<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; pazar araştırması</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/etiket/pazar-arastirmasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Aramadığını bulmak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 08:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[perakende]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/aramadigini-bulmak/2009/06/</guid>
		<description><![CDATA[Perakende&#8217;de Dell&#8217;in uyguladığı metodun nasıl uyarlanabileceğinden bahsettik. Bir de tüketici perspektifinden bakalım; aklınızda yeni bir bilgisayar ya da teknoloji ürünü satın alma fikri olmamasına rağmen, bir &#8220;fırsat&#8221; opsiyonu anlık satın alma itkisi yaratabiliyor.Bu anlık satın alma itkisi, Dell&#8217;in Twitter&#8217;da yakaladığı büyümenin bir başka sebebi olarak gösterilebilir. Peki, hepsi bu mu? Elbette değil.Eski de olsa, 2002 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://branderen.blogspot.com/2009/06/perakendeciler-web-20-kesfetmeli.html">Perakende&#8217;de Dell&#8217;in uyguladığı metodun nasıl uyarlanabileceği</a>nden bahsettik.</p>
<p>Bir de tüketici perspektifinden bakalım; aklınızda yeni bir bilgisayar ya da teknoloji ürünü satın alma fikri olmamasına rağmen, <a href="http://books.google.co.uk/books?id=FKvf_ma4fu4C&amp;pg=PA151&amp;lpg=PA151&amp;dq=impulsive+buying+online&amp;source=bl&amp;ots=cftr7tiYE-&amp;sig=nXkwbOwFpNd7UBLNpO1R3GzADxU&amp;hl=en&amp;ei=DupBSsGIO8-wsAa01MS_CA&amp;sa=X&amp;oi=book_result&amp;ct=result&amp;resnum=9" target="_blank">bir <strong>&#8220;fırsat&#8221;</strong> opsiyonu anlık satın alma itkisi yaratabiliyor</a>.<br />Bu <strong>anlık satın alma itkisi, Dell&#8217;in Twitter&#8217;da yakaladığı büyümenin bir başka sebebi</strong> olarak gösterilebilir. Peki, hepsi bu mu?</p>
<p>Elbette değil.<br />Eski de olsa, 2002 yılında yapılmış bir <a href="http://www.uie.com/publications/whitepapers/ImpulseBuying.pdf" target="_blank">online satın alma davranışı araştırması</a>, anlık satın alma davranışı gösteren web kullanıcılarının <strong>satın aldıkları ürünlere %75 gibi bir oranda kategori sayfalarından ulaştıkları</strong>nı göstermekte.<br /><strong></strong><br /><strong>&#8220;Bu bulgularla Twitter&#8217;ın ne ilgisi var?&#8221;</strong> diyebilirsiniz.<br />Bir ürün hakkında bilgi almak ya da yalnızca gezinmek amacıyla dolaştığımız bir websitesi&#8217;nde gözümüze çarpan uygun fiyatlı bir ürün anlık satın alma güdüsünü tetikliyor.<br />Bu çıktıları <strong>&#8220;Genellikle aradığımızı değil, gördüğümüzü satın alıyoruz&#8221;</strong> şeklinde yorumlayabiliriz.</p>
<p>Dell, Twitter&#8217;ı kullanarak ekranının başındaki bir çok insanın, aslında aramadıkları ürünleri, herhangi bir <strong>e-ticaret platformunda dahi olmamalarına rağmen</strong> gözüne soktuğu için bu başarıyı yakaladı.
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/06/26/aramadigini-bulmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ajanslar / Dünyayı tanımama</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/19/ajanslar-dunyayi-tanimama.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/19/ajanslar-dunyayi-tanimama.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 09:50:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ajanslar ve "müşteriler"]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/ajanslar-dunyayi-tanimama/2008/11/</guid>
		<description><![CDATA[Yaratıcılık bu kadar önde olmasa, pratikte de hep vaat ettikleri gibi &#8220;müşteri&#8221; çıkarı için çalışsalardı, ajansların başına gelebilecek en kötü durum dünyayı tanımama olabilirdi.Mevcut durum için bunun pek önemi yok. Göreceli olarak kısa sayılacak iş yaşantımda, ajans çalışanlarında şahit olduğum yegane ortak davranış modelinin, kendini olduğundan da snob göstermek olduğunu söyleyebilirim. Dışarıdaki dünyayı tanımayan davranış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yaratıcılık bu kadar önde olmasa, pratikte de hep vaat ettikleri gibi <strong>&#8220;müşteri&#8221;</strong> çıkarı için çalışsalardı, <strong>ajansların başına gelebilecek en kötü durum dünyayı tanımama</strong> olabilirdi.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Mevcut durum için bunun pek önemi yok.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Göreceli olarak kısa sayılacak iş yaşantımda, ajans çalışanlarında şahit olduğum yegane ortak davranış modelinin, kendini olduğundan da <strong>snob</strong> göstermek olduğunu söyleyebilirim.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Dışarıdaki dünyayı tanımayan davranış modeli belki bir broker ya da finans yönetmenine artı puan getirebilecekken, iletişimcileri malesef komik duruma düşürmekten öte, <strong>başarısız</strong> hale getiriyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Organizasyonlardan davetlere, partilerden kulüplere koşmanın, toplu taşıma araçları kullanmayı ayıp kabul etmenin, sokaktaki insanları hiçe sayarak <strong>dünyadan kopuk</strong> yaşamanın getirisini politik sonuçlarda, iletişim kampanyalarında ve şirket nezdinde alınan pazarlama kararlarında da görebiliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bugüne kadar hep belli bir zümreye konuşmuş bir marka, bundan böyle daha <strong>kitlesel </strong>olmak adına <strong>ünlü isimlerin kullanılacağı bir kampanya</strong> için brief veriyor.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Kampanya kurgusu uzun bir süre boyunca hazırlanıyor, ardından sıra ünlü isimlerin önerilmesine geliyor.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Yaratıcı ekip sunuma hazırlanıyor ve sunum günü geldiğinde <strong>15 adet ünlü isim belirlediklerini</strong>, hepsinin kendi alanında başarılı ve örnek isimler olduklarını belirterek sunumlarına başlıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Odada bulunan <strong>müşteri takımı sayılan 15 ismin 4 ya da 5 tanesini ancak tanıyınca</strong> bir tur daha isim çalışılmasını, daha bilinir isimler olmasına dikkat edilmesi gerektiğini <strong>nedenleriyle</strong> belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Aklı başında müşteriler ajans sunumlarını challenge ettikleri zaman zaman çoğu kez <strong>&#8220;Ama&#8230;&#8221; </strong>ile başlayan bir sürü cümle duyarlar.<br />Bu cümleleri sarfedenler önceden de bahsettiğimiz işin <strong>yaratıcı kısmına takılıp kalan kimseler</strong> oldukları için, <strong>resmin bütününü göremezler</strong>.</span></p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SSPf3r5cTkI/AAAAAAAAA20/3rGYLYLq5t4/s1600-h/fazil-say.jpg"><span style="font-family:trebuchet ms;"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270302136723066434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 91px; CURSOR: hand; HEIGHT: 139px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SSPf3r5cTkI/AAAAAAAAA20/3rGYLYLq5t4/s400/fazil-say.jpg" border="0" /></span></a><span style="font-family:trebuchet ms;">Fazıl Say önerilen isimlerden biriydi.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yaratıcı ekip o dönem Fazıl Say&#8217;ın Osman Yağmurdereli ile olan polemiğinden bi&#8217;haber olsa gerek, <strong>&#8220;göbeğini kaşıyan adam&#8221;</strong> ve </span><a href="http://www.milliyet.com.tr/2007/12/14/magazin/amag.html"><strong><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;Türkiye&#8217;yi terk edebilirim&#8221;</span></strong></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> uyarısı yapıldığında itiraza anlam veremiyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Kitleselleşme peşinde olan</strong> bir markanın iletişim kampanyasında, o dönem, <strong>halkın büyük ölçüde antipatisini kazanmış bir ismi kullanmasına</strong> ne dersiniz?<br /></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Önerilen isimlerden başka birisi ise Türkiye sınırları içerisinde <strong>minyatür sanatı</strong>nı en iyi icra eden insanmış (ben bilmiyordum, ismi de hatırlayamıyorum).<br />Bu kişiler, dışarıdaki insanların, <strong>&#8220;minyatür nedir?&#8221;</strong> sorusuna karşılık olarak <strong>&#8220;ufak tefek şeyler&#8230;&#8221;</strong> cevabını bile veremeyecek kimselerle konuşacak olduklarını tahmin edemiyorlar. Çünkü bulundukları dünyayı Platon&#8217;un <strong>idealar dünyası</strong> gibi bir algılamaktalar.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Toplumu oluşturan bireylerin tümü güzel sanatlara ilgi duyan, okuyan, yazan, çizen, araştıran bireylerdir&#8230;</span></p>
<p><strong><span style="font-family:trebuchet ms;">Dünyayı tanımamak çoğu zaman hüsranları da beraberinde getirir&#8230;</span></strong>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/19/ajanslar-dunyayi-tanimama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ajanslar / Şirketi tanımama</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/14/ajanslar-sirketi-tanimama.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/14/ajanslar-sirketi-tanimama.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2008 23:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ajanslar ve "müşteriler"]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/ajanslar-sirketi-tanimama/2008/11/</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün bende inanmadığım bir işi yaparsam, başarısız olmakta hiç zorluk çekmeyeceğim.Büyük rahatsızlık yaşayacağımdan ve bana elini veren kimseleri yarı yolda bırakmak istemediğimden, en baştan, inanmadığım bir işi yapmayanlardanım.&#8220;Keşke aynı rahatsızlığı fikir satan kişiler de yaşasa&#8230;&#8221; diye düşünürüm. Yaratıcılık bazlı düşünce sisteminde ajans çalışanlarının bunu hissetmemeleri normal, zira pazarlama iletişimi hizmetleri vermeden önce tanımak gerekir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"></span><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir gün bende inanmadığım bir işi yaparsam, başarısız olmakta hiç zorluk çekmeyeceğim.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Büyük rahatsızlık yaşayacağımdan ve bana elini veren kimseleri yarı yolda bırakmak istemediğimden, en baştan, inanmadığım bir işi yapmayanlardanım.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">&#8220;Keşke aynı rahatsızlığı fikir satan kişiler de yaşasa&#8230;&#8221;</span> diye düşünürüm.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yaratıcılık bazlı düşünce sisteminde ajans çalışanlarının bunu hissetmemeleri normal, zira pazarlama iletişimi hizmetleri vermeden önce <span style="font-weight: bold;">tanımak</span> gerekir. <span style="font-weight: bold;">Böyle bir eforu sarfetmeyen ekipler çoğunlukla, işi özümsemeyi geçtim, işin ne olduğunun farkında olmadan fikir üretip projelendirirler&#8230;</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yeni ürün lansmanlarında ajanslara yeni ürünlerden bol bol gönderilir ki ürünü görüp denesinler, isim bulsunlar, ambalaj tasarlasınlar ve ardından iletişim planı çizsinler.</span><br /><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Peki, ürünü iyi tanımak tek başına yeterli mi?</span><br /><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Değil. Şirketi de iyi tanımak gerekir.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Uzun</span> olandan başlayarak <span style="font-weight: bold;">iki vaka</span> ele alalım&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yeni yeni kurumsallaşma hareketine girmiş bir konut firmasına iletişim danışmanlığı veren bir ekiple birlikte çalıştığım dönem&#8230;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Şirket, Türkiye&#8217;nin büyük inşaat firmalarından biri, ancak hiç bir temelli araştırmaya dayanmadan, tamamen içgüdüsel olarak çalışıyorlar. Mottoları <span style="font-weight: bold;">&#8220;Biz konutları yapalım, nasılsa satarız&#8230;&#8221;</span>. </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">2005 yılı <span style="font-weight: bold;">inşaat sektörü&#8217;nün altın yılı</span> oluyor. Sektör genelinde, satış hacminde ciddi bir artış yakalanıyor ve üzerine bahsini edeceğim <span style="font-weight: bold;">super premium</span> projenin inşasına başlanıyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Projenin satış performansı şirketin beklentisinden çok aşağıda kaldığından, <span style="font-weight: bold;">iletişim desteğiyle  satışlarda hareket sağlamak adına </span>ortak çalışmaya başlıyoruz&#8230;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Mevcut konut projeleri ile benchmark yapıp sonuçlarına baktığımızda, gerçekten de eşi benzeri olmayan <span style="font-weight: bold;">lüks imkanlara sahip</span>, konum olarak çok doğru, 4/4&#8242;lük bir toplu konut projesi olduğunu görüyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ancak, bize sonradan hatırlatılan çok ufak bir detay var; satışlar başladıktan kısa süre sonra şirket, <span style="font-weight: bold;">Abdullah Gül&#8217;e iki adet villa satıyor</span> (politik görüşlerinin birbirine yakın olmasından ötürü aslında <span style="font-weight: bold;">&#8220;hediye&#8221;</span> ediyor) <span style="font-weight: bold;">ve siteye muhafazakar görüşe yakın insanlar rağbet gösteriyor.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Sorun tam da burada kendini gösteriyor. <span style="font-weight: bold;">Siteye taşınan bazı kimseler evlerinin havuza bakan pencerelerini dahi duvar ördürerek kapattırıyor ve site yönetimine (havuzu kaldırmaları gibi) bir takım garip peyzaj düzenlemesi taleplerinde bulunuyorlar.</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Super premium olarak konumlandırılan sitede <span style="font-weight: bold;">işletmeye açık spa merkezleri, saunalar, masaj salonları, barlar vb. sosyal mekanlar</span> da bulunduğundan şirket, hem para, hem itibar hem de işletme gelirini kaybetme korkusundan rahatsız olup bize brief veriyor; <span style="font-weight: bold;">&#8220;Biz siteye normal insanlar da istiyoruz&#8221;</span> (normal kavramını da o dönem çok sorgulamıştım).</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Sitenin kamuoyunda yaratılan muhafazakar algısını değiştirmeye değil, <span style="font-weight: bold;">sitenin mevcut demografisinden farklı bir kitleye, gerçekte asla var olmayan bir ortamın vaadini sunarak (belki de çoğu, hayatlarında bir kez yatırım yapacak olan) insanları yanlış yönlendirmek mi?</span></span><br /><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Teşekkür edip önerimi sunarak çekildim.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu işe inanmadığımdan çözüm olarak iki ev de Tayyip Erdoğan&#8217;a <span style="font-weight: bold;">&#8220;satılması&#8221;</span>nı ve bunun <span style="font-weight: bold;">PR getirisiyle geri kalan konutları da muhafazakar görüşe sahip insanlara satarak proje yatırım alanlarını farklı kapsamlarda değerlendirmeleri</span>ni önerdim.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Çalıştığım ekip aksi yönde hareket etmeyi yeğledi</span>, iş projelendirildi, partner olarak çalıştıkları ajans ile şirketi tanıştırarak üçlü toplantılar yapıldı. Defalarca.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Ne de olsa bu bir konut projesiydi! <span style="font-weight: bold;">&#8220;Hepsi birbirinin aynısı, izlenecek yol belli. Arada gidip villaları görsek yeterli&#8221;</span> diye düşündüler ki, müşterinin karşısına konut firmalarının pek kullanmadığı cinsten, farklı bir ilan çalışmasıyla çıktılar.</span><br /><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Fena halde de yanıldılar.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Ben proje grubunda, olanlara şahit olacak kadar fazla kalmadım. Bir kaç gün sonra çalıştığım ekibe <span style="font-weight: bold;">&#8220;sizin ajansınızla olacak gibi değil, biz başka ajansa ilan çalıştırdık, bunları kullanıyoruz</span>&#8221; diye bilgi verildiğini öğrendim. Daha sonraları sıradan konut projelerine ait vasat ilanlardan farksız olan çalışmaların gazetelerde yerlerini aldığını gördüm</p>
<p></span><span style="font-family:trebuchet ms;">Kabul etmek gerekir ki verdiğim örnek, <span style="font-weight: bold;">işletme temelinde başarısız</span>dı. </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ancak, <span style="font-weight: bold;">özünde muhafazakar görüşe sahip bir işletmenin karşısına istediği tonda bir işle değil de, diğerlerinin dahi yapmaya cesaret edemeyeceği işlerle çıkmak ne kadar doğru? </span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">&#8220;Müşteri çıkarını koruyorum&#8221;</span> hikayesi de tutmadı, çünkü çıkar koruyan çözüm önerisini ben projeye başlamadan önce sunmuştum (hem de bedava!).<br />Zaman zaman söz konusu projenin yanından geçtiğim oluyor, görüyorum ki inatlarını sürdürüyorlar. <span style="font-weight: bold;">Zira, etrafındaki diğer siteler cıvıl cıvıl iken, o proje halen koskoca bir hayalet şehir gibi&#8230;</span><br /></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu da ikinci vaka. Hap şeklinde.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Brief harici bir <span style="font-weight: bold;">kurumsal sosyal sorumluluk projesi</span> önerisi geliyor. <span style="font-weight: bold;">Proje çok iyi tasarlanmış</span>, amacına bir değil bir kaç koldan farklı şekilde hizmet eden ve aynı zamanda da sosyal sorumluluk kavramının içindeki boşluğu dolduran bir kurguya sahip. Belli ki özenle çalışılmış.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Sona doğru slide&#8217;lardan birinde rakamsal gerçekleri görünce <span style="font-weight: bold;">&#8220;olmaz&#8221;</span> diyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Çünkü söz konusu ürün miktarını tedarik edebilmek için fabrikanın üretim hacmini <span style="font-weight: bold;">en az iki</span> katına çıkarmak gerekiyordu.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Ajans çalışanları bir günü değil, ama en azından bir kaç saati, hizmet ettikleri (ya da etmeye hazırlandıkları) şirketleri tanımaya ayırsalar, kültürünü, hizmet kalitelerini ya da üretim kapasitelerini öğrenseler, çöpe giden proje önerilerine ya da sayısız stratejik planlama revizyonlarına maruz kalmadan, uykusuz gece sayılarını minimize etmiş olacaklar.</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/11/14/ajanslar-sirketi-tanimama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki uç</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/02/iki-uc.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/02/iki-uc.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 14:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/iki-uc/2007/10/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir müşteri için bir anket yürüttüm. Anket örneklemini 3 parçaya böldüm; -Müşterimizden konut alanlar,-Müşterimizden almayarak diğer firmalardan alanlar,-Hiç satın alma gerçekleştirmeyenler. Bir grup insan üzerinde anketi gerçekleştirip hızlıca bunları tablolar haline getirdiğimde, satın almamalardaki en büyük nedenin finansal durumlarının &#8220;yeteri kadar iyi&#8221; olmaması olduğunu gördüm. Yani orta halli olmak bile, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RwJek4jOIJI/AAAAAAAAAY4/EElenAv7QRw/s1600-h/2DVaziyet2.jpg"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 229px; height: 161px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RwJek4jOIJI/AAAAAAAAAY4/EElenAv7QRw/s400/2DVaziyet2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116756114394718354" border="0" /></a><span style="font-family:trebuchet ms;">Bugün, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir müşteri için bir anket yürüttüm. <span style="font-weight: bold;">Anket örneklemini 3 parçaya böldüm</span>;</p>
<p><span style="font-weight: bold;">-Müşterimizden konut alanlar,</span><br /><span style="font-weight: bold;">-Müşterimizden almayarak diğer firmalardan alanlar,</span><br /><span style="font-weight: bold;">-Hiç satın alma gerçekleştirmeyenler.</span></p>
<p>Bir grup insan üzerinde anketi gerçekleştirip hızlıca bunları tablolar haline getirdiğimde, satın almamalardaki en büyük nedenin finansal durumlarının <span style="font-weight: bold;">&#8220;yeteri kadar iyi&#8221;</span> olmaması olduğunu gördüm. Yani <span style="font-weight: bold;">orta halli olmak bile, bu tip bir yatırım aracı için genellikle yetmiyor.</span></p>
<p>Ancak en çarpıcı bulduğum kısım, satın alma gerçekleştiren kimselerle konuşurken evlerinin hangisi olduğunu hatırlayamayan, <span style="font-weight: bold;">&#8220;geçen hafta 2 3 tane aldım onlardan biri mi?&#8221;</span> diye soranları oldu.</p>
<p>Siz belki <span style="font-weight: bold;">&#8220;ee ne var bunda?&#8221; </span>diyebilirsiniz. Ben orta halli bir aileden geliyorum. Çevremde genelde orta halli insanlar mevcut, okulda çok zengin arkadaşlarım oldu ancak bir çoğu parasının hesabını bilen tiplerdir. Dolayısıyla bu kadar rahat ve savurganca <span style="font-weight: bold;">&#8220;buradan da alalım&#8221;</span> dercesine ev alan insanlara rastlayınca biraz şaşırdım.<br />Hatta 4 katlı villa için <span style="font-weight: bold;">&#8220;Hizmetçim bile buraya sığmaz, köpek bağlasan durmaz burada&#8221;</span> diyerek ilgisizliğini belli eden Jet-set bir hanımın varlığından bile bahsedildi bana -ki bu burada tartışılamayacak bambaşka bir konu diye düşünüyorum.</p>
<p>Ardından da <span style="font-weight: bold;">&#8220;memleketin haline bak&#8221;</span> diye iç geçirdim, bir tarafta <span style="font-weight: bold;">&#8220;çok isterim ancak param yok, ben öyle evi 100 yılda bile alamam&#8221;</span> diyen insanlar, diğer yanda <span style="font-weight: bold;">&#8220;hangisiydi?&#8221;</span> diye soranlar.<br />Birey olarak uçlarda olmayı sevmeyiz, ama sanırım hayat, bizi bu yönlere doğru itelemekte.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/02/iki-uc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diziler için pazar araştırması</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/01/diziler-icin-pazar-arastirmasi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/01/diziler-icin-pazar-arastirmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2007 21:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/diziler-icin-pazar-arastirmasi/2007/09/</guid>
		<description><![CDATA[Yerli dizilerimizin hiç birini takip etmiyorum. Kendimce &#8220;gerçekten güzel&#8221; diyebileceğim tek dizi ismi verebilirim; İkinci Bahar. Benim için tektir. Elbette başka güzel örnekler mevcut, ancak bu dizi kalitesinde hiç iniş çıkış olmadan, her kitleye hitap etmiş, oyuncu kalitesiyle ve içtenliğiyle Türkiye&#8217;de iz bırakmış, eşi olmayan bir dizidir. Filmler tekrar izlenir, ancak bir dizi kendini tekrardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RtiCw4ezYtI/AAAAAAAAASE/bA-ClmlWxkA/s1600-h/7E69F3FA138AD84DAA8739C7c.jpg"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RtiCw4ezYtI/AAAAAAAAASE/bA-ClmlWxkA/s400/7E69F3FA138AD84DAA8739C7c.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5104973953931371218" border="0" /></a><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Yerli dizilerimizin hiç birini takip etmiyorum.</span> Kendimce <span style="font-weight: bold;">&#8220;gerçekten güzel&#8221;</span> diyebileceğim tek  dizi ismi verebilirim; <span style="font-weight: bold;">İkinci Bahar</span>. Benim için tektir. Elbette <span style="font-weight: bold;">başka güzel örnekler mevcut, ancak bu dizi kalitesinde hiç iniş çıkış olmadan, her kitleye hitap etmiş, oyuncu kalitesiyle ve içtenliğiyle Türkiye&#8217;de iz bırakmış, eşi olmayan bir dizidir</span>. Filmler tekrar izlenir, ancak bir dizi kendini tekrardan izletebiliyorsa, bence başarılıdır. İkinci Bahar bugün (Prime Time olmasa da) yeniden yayınlanmaya başlasa, bunu başarabilecek dizilerden.</p>
<p>Kışın askerde olduğumdan televizyonda ne var ne yok takip edemedim. Görüyorum ki kaçırdığım herhangi birşey yok. Halen dramalara, ucuz trajedilerin bolca yaşandığı dizileri izlemeye itiliyoruz. <span style="font-weight: bold;">Güzel bir aksiyon dizisi yok, macera dizisi yok, kafa kurcalayıcı diziler yok, korku-gerilim-polisiye dizisi yok, en vahimi de, bu gidişle olacağı da yok.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Geçenlerde gördüm ki ATV en sonunda dışarı, sokağa, halkın sesini duymaya çıkmış.</span> Soruyor spiker, TV&#8217;deki dizileri nasıl buluyorsunuz diye. Bir tanesi diyor ki; <span style="font-weight: bold;">&#8220;Hiç gerçekçi değil&#8221;</span>, öteki <span style="font-weight: bold;">&#8220;Sıkıldık lüks arabaları ve evleri izlemekten&#8221;</span>, bir diğeri <span style="font-weight: bold;">&#8220;Hepsi birbirine benziyor&#8221;</span>&#8230;<br /><span style="font-weight: bold;"><br /></span><span>Bu video&#8217;da, <span style="font-weight: bold;">Komiser Nevzat</span> dizisi için yapılmış, fragmanın içinden bir araştırma örneği var. Çok kısa ama, ancak bunu bulabildim.</span><span style="font-weight: bold;"></p>
<p><object height="350" width="425"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/LUQbv0wg_1Q"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/LUQbv0wg_1Q" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="350" width="425"></embed></object></p>
<p>En sonunda</span>, dedim kendi kendime, <span style="font-weight: bold;">birileri sokağa çıkıp insanların ne görüp ne görmek istemediğini umursamaya başladı</span>. <span style="font-weight: bold;">Önceden önüne ne koysan yiyen Türk insanı artık bunu tükürüyor.</span> Sürekli ortaya çıkıp yaşam ömrünü pilot bölümleriyle tamamlayan başarısız dizilerden de bu durum açıkça ortada.</p>
<p>Umarım bu araştırmaları gerçekten sonuç verir de, insanlarımız kaliteli, gerçekçi ve en önemlisi <span style="font-weight: bold;">farklı</span> yapımlar izlemeye başlar.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/01/diziler-icin-pazar-arastirmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

