<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; lovemarks</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/etiket/lovemarks/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama iletişimi 2.0</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Aug 2010 08:44:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221; (vaka)</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 12:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka/2009/02/</guid>
		<description><![CDATA[Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221; üzerine, e-tohum gibi ortamlarda bir çok arkadaşımızla çok keyifli tartışmalar gerçekleştirdik.
&#8220;Bu esnekliğe verebileceğin bir örnek var mı?&#8221; diye soranlar oldu.Hiç hoşlanmasam da kendimden bir örnek paylaşmak istiyorum (yüz yüze konuştuğumuz arkadaşlara belki ikinci baskı olacak, affola).
Ofisteyim. Santral, hatta, özel durumda olduğunu bildiren bir tüketici olduğunu ve ilgilenip ilgilenemeyeceğimi soruyor. Telefonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://branderen.blogspot.com/2009/01/markalar-ve-insana-yakn-durmak.html"><span style="font-family:trebuchet ms;">Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221;</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;"> üzerine, e-tohum gibi ortamlarda bir çok arkadaşımızla çok keyifli tartışmalar gerçekleştirdik.</p>
<p><strong>&#8220;Bu esnekliğe verebileceğin bir örnek var mı?&#8221;</strong> diye soranlar oldu.<br />Hiç hoşlanmasam da kendimden bir örnek paylaşmak istiyorum (yüz yüze konuştuğumuz arkadaşlara belki ikinci baskı olacak, affola).</p>
<p>Ofisteyim. Santral, hatta, özel durumda olduğunu bildiren bir tüketici olduğunu ve ilgilenip ilgilenemeyeceğimi soruyor. Telefonu kabul ediyorum ve konuşmaya başlıyorum.</p>
<p>Telefondaki ses öğretmen olduğunu, tayininin Hakkari&#8217;ye çıktığını söylüyor.<br /><strong>&#8220;Sizin ürününüzden başka ürün tüketemiyorum, ancak Hakkari&#8217;de bulunmadığınızı öğrendim ve şimdi ne yiyeceğimi bilmiyorum&#8221;</strong> diyerek sıkıntısını ifade ediyor.</p>
<p>Verilecek 2 cevap var;<br />1-<strong>&#8220;Evet, malesef Hakkari&#8217;ye dağıtım yapmıyoruz&#8221;</strong> diyerek, geleneksel şirket duruşunu bozmadan üzüntü belirten cümleler kurabilir ve sorun görmezden gelinebilir,<br />2-Daha esnek ve empati kurulabilecek bir çözüm aranır.</p>
<p>Uzun uzun ne yaptığımı anlatacak değilim. İkinci seçenek çok daha fazla efor gerektirmesine rağmen onu seçtim.<br />Şu an <strong>Hakkari şehrine dağıtım yapılmamasına rağmen</strong>, o öğretmenin evine düzenli olarak ürün gidiyor. <strong>O marka, o öğretmen için artık bir lovemark</strong>.</p>
<p>Bu yaklaşım birey bazında fazla maliyetli görünse de, söz konusu kişi bu tecrübesini etrafındaki onlarca insanla paylaşacak, onun çevresindekiler de başkalarıyla paylacak ve bir <strong>kıvılcım anı</strong> yaratacaktır. Bunun gibi onlarca insana cevap verebilirseniz, yüzlerce, yüzlerce insana cevap verebilirseniz binlerce&#8230;</p>
<p>Hangi marka sizin için böyle bir şey yaptı? Yapsaydı o markaya karşı ne hissederdiniz?</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/02/24/markalar-ve-insana-yakin-durmak-vaka.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Markalar ve &#8220;insana yakın durmak&#8221;</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 15:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kriz yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/markalar-ve-insana-yakin-durmak/2009/01/</guid>
		<description><![CDATA[Dell&#8217;in 2007 yılında &#8220;Communities &#38; Conversation&#8221; adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz?
Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell&#8217;i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell&#8217;e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Dell&#8217;in 2007 yılında </span><a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.influxinsights.com/blog/article/2151/social-media-is-the-new-marketing-job.html">&#8220;Communities &amp; Conversation&#8221;</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, <span style="FONT-WEIGHT: bold">sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell&#8217;i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek</span>, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell&#8217;e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp daha <span style="FONT-WEIGHT: bold">samimi bir diyalog kurmak&#8230;</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Dell bir dev. <span style="FONT-WEIGHT: bold">Bireyselliğin ve diyaloğun</span> önemine varmış, <span style="FONT-WEIGHT: bold">inisiyatif almaktan çekinmeyen, yenilikçi</span>&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bizdeki devler maalesef biraz&#8230; geride.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Henüz <span style="FONT-WEIGHT: bold">müşteri memnuniyeti</span> kavramını tam anlamıyla çözmeye çalışıyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Çözebildiğimiz gün, markalarımızı biraz daha <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;insana yakın durmak&#8221;</span> konusunda geliştirebileceğimiz günler de gelecek diye umuyorum.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir devimizi, Turkcell&#8217;i ele alalım.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Servisler, fiyatlandırma politikaları, teknik arıza kaynaklı sorunlar, etik olmayan iletişim vb. konulardan ötürü sürekli olarak sorun yaşayan büyük bir kurum. Bunları çözmek için <span style="FONT-WEIGHT: bold">ciddi bir insan kaynağı olmasına rağmen, zaman zaman yasal bağlamalardan, zaman zaman hantallıktan ötürü tam anlamıyla çözümleyemeyen vakalara sahip</span> olan da yine Turkcell.</span></p>
<p><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Geçtiğimiz hafta arkadaşımın bizzat tanıklık ettiği ve bana anlattığı durum, bütün bu saydıklarımdan çok daha vahim.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Uludağ&#8217;da kayak yapmak için dağa çıkan bir genç tipi&#8217;de kayboluyor. Telefonla arkadaşlarına ulaşıp <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;bulunduğum yeri bilmiyorum&#8221;</span> diyor.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bunun üzerine <span style="FONT-WEIGHT: bold">gencin arkadaşları ve jandarma, derhal Turkcell&#8217;e telefon açıp, hayati tehlike altındaki arkadaşları tarafından yerinin tespiti için yardım istiyor.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Aldıkları cevap, yasal zorunluluklardan ötürü elbette ki <span style="FONT-WEIGHT: bold">olumsuz</span> oluyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Buraya kadar herşey olağan. <span style="FONT-WEIGHT: bold">Buradan sonrası, yazıyı yazmaya sebebiyet veren düşündürücü kısım.</span></span><br /><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Genç arkadaşımız, yanında teknolojik ekipmana sahip olmasına rağmen, herhangi bir aksiyon alınmadığı için soğuktan donarak can veriyor.</span></p>
<p><span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" >Turkcell yetkilileri bu bilgiye sahip olduktan sonra hiç bir şey yapmıyorlar.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bildiğimiz kadarıyla yasal zorunluluklar, </span><a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.milliyet.com.tr/2004/12/27/son/soneko43.html">müşterilerine telefonla ulaşıp hatırlarını sormalarına</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> bir kısıt getirmiyor.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Turkcell bu durumda, <span style="FONT-WEIGHT: bold">yer tespitini üçüncü şahıslarla sorgusuz sualsiz paylaşmasa dahi;</span> </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Bu kişiye <span style="FONT-WEIGHT: bold">merkezden telefonla ulaşıp</span> bulunduğu durum hakkında bilgi alabilir, </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Telefon kayıtları ve kişinin rızası alınarak, durumun ciddiyeti ışığında <span style="FONT-WEIGHT: bold">yer saptaması üçüncü şahıslar ve kolluk kuvvetleriyle paylaşılabilir</span>,</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">-Olayın çözüme kavuşturulmasının ardından <span style="FONT-WEIGHT: bold">bir geçmiş olsun diler</span>, o aya ait telefon faturası <span style="FONT-WEIGHT: bold">tahsilatını es geçebilirdi&#8230;</span></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;İnsana yakın durmak&#8221;</span> ile kastettiğim tam da bu konu aslında.<br />Ortaya çıkan <span style="FONT-WEIGHT: bold">çok özel, hayati durumun söz konusu olduğu, kitaba değil, insana ait bir ihtiyaç. Çok insanca, çok çaresiz, çok muhtaç bir ihtiyaç&#8230;</span><br /></span><span style="font-family:trebuchet ms;">Böyle özel durumlar için <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;operations manual&#8221;</span>lara saplanıp kalmak, <span style="FONT-WEIGHT: bold">günümüz dünyasında bir çözüm değil, aksine, dert.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">İşletme kuralları kitapçıkları hantal, insanla değil süreçle daha ilgili olan, kuralcı ve esnek olmayana aittir.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bazıları <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;operations manual&#8221;</span> ile çalışır. Bazısı da <span style="FONT-WEIGHT: bold">kuralları kendisi yaratır.</span></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Hacmen dev olup, karakter bazında tıfıl kalanları <span style="FONT-WEIGHT: bold">&#8220;büyük şirket&#8221;</span> diye tanımlıyoruz.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Hacmen dev olmasa da, kendi kurallarını yaratan, karakter bazında dev olanlara sıfatlandırmıyor, aklımıza gelen nitelemelerle ya da duygularla anıyoruz.<span style="FONT-WEIGHT: bold"> &#8220;Süper şirket&#8221;</span> gibi.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/30/markalar-ve-insana-yakin-durmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MADO nasıl Lovemark olur?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/06/mado-nasil-lovemark-olur.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/06/mado-nasil-lovemark-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 05:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/mado-nasil-lovemark-olur/2008/10/</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftasonu arkadaşlarımla dolaşırken Maltepe sahilindeki MADO&#8217;da bir mola verdik.Tercih benim tercihim değildi. MADO. Benim için menüsünde olağandışı hiç bir şey barındırmayan, sıradan dondurmalar, sıradan pastalar, sıradan içeceklerden ibaret bir cafe zinciri&#8230;Arkadaşlarımın hesabını da ödemek için kartımı verdim. Görevli 2 dakika sonra geri gelerek bana sanki bir ikramda bulunacakmış gibi kibar bir üslupla beni kasaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SOnOxuPFIUI/AAAAAAAAA1k/OmdyneHwbdk/s1600-h/mado000.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253957793924587842" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 261px; CURSOR: hand; HEIGHT: 131px" height="44" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SOnOxuPFIUI/AAAAAAAAA1k/OmdyneHwbdk/s400/mado000.jpg" width="146" border="0" /></a><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu haftasonu arkadaşlarımla dolaşırken Maltepe sahilindeki MADO&#8217;da bir mola verdik.<br />Tercih benim tercihim değildi. <strong>MADO.</strong> Benim için menüsünde olağandışı hiç bir şey barındırmayan, sıradan dondurmalar, sıradan pastalar, sıradan içeceklerden ibaret bir cafe zinciri&#8230;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Arkadaşlarımın hesabını da ödemek için kartımı verdim. Görevli 2 dakika sonra geri gelerek bana sanki bir ikramda bulunacakmış gibi kibar bir üslupla beni kasaya davet etti. Ardından şöyle dedi;<br /><strong>&#8220;Arkadaşlarınızın yanında söylemek istemedim, ancak kartınızın limiti dolmuş, başka kartınız varsa oradan deneyelim?&#8221;</strong><br /><strong>&#8220;Elbette&#8221;</strong> deyip başka bir kart uzattım.<br />Bu tip şeylerden mahcubiyet duymadığımdan (neticede herkesin limiti dolabilir, değil mi?), <strong>yaklaşımın inceliği</strong>ni masaya döndüğümde farkettim.</p>
<p>Markalar hakkındaki kanaatimizi önce satış noktasında (mantık) ve satınalma sonrasında yaşanan olumlu/olumsuz deneyimlerin (duygular) yardımıyla belirleriz.</p>
<p>Benim için bir anlam ifade etmeyen MADO, beni düşünüp böylesi insani bir yaklaşımda bulunarak bir çok büyük bariyeri aştı. </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Basit, ancak bir o kadar da zor.</strong></p>
<p>Bu deneyimden sonra <strong>kafamı kurcalayan 2 şey var;</strong><br /><strong>1-</strong>Bu yaklaşım kişi kaynaklı mı yoksa kurumsal kültürün bir etkisi mi?<br /><strong>2-</strong>Elimde alternatif bir ödeme metodu olmadığını söyleseydim masaya dönmem mi gerekecekti yoksa başka bir çözüm üretilecek miydi?<strong>*</strong></p>
<p>Bir kez daha emin olduğum şey; aynı etkiyi milyonlarca liralık medya harcamasıyla yaratamazsınız. <strong>İnsanları harekete geçiren şey duygulardır.</strong></p>
<p></span><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Eğer bu yaklaşım çalışana değil de MADO&#8217;ya aitse, binlerce müşteriye benim henüz aklıma gelmeyen yüzlerce benzer olumlu deneyim yaşatabilir ve bu insanlar için bir lovemark haline gelebilirler. </strong></span><br /></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Geleceğin kazananları,</strong> <a href="http://branderen.blogspot.com/2008/08/starbucks-nasl-kurtulur.html">-önceden de bahsettiğimiz gibi-</a> mekanik prosedürleri bir kenara bırakıp insana daha yakın, organik davranan işletmeler olacağı gün gibi ortada&#8230;</span><span style="font-family:trebuchet ms;"><br /></span><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>*</strong><span style="font-size:85%;">Hızlı düşünüp 2.seçimi yapmadığım için kendime kızıyorum, sanırım cevabını hiç öğrenemeyeceğim. Ancak, birinci sorunun cevabını -belki- blogları takip eden bir MADO yetkilisi verebilir?</span></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/10/06/mado-nasil-lovemark-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Lovemark vakası</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/04/bir-lovemark-vakasi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/04/bir-lovemark-vakasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 14:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/bir-lovemark-vakasi/2008/05/</guid>
		<description><![CDATA[TV&#8217;de bir programda İzmir tanıtılıyor. Eskiden beri işletilen bir cafe tanıtılırken, oranın müdavimlerinden olan tekerlekli sandalyedeki bir teyze, bir anısını anlatıyor;
&#8220;Bana bir gün &#8216;buyrun gelin kahvemizi için&#8217; dediler, ben de &#8216;gelemem, oraya çıkmak için rampa yok&#8217; diyorum. 1 hafta sonra evime haber yollanıyor, &#8217;sizin için rampa yapıldı&#8217; diye. Bu, Alsancak&#8217;ta bir dükkan girişine engellilerin girebilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: trebuchet ms;">TV&#8217;de bir programda İzmir tanıtılıyor. Eskiden beri işletilen bir cafe tanıtılırken, oranın müdavimlerinden olan tekerlekli sandalyedeki bir teyze, bir anısını anlatıyor;</p>
<p><span style="font-size:85%;">&#8220;Bana bir gün <span style="font-weight: bold;">&#8216;buyrun gelin kahvemizi için&#8217;</span> dediler, ben de <span style="font-weight: bold;">&#8216;gelemem, oraya çıkmak için rampa yok&#8217;</span> diyorum. 1 hafta sonra evime haber yollanıyor, <span style="font-weight: bold;">&#8217;sizin için rampa yapıldı&#8217;</span> diye. Bu, Alsancak&#8217;ta bir dükkan girişine engellilerin girebilmesi için yapılan ilk rampadır. O gün bu gündür burası <span style="font-weight: bold;">benim</span> kahvecim.&#8221;</span></p>
<p>Saatlerce, günlerce, hatta haftalarca masa başlarında toplantılar yapılır, tüketicilerle duygusal bağ kurmanın yollarını arar, <span style="font-weight: bold;">Lovemark</span> olmak için hangi metotların denenmesi gerektiğine kafa patlatılır.</p>
<p>Aslında sorulması gereken şey çok basit; <span style="font-weight: bold;">&#8220;İnsanların hayatını kolaylaştırmak, kaliteli hale getirmek için ne yapıyoruz?&#8221;</span>.</p>
<p>Alsancak&#8217;taki bu cafe gibi, ihtiyaçlara cevap verirken insanlara, sıradan beklentilerin ötesinde birşey sunabiliyorsak, dahası, onlara değer verdiğimizi hissettirebiliyorsak yolun kabasını almış olmaz mıyız?<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/04/bir-lovemark-vakasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Spor markaları; Lovemarks</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/03/02/spor-markalari-lovemarks.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/03/02/spor-markalari-lovemarks.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2008 20:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[spor pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[sports marketing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/spor-markalari-lovemarks/2008/03/</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş &#8211; Galatasaray maçının hemen ardından İnönü Stadı&#8217;nın yanındaki Kartal Yuvası&#8216;nda çektiğim bir fotoğraf. Cep telefonuyla alelacele çektiğim için kalabalığı vurgulayamadım.
Fotoğrafı çekmeden önce diğer insanlar gibi kendim için bir şeyler aldım.Sonra yaptığım hareketin ne kadar tepkisel olduğunu düşündüm.Bu fotoğrafı çekerken ve bu düşünceler aklımdan geçerken bile satın alma kararım değişmedi.
Spor markalarının ne kadar güçlü markalar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><a href="http://www.haberturk.com/haber.asp?id=58818&amp;cat=170&amp;dt=2008/03/02">Beşiktaş &#8211; Galatasaray maçı</a>nın hemen ardından İnönü Stadı&#8217;nın yanındaki <a href="http://www.hepsiburada.com/besiktas/">Kartal Yuvası</a>&#8216;nda çektiğim bir fotoğraf. Cep telefonuyla alelacele çektiğim için kalabalığı vurgulayamadım.</p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R8sPfRi9OWI/AAAAAAAAAqc/Ofteh2MNpnk/s1600-h/Photo-0337.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R8sPfRi9OWI/AAAAAAAAAqc/Ofteh2MNpnk/s400/Photo-0337.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173245626925529442" border="0" /></a><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Fotoğrafı çekmeden önce diğer insanlar gibi <span style="font-weight: bold;">kendim için bir şeyler aldım.</span><br />Sonra <span style="font-weight: bold;">yaptığım hareketin ne kadar tepkisel olduğunu düşündüm.</span><br />Bu fotoğrafı çekerken ve bu düşünceler aklımdan geçerken bile <span style="font-weight: bold;">satın alma kararım değişmedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Spor markalarının ne kadar güçlü markalar, &#8220;Lovemark&#8221;lar olduklarını bir kez daha anladım.</span> Paylaşmak istedim.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/03/02/spor-markalari-lovemarks.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erbil Süel yaklaşımı</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/28/erbil-suel-yaklasimi.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/28/erbil-suel-yaklasimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Sep 2007 21:04:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[imaj yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[marka imajı]]></category>
		<category><![CDATA[womm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/erbil-suel-yaklasimi/2007/09/</guid>
		<description><![CDATA[Iraz geçenlerde blogunda İzmir&#8217;li yerel bir işletmenin &#8220;İzmir&#8217;liliğinden bir şey kaybetmediğini&#8221; yazmış. Yazının içeriği kadar işletmenin tavrı da hoşuma gittiğinden burada paylaşmak istiyorum;
&#8220;İzmirli bir marka olduğunu bildiğim Erbil Süel, İzmir&#8217;e has bazı &#8220;kelime farkları&#8221;na fazlasıyla bağlıymış gibi göründü gözüme. Dün Bornova&#8216;da işten dönerken Erbil Süel&#8217;in vitrininde gördüğüm bu promosyon yazısına çok güldüm. 
İzmir&#8217;e diğer şehirlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Iraz geçenlerde blogunda <a href="http://irazca.blogspot.com/2007/09/erbil-sel-izmirliliinden-bir-ey.html">İzmir&#8217;li yerel bir işletmenin &#8220;İzmir&#8217;liliğinden bir şey kaybetmediğini&#8221;</a> yazmış. Yazının içeriği kadar işletmenin tavrı da hoşuma gittiğinden burada paylaşmak istiyorum;</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:85%;" ><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span>İzmirli bir marka olduğunu bildiğim Erbil Süel, İzmir&#8217;e has bazı </span><span style="font-size:85%;">&#8220;kelime farkları&#8221;</span><span style="font-weight: bold;font-size:85%;" >na fazlasıyla bağlıymış gibi göründü gözüme. Dün Bornova</span></span><span style="font-size:85%;"><a style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bornova"><strong></strong></a><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >&#8216;da işten dönerken Erbil Süel&#8217;in vitrininde gördüğüm bu promosyon yazısına çok güldüm.</span><span style="font-weight: bold;"> </span></p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_HTk5BiWkWh0/RvIwlGKfx-I/AAAAAAAAARI/pF_DE-lQ6v4/s320/IMG_5249.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HTk5BiWkWh0/RvIwlGKfx-I/AAAAAAAAARI/pF_DE-lQ6v4/s320/IMG_5249.JPG" alt="" border="0" /></a><span style="font-weight: bold;font-size:85%;" ><span style="font-family:trebuchet ms;">İzmir&#8217;e diğer şehirlerden gelip de yerleşenler heme</span></span><span style="font-size:85%;"><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >n fark etmiştir, burada bazı evrensel kelimeler kullanılmaz. Simide </span><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><strong style="font-family: trebuchet ms; font-weight: normal;">gevrek</strong><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" > denir, sigorta </span><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><strong style="font-family: trebuchet ms; font-weight: normal;">asfalya</strong><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >dır, çekirdeğe </span><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><strong style="font-family: trebuchet ms; font-weight: normal;">çiğdem</strong><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" > derler. Boyoz diye yağlı bir çeşit börek vardır. Konuşurken </span><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8220;</span><strong style="font-family: trebuchet ms; font-weight: normal;">gidiyoz-geliyoz</strong><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8221; </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >demek de bir alışkanlıktır burada. Bunlar, İzmir&#8217;e dair </span><strong style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;">sevdiğim renkler</strong><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">. Ancak, ciddi bir imaj yaratmaya çalışan bir markanın, yazı dilinde kendisini bu şekilde ifade etmesini, bir filolog olarak doğru bulmuyorum. Belki reklamcı arkadaşların yorumları farklı olacaktır, belki de Erbil Süel&#8217;in hedef kitlesi çok lokaldir, bilemiyorum <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8221;</span></p>
<p></span></span><span style="font-family:trebuchet ms;">Ben hiç duymadım Erbil Süel adını. İzmir&#8217;e yolum düşmediğinden ve markanın oldukça yerel olmasından dolayı olsa gerek.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;">Bu <span style="font-weight: bold;">&#8220;Fazlaca yerel&#8221;</span> markalar eğer gerçekten başarılılar ve insanlar için bir değere sahiplerse zamanla <span style="font-weight: bold;">&#8220;Lovemark&#8221;</span> haline gelebiliyorlar. İzmir&#8217;de olduğundan markanın durumunu bilemiyorum, ancak İstanbul&#8217;da da yerel örneklerden;<br /> </span><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />-Yazıcıoğlu İş Hanı ve civarı teknoloji meraklılarının, </span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br />-Türkmen Mağazaları çocuklarını okula hazırlayan annelerin,<br /></span> <span style="font-family:trebuchet ms;">-Ziya kadın ve erkeklerin ayakkabı konusundaki Lovemark&#8217;larıdır.</span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu markalar, bu intibayı insanlarla aralarında oluşan duygusal bağ ile inşa ederler.</span><span style="font-family:trebuchet ms;"> Şu <span style="font-weight: bold;">&#8220;-yoz&#8221;</span> takısına gelirsek, <span style="font-weight: bold;">ben çok samimi ve komik buldum</span>.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;">Bunu gören insanların yüzünde eminim ki bir tebessüm belirmiştir. Bu o an satın alma yaptırmasa dahi önemli bir şeydir, marka değerine katkısının büyük olduğunu düşünürüm.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;">Öyle olmasaydı biz burada oturup Erbil Süel&#8217;in adını anmazdık.<br />Eminim ki bunu görüp gülen insanlar da çevrelerine bunu iletip bir nevi WOMM yapıyorlardır.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Yerel bir işletme&#8217;nin, faaliyet gösterdiği bölgenin değerleriyle böyle bir uyumda olması benim çok hoşuma gitti.</span><br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/28/erbil-suel-yaklasimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lovemark olarak Ikea</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/07/lovemark-olarak-ikea.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/07/lovemark-olarak-ikea.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Sep 2007 21:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/lovemark-olarak-ikea/2007/09/</guid>
		<description><![CDATA[Ben büyük bir Ikea hayranıyım. Sadece tasarımlarının ve işletme fikrinin değil, yönetiminin de.Benim &#8220;Lovemark&#8221;larımdan biri.Ikea, yalnızca böyle vakalar olmasın diye kendi yöneticilerini yine kendi yetiştiriyor ve pazarında oldukları ülkelere yolluyor. Hemen hemen bütün üst düzey yöneticiler İsveçli&#8217;dir, ya da İsveç&#8217;te eğitimden geçmiş beyaz yakalılardır.Satın alma ve tasarım (bu durumda ar-ge) her sofistike şirkette olduğu gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RuCAQ4ezY9I/AAAAAAAAAUI/pvhCPIzD5w4/s1600-h/ikea_logo.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 152px; height: 114px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RuCAQ4ezY9I/AAAAAAAAAUI/pvhCPIzD5w4/s400/ikea_logo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5107223004965987282" border="0" /></a><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Ben büyük bir Ikea hayranıyım.</span> </span><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Sadece tasarımlarının ve işletme fikrinin değil, yönetiminin de.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Benim <span style="font-weight: bold;">&#8220;Lovemark&#8221;</span>larımdan biri</span>.<br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ikea, yalnızca <a href="http://feeds.feedburner.com/%7Er/BenimNaizFikrimce-inMyHumbleOpinion/%7E3/151348955/boynerden-hediye-almak.html">böyle vakalar</a> olmasın diye kendi yöneticilerini yine kendi yetiştiriyor ve pazarında oldukları ülkelere yolluyor.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;"><br />Hemen hemen bütün üst düzey yöneticiler İsveçli&#8217;dir, ya da İsveç&#8217;te eğitimden geçmiş beyaz yakalılardır.</span><br />Satın alma ve tasarım (bu durumda ar-ge) her sofistike şirkette olduğu gibi yalnızca ana  vatanları olan İsveç&#8217;te gerçekleşiyor.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Çünkü onlar, şirketlerinin kıymetini biliyor ve <span style="font-weight: bold;">tüketicilerin zihnindeki imajlarını asla riske atmıyor</span>, onlar için </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.ikea.com.tr/kurumsal_faq.aspx">ellerinden geleni yapıyorlar</a><span style="font-family:trebuchet ms;">.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Devasa mağazalar açıyorlar, çünkü department store ayarında irili ufaklı mağazalara hem sığamazlar, hem de başlarına dikecek adam yetiştiremezler.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;">Yetiştirdikleri o adamlar da ofislerinde oturan adamlar değil, sürekli mağaza içerisinde gezinen adamlar</span>.</span> <span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Sürekli iyileştirme peşindeler. <span style="font-weight: bold;">Gerek süreç takibi, gerek müşteri memnuniyeti, gerekse de sunulan hizmet, hepsini bizzat kontrol ediyor, gerekli düzeltmeleri yapıyorlar.</span></span><span style="font-weight: bold;"> </span><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Çünkü biliyorlar ki tüketicinin orada yaşayacağı en küçük olumsuzluk bile kendilerine zarar verir.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ve işlerini gerçekten çok iyi yapıyorlar.</span>  <span style="font-family:trebuchet ms;"></p>
<p>Şimdi size sorayım. İşletmelerinin çoğunun motto&#8217;su </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >&#8220;Satılan mal geri alınmaz&#8221;</span><span style="font-family:trebuchet ms;"> olan bir ülkenin pazarına Ikea yaklaşımı ile girdiğinizde nasıl bir rekabet beklentisi içerisinde olursunuz?</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/09/07/lovemark-olarak-ikea.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
