne olacak bu Fener&#8217;in hali?&#8221; şeklindeki serzenişlere halen rastlayacağımız gibi, Beşiktaş&#8217;ın 8 gollük hezimetinden sonra aldığı galibiyetle &#8220;Destan yazması&#8221;da mümkün. Şunu söyleyebiliriz; taraftarı sürekli memnun etmek mümkün değil. Fakat gerçek şu ki, &#8220;3 Büyükler&#8221; diye nitelendirdiğimiz (Galatasaray, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Markaların algıları söz konusu olduğunda dengeler, futboldaki dengeler kadar kolay değişmiyor.</span> Fenerbahçe&#8217;nin iyi gidişatı iki maç sonra bozulsa <a href="http://www.youtube.com/watch?v=zmhNfSFjtYc">&#8220;Ne olacak bu Fener&#8217;in hali?&#8221;</a> şeklindeki serzenişlere halen rastlayacağımız gibi, Beşiktaş&#8217;ın 8 gollük hezimetinden sonra aldığı galibiyetle <a href="http://www.kanala.com.tr/haber_detay.asp?Pro=nEo3_1&amp;haber=12173&amp;G=21_g">&#8220;Destan yazması&#8221;</a>da mümkün. Şunu söyleyebiliriz; taraftarı sürekli memnun etmek mümkün değil.</p>
<p>Fakat gerçek şu ki, <span style="font-weight: bold;">&#8220;3 Büyükler&#8221;</span> diye nitelendirdiğimiz (Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş &#8211; bu sırayı takip </span><span style="font-family:trebuchet ms;">edeceğiz) büyük kulüplerimizin de, tıpkı büyük markalar gibi elde ettikleri bir imajları var, ve yaratılan bu imajlar, taraftarların zihninde kazanma-kaybetme ilişkilerinde olduğu gibi süratle değişmiyorlar.</p>
<p></span>
<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVjQexTI/AAAAAAAAAjQ/EEiIKHFDcVw/s1600-R/galatasaray_logo_cr.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 146px; height: 197px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVjQexTI/AAAAAAAAAjQ/ISnsNiYIRK4/s400/galatasaray_logo_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633933350421810" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexRI/AAAAAAAAAjA/xdNFeIJ9z5Y/s1600-R/150px-FenerbahceLogo.png"><img style="cursor: pointer; width: 201px; height: 201px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexRI/AAAAAAAAAjA/L80pxSVot6w/s400/150px-FenerbahceLogo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633929055454482" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexSI/AAAAAAAAAjI/Mp_owI27aYk/s1600-R/Besiktas_hqfl_logo.png"><img style="cursor: pointer; width: 152px; height: 198px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexSI/AAAAAAAAAjI/ugZTh1Mxiiw/s400/Besiktas_hqfl_logo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633929055454498" border="0" /></a></div>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Kimseyi gücendirmeden, objektif olarak büyük kulüplerimizin <span style="font-weight: bold;">sosyoekonomik sınıf, karakter, taraftar davranışı, taraftar nüfusu, kurumsal yapıları, kurum kültürü, fiziksel konumu, başarıları</span>nı baz alarak yarattıkları marka imajlarını incelemek ve bir iki tane de eğlencelik benzetme yapmak istedim.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Sosyoekonomik sınıf</span><br />Galatasaray için A+, A, B sınıfı,<br />Fenerbahçe için C1-C2,<br />Beşiktaş için ise C ve D, hatta E sosyoekonomik sınıflarının mensuplarını barındırıyor diyebiliriz.<br />Web&#8217;de gezinirken, Kurthan Fişek&#8217;in 80&#8242;lerin başında yaptığı bir önermeyi gördüm; <span style="font-weight: bold;">&#8220;Galatasaray aristokrasiyi, Fenerbahçe burjuvaziyi, Beşiktaş&#8217;ta proleteryayı temsil eder&#8221;</span> demiş. Kesinlikle katılıyorum.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Karakter</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray </span>diğerlerinden hep daha <span style="font-weight: bold;">sofistike</span> olmuştur. Bunun nedeni camiasındaki insanların eğitim seviyesinin yüksek olmasının yanı sıra, Galatasaray&#8217;ın bir eğitim kültürünün de olmasıdır. Aynı zamanda köklü ve saygın bir eğitim kurumu olan Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi, Galatasaray&#8217;ın marka imajının oluşmasına yardım ettiği gibi Türkiye&#8217;de eğitimde de öncü kurumlardır.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>&#8216;yi <span style="font-weight: bold;">&#8220;sonradan olma&#8221;</span> diye nitelendirebiliriz, zira elinde henüz Galatasaray&#8217;ın UEFA&#8217;sı gibi gerçek bir başarı olmadan kendilerini Türkiye&#8217;nin en büyük takımı olarak konumlandırdılar. Hatta hızlarını alamayıp kendilerini bir <span style="font-weight: bold;">&#8220;Cumhuriyet&#8221; </span>ilan ettiler. Fenerbahçe bununla ne kadar gurur duysa da diğer takım taraftarları bununla epeyce alay etmekteler. Sanki, üzerine hiç yakışmayan bir giysiyi giyen ve çok güzel olduğunu sanan bayanlar gibi&#8230;<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş</span> için yapabileceğimiz nitelendirme <span style="font-weight: bold;">&#8220;avam&#8221; </span>olur. Zira Beşiktaş gerçekten de avam bir takım. Berduşluk, kaybetme kültürü, bastırılmış şiddet ve nefret duygularının bir dışa vurumu gibi sanki.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Taraftar davranışı</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray taraftarı</span>, eğitim seviyesinin yüksek olmasıyla doğru orantılı olarak <span style="font-weight: bold;">sorgulayan</span> bir yapıya sahip. Hemen isyan bayraklarını çekmeyen belki de tek büyük takım. Çoğu zaman soğukkanlı tutumunu koruyan ve taşkınlığı az olan bir kitlesi var. <span style="font-weight: bold;">Çok bağlı olmadıkları</span> gibi, yenilgi ya da kötü gidiş karşısında takımlarını terk etme huyları da zaman zaman ortaya çıkabiliyor.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe taraftarı</span> ise, Galatasaray taraftarına ters olarak, <span style="font-weight: bold;">takımının başarısına ve başarısızlığına karşı aşırı derecede tepkili.</span> Öyle ki, futbol tartışılan bir ortamda kimin Fenerbahçeli olduğu hemen anlaşılabilir. Yenilgi varsa çok hararetli bir savunma, galibiyet varsa çok hararetli bir övünme hakim oluyor. Ölçüsü pek yok. <a href="http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=39947,2&amp;tarih=15.05.2006">Kaçırılan şampiyonluk</a>ta da, <a href="http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=33475">100.yıl kutlamalarında</a> da bunları gördük. Başarısızlık durumunda tepkisel olarak takımı <span style="font-weight: bold;">terk etme durumu söz konusu</span>.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş taraftarı </span>yıllardır süregelen <span style="font-weight: bold;">kötü gidişe rağmen ufak başarılarla yetinmeyi bilen</span>, gerçekten farklı bir taraftar. Zaman zaman tepkiler ortaya çıksa da, kısa süre içerisinde tekrar eski coşkusuna kavuşan tribünler görmek mümkün oluyor. <a href="http://www.sporx.com/detail.php?Type=1&amp;kategori=29&amp;go=87290">Real Madrid&#8217;in Çarşı grubunu kendilerine taraftar modeli olarak alması</a>, Beşiktaş taraftarının <span style="font-weight: bold;">bağlılığı ve sahiplenici yapısı</span> konusunda tek başına bile yeterli referanstır. Bir de <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yaratici+besiktas+taraftari">yaratıcı Beşiktaş taraftarı</a> konusu var, ancak bu yazıda değinmeyelim.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Taraftar nüfusu</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray orta, Fenerbahçe kalabalık, Beşiktaş</span> ise diğer iki takıma göre her zaman daha <span style="font-weight: bold;">az </span>bir nüfusa sahip oldu. <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=4423">Burada detaylı dağılımdan biraz bahsedilmiş</a>.<br /><span style="font-weight: bold;"><br /><span style="font-size:130%;">-Kurumsal yapı</span></span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span> için kurumsal yapıya sahip demek zor olur. Zira halen aşması gereken çok şey var. <span style="font-weight: bold;">Kurumsallaşma sürecini tamamlayamamış ya da ancak yarılayabilmiş yerli tekstil şirketlerine benziyorlar.</span> Kararlar kurul tarafından alınsa da, halen iletişim süreçleri tepedeki insanlar tarafından idare edilmekte.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe, hiç şüphesiz, bu konuda büyük bir sıçrama yapmış durumda.</span> Avrupa kulüplerinin seviyesinde olmasa da, bu yapıya gelmeleri ve sürekli olarak gelişmeleri bir Türk takımı için büyük başarı. Tepedeki insanların isimleri etkili olsa da kurumun bir çok birimi mevcut ve gayet örgütlü çalışılıyor. Kurumsal yapıya sahip.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş çok zor durumda, zira ancak bir KOBİ ayarında yönetiliyor. </span>Tek insanlar kulüp ve bütün camia adına karar verebiliyorlar, anlık tepkilerle yönetilen, günü kurtarma çabası içerisindeki bir büyük takım.<br /><span style="font-size:130%;"><br /></span><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Kurum kültürü</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray her zaman değişime açık bir takım oldu. </span>Genç isimlere takımda fırsat vermekten yenilikçi merchandising ürün yaratmaya kadar bir çok girişimde bulundu <span style="font-weight: bold;">ancak bu aralar ciddi bir yönetim ve kadro sıkıntısı yaşamaktalar.</span><br />Fenerbahçe değişime açık ve değişimi şiddetle isteyen bir yapıya sahip. Geçmişte kaybedilmiş ve elde edilememiş başarıları bugün ve yarın elde etmek istemeleri değişimi ve kurumsallaşmayı körükleyen en önemli faktör.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş, değişime kapalı, korumacı ve muhafazakar bir yapıya sahip.</span> Ne kadar korumacı bir yapısı olduğunu anlamak için Beşiktaş&#8217;ın en inovatif başkanı, aynı zamanda saygın ve başarılı başarılı bir iş adamı olan Serdar Bilgili&#8217;nin takımı kurumsallaştırma ve kalite algısını değiştirme mücadelesini hatırlamakta fayda var. Bu girişim<span style="font-weight: bold;"> &#8220;avam&#8221;</span> kitleyi huzursuz etti ve kendisi başkanlıktan uzaklaştırıldı. Bugün Serdar Bilgili Beşiktaş&#8217;ın başında olsaydı, kurumsallaşma konusunda Fenerbahçe&#8217;den bile önde olabilirdi.<br /><span style="font-size:130%;"><br /></span><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Fiziksel konumu</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray&#8217;ın konumunun olduğu pek söylenemez.</span> Zira semt ve kale olarak (bu durumda, stad) kendilerine bir noktada yoğunluk bulamadılar. <span style="font-weight: bold;">Kültürünü eğitimden alıyor.</span><br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe bir muhitten çok bir bölgeye hakim,</span> zira İstanbul&#8217;un Anadolu yakası&#8217;nda ikamet ettiklerinden ve Kadıköy&#8217;de statları olduğundan, Bağdat Caddesi, Caddebostan sahil yolu ve bu bölgedeki diğer yerler neredeyse tamamen kendilerine ait. <span style="font-weight: bold;">Kültürü, konumu itibariyle de burjuvazi.</span><br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş ise bir semte sahip olma özelliği sayesinde bir kültür oluşturabildi.</span> <span style="font-weight: bold;">&#8220;Çarşı&#8221;</span> denince akla eski Boyner değil, Beşiktaş Çarşısı ve Çarşı grubu geliyor. İnönü Stadı&#8217;nın Beşiktaş ilçe sınırları içerisinde olmasının yanında, taraftarın yerleşik olarak bulunduğu bölgeye yürüyüş mesafesinde olması dolayısıyla kale olmuş durumda.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Başarıları</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>&#8216;ın lig şampiyonlukları dışında elbette ki en büyük ve yadsınamaz <span style="font-weight: bold;">başarısı UEFA şampiyonluğu.</span> Her ne kadar zamanın ötesinde kalmış olsa da, Türk takımlarının elde ettiği en büyük başarı olmasıyla Galatasaray yine de başarılı bir takım olarak hatırlarda kalıyor.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe başarı konusunda en çok lig şampiyonluklarından besleniyor.</span> Bu yeterli olmadığı ve taraftarının kendisini tatmin etmediği için Fenerbahçe&#8217;ye kısmen başarılı diyebiliriz.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>ise Türkiye kupaları, dönemsel şampiyonluklar ve Avrupa maçlarında dönem dönem yükselmesi ile başarı sağlamaya çalışıyor ancak kesinlikle <span style="font-weight: bold;">başarılı olduklarını söyleyemeyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Bütün incelemenin özeti olarak şu tabloyu kullanabiliriz;</span></p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1Ar7DQexVI/AAAAAAAAAjg/t5Ucsb1Fe7E/s1600-R/markadegerleme-erenkumcuoglu.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1Ar7DQexVI/AAAAAAAAAjg/yio98kJsS64/s400/markadegerleme-erenkumcuoglu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138655468316443986" border="0" /></a><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Bu incelemeden sonra,<br /><span style="font-weight: bold;">Takımları votka yapsak ve şişelesek;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray </span> &#8211;  Smirnoff<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>  &#8211; Binboa<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>     &#8211;  Tekel</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Takımları araba yapsak ve galeride sunsak;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>  &#8211;  BMW<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span> &#8211;   Hummer<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>     &#8211;  Tofaş Kuş serisinden bir araba</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Takımları kişileştirsek ve sokakta görsek;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>  &#8211;  Şık giyimli, sessiz, zarif ve bakımlı, tiyatroya giden bir bayan<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>  &#8211;  Bol mücevher takmış ve aşırı makyajlı, eğlenceye giden bir bayan<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>      &#8211;  Elinde fileleri ile pazardan dönen, yorgun ve kendine hiç dikkat etmeyen, evine yemek yapmaya giden bir bayan olur.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Umarım kimseleri gücendirmemişimdir.</span> Son örneklerdeki gibi eklemeleriniz ya da gözümden kaçtığını düşündüğünüz inceleme kriterleri varsa yorumlara eklerseniz devamını hep beraber getirmiş oluruz.<br />Bir de hatırlatma ile yazımı bitireyim de yanlış anlaşılmalar ortadan kalksın, <span style="font-weight: bold;">Beşiktaş</span> taraftarıyım.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

