Markalar ve “insana yakın durmak” (vaka)

Markalar ve “insana yakın durmak” üzerine, e-tohum gibi ortamlarda bir çok arkadaşımızla çok keyifli tartışmalar gerçekleştirdik. “Bu esnekliğe verebileceğin bir örnek var mı?” diye soranlar oldu.Hiç hoşlanmasam da kendimden bir örnek paylaşmak istiyorum (yüz yüze konuştuğumuz arkadaşlara belki ikinci baskı olacak, affola). Ofisteyim. Santral, hatta, özel durumda olduğunu bildiren bir tüketici olduğunu ve ilgilenip ilgilenemeyeceğimi [...]

Markalar ve “insana yakın durmak”

Dell’in 2007 yılında “Communities & Conversation” adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz? Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell’i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell’e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp [...]

MADO nasıl Lovemark olur?

Bu haftasonu arkadaşlarımla dolaşırken Maltepe sahilindeki MADO’da bir mola verdik.Tercih benim tercihim değildi. MADO. Benim için menüsünde olağandışı hiç bir şey barındırmayan, sıradan dondurmalar, sıradan pastalar, sıradan içeceklerden ibaret bir cafe zinciri…Arkadaşlarımın hesabını da ödemek için kartımı verdim. Görevli 2 dakika sonra geri gelerek bana sanki bir ikramda bulunacakmış gibi kibar bir üslupla beni kasaya [...]

Bir Lovemark vakası

04 Mayıs 2008 5 Yorum Kategori: Farklılaşma

TV’de bir programda İzmir tanıtılıyor. Eskiden beri işletilen bir cafe tanıtılırken, oranın müdavimlerinden olan tekerlekli sandalyedeki bir teyze, bir anısını anlatıyor; “Bana bir gün ‘buyrun gelin kahvemizi için’ dediler, ben de ‘gelemem, oraya çıkmak için rampa yok’ diyorum. 1 hafta sonra evime haber yollanıyor, ‘sizin için rampa yapıldı’ diye. Bu, Alsancak’ta bir dükkan girişine engellilerin [...]

Spor markaları; Lovemarks

02 Mart 2008 1 Yorum Kategori: Pazarlama İletişimi

Beşiktaş – Galatasaray maçının hemen ardından İnönü Stadı’nın yanındaki Kartal Yuvası‘nda çektiğim bir fotoğraf. Cep telefonuyla alelacele çektiğim için kalabalığı vurgulayamadım. Fotoğrafı çekmeden önce diğer insanlar gibi kendim için bir şeyler aldım.Sonra yaptığım hareketin ne kadar tepkisel olduğunu düşündüm.Bu fotoğrafı çekerken ve bu düşünceler aklımdan geçerken bile satın alma kararım değişmedi. Spor markalarının ne kadar [...]

Erbil Süel yaklaşımı

28 Eylül 2007 3 Yorum Kategori: Genel

Iraz geçenlerde blogunda İzmir’li yerel bir işletmenin “İzmir’liliğinden bir şey kaybetmediğini” yazmış. Yazının içeriği kadar işletmenin tavrı da hoşuma gittiğinden burada paylaşmak istiyorum; “İzmirli bir marka olduğunu bildiğim Erbil Süel, İzmir’e has bazı “kelime farkları”na fazlasıyla bağlıymış gibi göründü gözüme. Dün Bornova‘da işten dönerken Erbil Süel’in vitrininde gördüğüm bu promosyon yazısına çok güldüm. İzmir’e diğer [...]

Lovemark olarak Ikea

07 Eylül 2007 1 Yorum Kategori: Genel

Ben büyük bir Ikea hayranıyım. Sadece tasarımlarının ve işletme fikrinin değil, yönetiminin de.Benim “Lovemark”larımdan biri.Ikea, yalnızca böyle vakalar olmasın diye kendi yöneticilerini yine kendi yetiştiriyor ve pazarında oldukları ülkelere yolluyor. Hemen hemen bütün üst düzey yöneticiler İsveçli’dir, ya da İsveç’te eğitimden geçmiş beyaz yakalılardır.Satın alma ve tasarım (bu durumda ar-ge) her sofistike şirkette olduğu gibi [...]