<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu &#187; kurumsal kimlik</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/etiket/kurumsal-kimlik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Kurumsal insanlar ve tasarım</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/12/kurumsal-insanlar-ve-tasarim.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/12/kurumsal-insanlar-ve-tasarim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 07:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/kurumsal-insanlar-ve-tasarim/2008/08/</guid>
		<description><![CDATA[Sabah sabah izlediğim bu video hem güldürdü, hem de üzdü beni.Belki benzer şeyleri zaman zaman yaşadığım içindir&#8230; Dur levhasını büyük bir kurum tasarlasaydı nasıl olurdu? Cevabı aşağıdaki videoda. http://view.break.com/542649 &#8211; Watch more free videos Yorumsuz paylaşıyorum. _uacct = "UA-2160686-1"; urchinTracker();]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Sabah sabah izlediğim bu video hem güldürdü, hem de üzdü beni.<br />Belki benzer şeyleri zaman zaman yaşadığım içindir&#8230;</p>
<p>Dur levhasını büyük bir kurum tasarlasaydı nasıl olurdu? Cevabı aşağıdaki videoda.</span></p>
<p><object height="392" width="464"><param name="movie" value="http://embed.break.com/NTQyNjQ5"><embed src="http://embed.break.com/NTQyNjQ5" type="application/x-shockwave-flash" width="464" height="392"></embed></object><br /><span style="font-size:78%;"><a href="http://view.break.com/542649">http://view.break.com/542649</a> &#8211; Watch more <a href="http://www.break.com/">free videos</a></span></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Yorumsuz paylaşıyorum.</span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/08/12/kurumsal-insanlar-ve-tasarim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yardım isterken kime konuşmalı?</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/21/yardim-isterken-kime-konusmali.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/21/yardim-isterken-kime-konusmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 13:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[spor pazarlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/yardim-isterken-kime-konusmali/2008/05/</guid>
		<description><![CDATA[Şüphe yok ki Sivasspor bu sene gerçekten büyük bir başarıya imza attı. Elde ettiği başarı ana haber bültenlerine kadar konu oldu. Bugün bir forum sayfasına baktığımda şöyle bir bannerla karşılaştım; Sizde nasıl bir etki bıraktı bilmiyorum, ama bana itici gelmedi. Hatta sempatik bulanlar bile olmuştur. Halbuki benzer bir yardım kampanyası Galatasaray için de düzenlenmişti. Doğrusunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Şüphe yok ki Sivasspor bu sene gerçekten büyük bir başarıya imza attı. Elde ettiği başarı ana haber bültenlerine kadar konu oldu.<br /></span>
<div></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Bugün bir forum sayfasına baktığımda şöyle bir bannerla karşılaştım;</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202829992610039426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/SDQqUABFBoI/AAAAAAAAAu0/ZM_9o1qLYoA/s400/svs2nn4.png" border="0" /></span>
<div></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Sizde nasıl bir etki bıraktı bilmiyorum, ama bana <strong>itici gelmedi</strong>. Hatta sempatik bulanlar bile olmuştur.</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Halbuki <strong>benzer bir yardım kampanyası Galatasaray için de düzenlenmişti.</strong></span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Doğrusunu söylemek gerekirse, o kampanyayı çok <strong><a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=galatasaray+a+yardim+kampanyasi">iğrenç</a></strong> bulmuştum.</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Peki iki kampanyayı birbirinden bu kadar ayrıştıran unsur nedir?</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Elbette ki <strong>kulüplerin imajı.</strong></span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir yanda <strong>köklü, saygın ve aristokrasi</strong>yi temsil eden bir kurum.</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Diğer yanda Süper Lig&#8217;de top koşturmaya henüz başlayan, <strong>finansal varlıkları zayıf</strong>, ancak <strong>çok çalışan, çok çabalayan ve ayakta kalmak için destek bekleyen</strong> bir takım.</span></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family:Trebuchet MS;"></span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Algım şöyle işliyor; </span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir yanda büyük bir gücü temsil eden kurum size elini açıyor.</span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Diğer yanda samimi duruşuyla elini omzunuza atan takım yardım bekliyor.</span></div>
<p>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:100%;">Konuşma dilimizi ve kanalımızı seçmek bu yüzden önemlidir.</span> </span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"><strong>Galatasaray</strong> zor durumda olduğunda belki de <strong>yardım isteyeceği kişiler,</strong> sokaktaki insanlar yerine <strong>kulübün tabanındaki isimler ve yakın çevreleri </strong>olması gerekirken, kampanya mekaniğini ulusal çapta yapıp halkın eline bakar bir dilde konuşunca kulübün imajına oldukça hasar verdi.</span></p>
<div><strong><span style="font-family:trebuchet ms;font-size:100%;">Aynısını şu an Sivasspor yaparken bunu niye düşünmüyoruz?</span></strong> </span></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;">Çünkü halka diğerlerinden daha yakınlar. Kendilerinden beklenmeyen başarıyı daha ilk senede elde ettiler, zor şartlarda çalışarak başarıya ulaştılar ve bunu kutlamak yerine daha fazla çalışarak </span><a href="http://branderen.blogspot.com/2007/11/3-byklerin-alglanan-deerleri.html"><span style="font-family:trebuchet ms;">3 büyükler</span></a><span style="font-family:trebuchet ms;">&#8216;i şimdiden tehdit etmeye başladılar. </span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family:trebuchet ms;"></span></div>
<p>
<div><strong><span style="font-family:trebuchet ms;">Bütün bu unsurlar birleşince kullanılan dil ve mecra kimseyi rahatsız etmiyor&#8230;</span></strong></div>
</div>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2008/05/21/yardim-isterken-kime-konusmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 Büyüklerin algılanan değerleri</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 15:13:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PR]]></category>
		<category><![CDATA[konumlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[marka değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka imajı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/3-buyuklerin-algilanan-degerleri/2007/11/</guid>
		<description><![CDATA[Markaların algıları söz konusu olduğunda dengeler, futboldaki dengeler kadar kolay değişmiyor. Fenerbahçe&#8217;nin iyi gidişatı iki maç sonra bozulsa &#8220;Ne olacak bu Fener&#8217;in hali?&#8221; şeklindeki serzenişlere halen rastlayacağımız gibi, Beşiktaş&#8217;ın 8 gollük hezimetinden sonra aldığı galibiyetle &#8220;Destan yazması&#8221;da mümkün. Şunu söyleyebiliriz; taraftarı sürekli memnun etmek mümkün değil. Fakat gerçek şu ki, &#8220;3 Büyükler&#8221; diye nitelendirdiğimiz (Galatasaray, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Markaların algıları söz konusu olduğunda dengeler, futboldaki dengeler kadar kolay değişmiyor.</span> Fenerbahçe&#8217;nin iyi gidişatı iki maç sonra bozulsa <a href="http://www.youtube.com/watch?v=zmhNfSFjtYc">&#8220;Ne olacak bu Fener&#8217;in hali?&#8221;</a> şeklindeki serzenişlere halen rastlayacağımız gibi, Beşiktaş&#8217;ın 8 gollük hezimetinden sonra aldığı galibiyetle <a href="http://www.kanala.com.tr/haber_detay.asp?Pro=nEo3_1&amp;haber=12173&amp;G=21_g">&#8220;Destan yazması&#8221;</a>da mümkün. Şunu söyleyebiliriz; taraftarı sürekli memnun etmek mümkün değil.</p>
<p>Fakat gerçek şu ki, <span style="font-weight: bold;">&#8220;3 Büyükler&#8221;</span> diye nitelendirdiğimiz (Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş &#8211; bu sırayı takip </span><span style="font-family:trebuchet ms;">edeceğiz) büyük kulüplerimizin de, tıpkı büyük markalar gibi elde ettikleri bir imajları var, ve yaratılan bu imajlar, taraftarların zihninde kazanma-kaybetme ilişkilerinde olduğu gibi süratle değişmiyorlar.</p>
<p></span>
<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVjQexTI/AAAAAAAAAjQ/EEiIKHFDcVw/s1600-R/galatasaray_logo_cr.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 146px; height: 197px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVjQexTI/AAAAAAAAAjQ/ISnsNiYIRK4/s400/galatasaray_logo_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633933350421810" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexRI/AAAAAAAAAjA/xdNFeIJ9z5Y/s1600-R/150px-FenerbahceLogo.png"><img style="cursor: pointer; width: 201px; height: 201px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexRI/AAAAAAAAAjA/L80pxSVot6w/s400/150px-FenerbahceLogo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633929055454482" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexSI/AAAAAAAAAjI/Mp_owI27aYk/s1600-R/Besiktas_hqfl_logo.png"><img style="cursor: pointer; width: 152px; height: 198px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1AYVTQexSI/AAAAAAAAAjI/ugZTh1Mxiiw/s400/Besiktas_hqfl_logo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138633929055454498" border="0" /></a></div>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Kimseyi gücendirmeden, objektif olarak büyük kulüplerimizin <span style="font-weight: bold;">sosyoekonomik sınıf, karakter, taraftar davranışı, taraftar nüfusu, kurumsal yapıları, kurum kültürü, fiziksel konumu, başarıları</span>nı baz alarak yarattıkları marka imajlarını incelemek ve bir iki tane de eğlencelik benzetme yapmak istedim.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Sosyoekonomik sınıf</span><br />Galatasaray için A+, A, B sınıfı,<br />Fenerbahçe için C1-C2,<br />Beşiktaş için ise C ve D, hatta E sosyoekonomik sınıflarının mensuplarını barındırıyor diyebiliriz.<br />Web&#8217;de gezinirken, Kurthan Fişek&#8217;in 80&#8242;lerin başında yaptığı bir önermeyi gördüm; <span style="font-weight: bold;">&#8220;Galatasaray aristokrasiyi, Fenerbahçe burjuvaziyi, Beşiktaş&#8217;ta proleteryayı temsil eder&#8221;</span> demiş. Kesinlikle katılıyorum.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Karakter</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray </span>diğerlerinden hep daha <span style="font-weight: bold;">sofistike</span> olmuştur. Bunun nedeni camiasındaki insanların eğitim seviyesinin yüksek olmasının yanı sıra, Galatasaray&#8217;ın bir eğitim kültürünün de olmasıdır. Aynı zamanda köklü ve saygın bir eğitim kurumu olan Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi, Galatasaray&#8217;ın marka imajının oluşmasına yardım ettiği gibi Türkiye&#8217;de eğitimde de öncü kurumlardır.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>&#8216;yi <span style="font-weight: bold;">&#8220;sonradan olma&#8221;</span> diye nitelendirebiliriz, zira elinde henüz Galatasaray&#8217;ın UEFA&#8217;sı gibi gerçek bir başarı olmadan kendilerini Türkiye&#8217;nin en büyük takımı olarak konumlandırdılar. Hatta hızlarını alamayıp kendilerini bir <span style="font-weight: bold;">&#8220;Cumhuriyet&#8221; </span>ilan ettiler. Fenerbahçe bununla ne kadar gurur duysa da diğer takım taraftarları bununla epeyce alay etmekteler. Sanki, üzerine hiç yakışmayan bir giysiyi giyen ve çok güzel olduğunu sanan bayanlar gibi&#8230;<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş</span> için yapabileceğimiz nitelendirme <span style="font-weight: bold;">&#8220;avam&#8221; </span>olur. Zira Beşiktaş gerçekten de avam bir takım. Berduşluk, kaybetme kültürü, bastırılmış şiddet ve nefret duygularının bir dışa vurumu gibi sanki.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Taraftar davranışı</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray taraftarı</span>, eğitim seviyesinin yüksek olmasıyla doğru orantılı olarak <span style="font-weight: bold;">sorgulayan</span> bir yapıya sahip. Hemen isyan bayraklarını çekmeyen belki de tek büyük takım. Çoğu zaman soğukkanlı tutumunu koruyan ve taşkınlığı az olan bir kitlesi var. <span style="font-weight: bold;">Çok bağlı olmadıkları</span> gibi, yenilgi ya da kötü gidiş karşısında takımlarını terk etme huyları da zaman zaman ortaya çıkabiliyor.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe taraftarı</span> ise, Galatasaray taraftarına ters olarak, <span style="font-weight: bold;">takımının başarısına ve başarısızlığına karşı aşırı derecede tepkili.</span> Öyle ki, futbol tartışılan bir ortamda kimin Fenerbahçeli olduğu hemen anlaşılabilir. Yenilgi varsa çok hararetli bir savunma, galibiyet varsa çok hararetli bir övünme hakim oluyor. Ölçüsü pek yok. <a href="http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=39947,2&amp;tarih=15.05.2006">Kaçırılan şampiyonluk</a>ta da, <a href="http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=33475">100.yıl kutlamalarında</a> da bunları gördük. Başarısızlık durumunda tepkisel olarak takımı <span style="font-weight: bold;">terk etme durumu söz konusu</span>.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş taraftarı </span>yıllardır süregelen <span style="font-weight: bold;">kötü gidişe rağmen ufak başarılarla yetinmeyi bilen</span>, gerçekten farklı bir taraftar. Zaman zaman tepkiler ortaya çıksa da, kısa süre içerisinde tekrar eski coşkusuna kavuşan tribünler görmek mümkün oluyor. <a href="http://www.sporx.com/detail.php?Type=1&amp;kategori=29&amp;go=87290">Real Madrid&#8217;in Çarşı grubunu kendilerine taraftar modeli olarak alması</a>, Beşiktaş taraftarının <span style="font-weight: bold;">bağlılığı ve sahiplenici yapısı</span> konusunda tek başına bile yeterli referanstır. Bir de <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yaratici+besiktas+taraftari">yaratıcı Beşiktaş taraftarı</a> konusu var, ancak bu yazıda değinmeyelim.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Taraftar nüfusu</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray orta, Fenerbahçe kalabalık, Beşiktaş</span> ise diğer iki takıma göre her zaman daha <span style="font-weight: bold;">az </span>bir nüfusa sahip oldu. <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=4423">Burada detaylı dağılımdan biraz bahsedilmiş</a>.<br /><span style="font-weight: bold;"><br /><span style="font-size:130%;">-Kurumsal yapı</span></span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span> için kurumsal yapıya sahip demek zor olur. Zira halen aşması gereken çok şey var. <span style="font-weight: bold;">Kurumsallaşma sürecini tamamlayamamış ya da ancak yarılayabilmiş yerli tekstil şirketlerine benziyorlar.</span> Kararlar kurul tarafından alınsa da, halen iletişim süreçleri tepedeki insanlar tarafından idare edilmekte.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe, hiç şüphesiz, bu konuda büyük bir sıçrama yapmış durumda.</span> Avrupa kulüplerinin seviyesinde olmasa da, bu yapıya gelmeleri ve sürekli olarak gelişmeleri bir Türk takımı için büyük başarı. Tepedeki insanların isimleri etkili olsa da kurumun bir çok birimi mevcut ve gayet örgütlü çalışılıyor. Kurumsal yapıya sahip.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş çok zor durumda, zira ancak bir KOBİ ayarında yönetiliyor. </span>Tek insanlar kulüp ve bütün camia adına karar verebiliyorlar, anlık tepkilerle yönetilen, günü kurtarma çabası içerisindeki bir büyük takım.<br /><span style="font-size:130%;"><br /></span><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Kurum kültürü</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray her zaman değişime açık bir takım oldu. </span>Genç isimlere takımda fırsat vermekten yenilikçi merchandising ürün yaratmaya kadar bir çok girişimde bulundu <span style="font-weight: bold;">ancak bu aralar ciddi bir yönetim ve kadro sıkıntısı yaşamaktalar.</span><br />Fenerbahçe değişime açık ve değişimi şiddetle isteyen bir yapıya sahip. Geçmişte kaybedilmiş ve elde edilememiş başarıları bugün ve yarın elde etmek istemeleri değişimi ve kurumsallaşmayı körükleyen en önemli faktör.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş, değişime kapalı, korumacı ve muhafazakar bir yapıya sahip.</span> Ne kadar korumacı bir yapısı olduğunu anlamak için Beşiktaş&#8217;ın en inovatif başkanı, aynı zamanda saygın ve başarılı başarılı bir iş adamı olan Serdar Bilgili&#8217;nin takımı kurumsallaştırma ve kalite algısını değiştirme mücadelesini hatırlamakta fayda var. Bu girişim<span style="font-weight: bold;"> &#8220;avam&#8221;</span> kitleyi huzursuz etti ve kendisi başkanlıktan uzaklaştırıldı. Bugün Serdar Bilgili Beşiktaş&#8217;ın başında olsaydı, kurumsallaşma konusunda Fenerbahçe&#8217;den bile önde olabilirdi.<br /><span style="font-size:130%;"><br /></span><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Fiziksel konumu</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray&#8217;ın konumunun olduğu pek söylenemez.</span> Zira semt ve kale olarak (bu durumda, stad) kendilerine bir noktada yoğunluk bulamadılar. <span style="font-weight: bold;">Kültürünü eğitimden alıyor.</span><br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe bir muhitten çok bir bölgeye hakim,</span> zira İstanbul&#8217;un Anadolu yakası&#8217;nda ikamet ettiklerinden ve Kadıköy&#8217;de statları olduğundan, Bağdat Caddesi, Caddebostan sahil yolu ve bu bölgedeki diğer yerler neredeyse tamamen kendilerine ait. <span style="font-weight: bold;">Kültürü, konumu itibariyle de burjuvazi.</span><br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş ise bir semte sahip olma özelliği sayesinde bir kültür oluşturabildi.</span> <span style="font-weight: bold;">&#8220;Çarşı&#8221;</span> denince akla eski Boyner değil, Beşiktaş Çarşısı ve Çarşı grubu geliyor. İnönü Stadı&#8217;nın Beşiktaş ilçe sınırları içerisinde olmasının yanında, taraftarın yerleşik olarak bulunduğu bölgeye yürüyüş mesafesinde olması dolayısıyla kale olmuş durumda.</p>
<p><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >-Başarıları</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>&#8216;ın lig şampiyonlukları dışında elbette ki en büyük ve yadsınamaz <span style="font-weight: bold;">başarısı UEFA şampiyonluğu.</span> Her ne kadar zamanın ötesinde kalmış olsa da, Türk takımlarının elde ettiği en büyük başarı olmasıyla Galatasaray yine de başarılı bir takım olarak hatırlarda kalıyor.<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe başarı konusunda en çok lig şampiyonluklarından besleniyor.</span> Bu yeterli olmadığı ve taraftarının kendisini tatmin etmediği için Fenerbahçe&#8217;ye kısmen başarılı diyebiliriz.<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>ise Türkiye kupaları, dönemsel şampiyonluklar ve Avrupa maçlarında dönem dönem yükselmesi ile başarı sağlamaya çalışıyor ancak kesinlikle <span style="font-weight: bold;">başarılı olduklarını söyleyemeyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Bütün incelemenin özeti olarak şu tabloyu kullanabiliriz;</span></p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1Ar7DQexVI/AAAAAAAAAjg/t5Ucsb1Fe7E/s1600-R/markadegerleme-erenkumcuoglu.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/R1Ar7DQexVI/AAAAAAAAAjg/yio98kJsS64/s400/markadegerleme-erenkumcuoglu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138655468316443986" border="0" /></a><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Bu incelemeden sonra,<br /><span style="font-weight: bold;">Takımları votka yapsak ve şişelesek;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray </span> &#8211;  Smirnoff<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>  &#8211; Binboa<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>     &#8211;  Tekel</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Takımları araba yapsak ve galeride sunsak;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>  &#8211;  BMW<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span> &#8211;   Hummer<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>     &#8211;  Tofaş Kuş serisinden bir araba</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Takımları kişileştirsek ve sokakta görsek;</span><br /><span style="font-weight: bold;">Galatasaray</span>  &#8211;  Şık giyimli, sessiz, zarif ve bakımlı, tiyatroya giden bir bayan<br /><span style="font-weight: bold;">Fenerbahçe</span>  &#8211;  Bol mücevher takmış ve aşırı makyajlı, eğlenceye giden bir bayan<br /><span style="font-weight: bold;">Beşiktaş </span>      &#8211;  Elinde fileleri ile pazardan dönen, yorgun ve kendine hiç dikkat etmeyen, evine yemek yapmaya giden bir bayan olur.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Umarım kimseleri gücendirmemişimdir.</span> Son örneklerdeki gibi eklemeleriniz ya da gözümden kaçtığını düşündüğünüz inceleme kriterleri varsa yorumlara eklerseniz devamını hep beraber getirmiş oluruz.<br />Bir de hatırlatma ile yazımı bitireyim de yanlış anlaşılmalar ortadan kalksın, <span style="font-weight: bold;">Beşiktaş</span> taraftarıyım.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/29/3-buyuklerin-algilanan-degerleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurumsal kimlik şakaya gelmez</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/07/kurumsal-kimlik-sakaya-gelmez.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/07/kurumsal-kimlik-sakaya-gelmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 19:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[imaj yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[konsept]]></category>
		<category><![CDATA[konumlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[marka değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka imajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/kurumsal-kimlik-sakaya-gelmez/2007/11/</guid>
		<description><![CDATA[Bir de yerli işletmelerimiz bunu anlayabilse! İsot Lahmacun, kendi yağında kavrulmaya ve &#8220;Türk işi fast-food&#8221; pazarında kendisine yer edinmeye (vizyon muhtemelen 1 numara olmaktır diye düşünüyorum) çalışan bir işletmemiz. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Bu fotoğrafı, yemek için çıktığım bir öğlen İçerenköy Carrefour&#8217;da çektim. Karakter bende çağrışımdan fazla etki yarattı&#8230; Bunlar tehlikeli sular. Bir karakterden esinlenmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bir de yerli işletmelerimiz bunu anlayabilse!</p>
<p>İsot Lahmacun, kendi yağında kavrulmaya ve <span style="font-weight: bold;">&#8220;Türk işi fast-food&#8221;</span> pazarında kendisine yer edinmeye (vizyon muhtemelen 1 numara olmaktır diye düşünüyorum) çalışan bir işletmemiz. Detaylı bilgiye <a href="http://isotlahmacun.com/tarihce.htm">b</a></span><span style="font-family:trebuchet ms;"><a href="http://isotlahmacun.com/tarihce.htm">uradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITBp7xogI/AAAAAAAAAfw/EGWdVf3LxOM/s1600-h/Photo-0275_cr.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 523px; height: 117px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITBp7xogI/AAAAAAAAAfw/EGWdVf3LxOM/s400/Photo-0275_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130183844685783554" border="0" /></a></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu fotoğrafı, yemek için çıktığım bir öğlen İçerenköy Carrefour&#8217;da çektim. Karakter bende çağrışımdan fazla etki </span><span style="font-family:trebuchet ms;">yarattı&#8230;</p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITCJ7xohI/AAAAAAAAAf4/DVyO4kgLwmU/s1600-h/Photo-0275_cr2.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 210px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITCJ7xohI/AAAAAAAAAf4/DVyO4kgLwmU/s400/Photo-0275_cr2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130183853275718162" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITaZ7xoiI/AAAAAAAAAgA/hkAHeWRJKjE/s1600-h/spongebob.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 231px; height: 239px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzITaZ7xoiI/AAAAAAAAAgA/hkAHeWRJKjE/s400/spongebob.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130184269887545890" border="0" /></a></p>
<p><span style="font-family:trebuchet ms;">Bunlar tehlikeli sular. Bir karakterden esinlenmek olur, ancak birebir kopyalamak?<br />Haydi bana <span style="font-weight: bold;">&#8220;kötü düşünüyorsun&#8221;</span> deyin. Sonra da (fotoğraf kalitesi için üzgünüm) gözlere, kirpiklere, buruna, dişlere, ağıza, kollara, bacaklara, hatta ayakkabılara bakın diyorum.</p>
<p>Apaçık belli ki ya tanıdık vasıtasıyla yapılmış bir hayır işi, ya da uyanık yerel bir ajansımız karakteri direk olarak <span style="font-weight: bold;">&#8220;çakmış&#8221;</span>. İkincisi zayıf bir ihtimal olsa dahi bunu anlayabilirim, ancak <span style="font-weight: bold;">Sponge Bob gibi popüler bir karakteri kullanmak bana paraşütsüz atlayış yapmaktan beter geldi.</span></p>
<p>Firma da zaten bu konuda bir sıkıntı yaşamış olsa gerek, yeniden uyarlanmış benzer bir karakteri kullanmaya karar vermişler. Ancak, yine bir tutarsızlık sergiliyorlar&#8230;</p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzIVe57xokI/AAAAAAAAAgQ/3c1strq0OuM/s1600-h/index_01_cr.png"><img style="cursor: pointer; width: 96px; height: 128px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzIVe57xokI/AAAAAAAAAgQ/3c1strq0OuM/s400/index_01_cr.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130186546220212802" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzIVeZ7xojI/AAAAAAAAAgI/PuUsRZ5KYUY/s1600-h/siparis_cr.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 120px; height: 144px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RzIVeZ7xojI/AAAAAAAAAgI/PuUsRZ5KYUY/s400/siparis_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130186537630278194" border="0" /></a><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br />Şimdi İsot&#8217;un karakteri buradakilerden hangisi? Ben altında <span style="font-weight: bold;">&#8220;En şirin acı&#8221; </span>sloganı olan ilk görseli daha fazla göz önünde buldum. Ancak, bir de bizi selamlayan şef karakteri mevcut. Belli ki İsot Lahmacun halen işin içerisinden çıkamamış. <span style="font-weight: bold;">Kuruldukları 1996 yılından bu yana 12 seneye yakın süre geçmiş olmasına rağmen halen kendilerine bir kurumsal kimlik oluşturamamış olmaları beceriksizlikten mi yoksa bunu ciddiye mi almadılar bilemiyorum</span>, ancak üzücü olduğu aşikar.</p>
<p>Ben ikincisi diyorum. Türk şirketleri, üzülerek söylüyorum, ürünün/hizmetin iyi olmasıyla satışların-büyümenin doğru orantıda büyüyeceğine inanarak üretim süreçlerine daha fazla değer verirken, kendi ismini cilalamak konusunda aynı özeni göstermiyor. Sonuçta böyle acaip, ortada kalmış, sahipsiz ya da kimliğini bulamamış işler görüyoruz. Kişisel düşüncem, İstanbul&#8217;da en iyi lahmacunu yiyebileceğiniz yerlerden birinin İsot olduğudur, ancak biraz daha pazarlamanın üzerine düşülse kendini daha fazla geliştirecektir.</p>
<p>Ben İsot Lahmacun&#8217;a lahmacun yemek istersem giderim. <a href="http://isotlahmacun.com/yemeklerimiz_lah.htm">İsot Lahmacun&#8217;un menüsü</a>ne bakalım neler var;<br />-Lahmacun,<br />-Dürüm ve kebaplar,<br />-İçli köfte,<br />-Çiğ köfte,<br />-Pide,<br />-Künefe.</p>
<p>İçli köfte ve çiğ köfte aperatif olarak kalabilir desek (ki bence kalmasın), künefe de tatlı niyetine tutulsa, gerisi fazlalık olmuyor mu? Pide&#8217;nin, kebapların, firmanın ismi <span style="font-weight: bold;">&#8220;İsot Lahmacun&#8221;</span> ise o menüde ne işi var?<br /><span style="font-weight: bold;"><br />Kategorileri genişlettikçe markanın zihinlerde yarattığı algı zayıflıyor.</span> Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar, ben İsot Lahmacun&#8217;dan yalnızca lahmacun yiyeceğim.<br />Kebap mı? <span style="font-weight: bold;">&#8220;X Kebap&#8221;</span> <span style="font-weight: bold;">isimli herhangi bir yer her zaman bana daha cazip gelecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">Tüketici de böyle düşünüyor!</span> Şirketler uzmanlık alanlarını (özellikle de kurum olarak isimlerinde) belirtmişlerse kendi işlerine bakmalılar, diğer işleri de diğerlerine bırakmalılar.</p>
<p>Benzer yaklaşımı <a href="http://www.hacioglu.com.tr/urunlerimiz.php">Hacıoğlu Lahmacun&#8217;da yapıyor</a>, menüsünde et döner, piliç döner ve kahve olan bir <span style="font-weight: bold;">&#8220;lahmacuncu&#8221; </span>olarak faaliyet gösteriyor. <span style="font-weight: bold;">Kahve içmek istesem, tercihim Kahve Dünyası ya da Starbucks olacaktır.</span><br /><span style="font-weight: bold;">Menüyü daraltmak varken, genişletmek ve operasyon maliyetlerini artırmak niye?</span></p>
<p>Madem konu restoranlardan açıldı, bir de <a href="http://www.yemeksepeti.com/restoran.asp?CtgID=40005">şu link</a>teki zincirleşme çabasındaki restorana göz atmanızı tavsiye ediyorum. Bu <span style="font-weight: bold;">&#8220;Dönerci Ali Efendi&#8221; </span>İçerenköy&#8217;de gözüme çarpmıştı, çok yeni bir şirket, henüz web sitesi dahi yok (olması lazım!), içeri girip menü&#8217;süne göz attım, operasyonunu, konumlandırmasını ve kurumsal kimliğini beğendim ve <span style="font-weight: bold;">&#8220;Evet, burası dönerci&#8221; </span>dedim. <span style="font-weight: bold;">&#8220;Unrelated&#8221;</span> tabir ettiğimiz hiç bir şey menüde mevcut değil.<br />Sonradan öğrendim ki üniversite&#8217;den aynı dersleri aldığımız bir arkadaşımın şirketiymiş. Kendisiyle şirketin kurumsal kimliği konusunda bir sohbet yaptık, bugüne kadar yaptıkları, aldığı kararlar ve gelecekle ilgili düşünceleri oldukça olumluydu.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Aslında bugün </span><a style="font-weight: bold;" href="http://branderen.blogspot.com/2007/08/byk-seim-mc-mens.html">McDonald&#8217;s gibi bir dev bile aynı hataya </a><span style="font-weight: bold;">(ya da aç gözlülüğe) kapılıyorsa, operasyonlara kıyasla taş devrinde olan yerel işletmelerimiz neden yapmasın diyebilir, işin kolayına kaçabiliriz. </span>Bu kuşakla belki zor ama, benim kuşağım bazı şeyleri değiştirebilecek gibi görünüyor.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/11/07/kurumsal-kimlik-sakaya-gelmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asla anlayamadım</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/26/asla-anlayamadim.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/26/asla-anlayamadim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 07:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[itibar yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[marka imajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/asla-anlayamadim/2007/10/</guid>
		<description><![CDATA[Farkılaşmak varken taklit etmenin anlamsızlığından bahsediyorum. Marketing Türkiye dergisinin 133.sayısında kapak konusu &#8220;Markalar arası kopyala-yapıştır&#8221; yöntemi idi. Anlayan anlamıştır zaten de, biraz daha açmak gerekirse; FMCG&#8217;de ürün geliştirirken markaların birbirini ne denli taklit ettiği ve bunun etkili olup olmadığı büyük üretici firmaların önde gelen pazarlama liderlerine sorulmuş ve yanıt aranmıştı. Konunun detayına girmeyi düşünmüyorum, burada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Farkılaşmak varken taklit etmenin anlamsızlığı</span>ndan bahsediyorum.</p>
<p>Marketing Türkiye dergisinin 133.sayısında kapak konusu<span style="font-weight: bold;"> &#8220;Markalar arası kopyala-yapıştır&#8221;</span> yöntemi idi. Anlayan anlamıştır zaten de, biraz daha açmak gerekirse; FMCG&#8217;de ürün geliştirirken markaların birbirini ne denli taklit ettiği ve bunun etkili olup olmadığı büyük üretici firmaların önde gelen pazarlama liderlerine sorulmuş ve yanıt aranmıştı.</p>
<p>Konunun detayına girmeyi düşünmüyorum, burada ürün taklidinden daha fazla garipsediğim ve son bir günlerde gözüme çok çarpan bir durum mevcut.</p>
<p>Ülker bu kopyala yapıştır markacıların şüphesiz lideri. Ancak, son günlerde Ülker klonları türemeye başladı (ya da hep varlardı!).</p>
<p></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGtBZ7xoWI/AAAAAAAAAeg/eIPOP8DJEvA/s1600-h/logo.gif"><img style="cursor: pointer; width: 186px; height: 45px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGtBZ7xoWI/AAAAAAAAAeg/eIPOP8DJEvA/s400/logo.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125568090577412450" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGtBJ7xoVI/AAAAAAAAAeY/h5ZTa_NYnz4/s1600-h/image003.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 184px; height: 59px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGtBJ7xoVI/AAAAAAAAAeY/h5ZTa_NYnz4/s400/image003.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125568086282445138" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGuU57xoXI/AAAAAAAAAeo/0rxxUNiNCac/s1600-h/ulker_cr.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 166px; height: 62px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aGtnfd55yY/RyGuU57xoXI/AAAAAAAAAeo/0rxxUNiNCac/s400/ulker_cr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125569525096489330" border="0" /></a><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;">Marka klonuna alışmıştık ama, kurumun kendisini klonlamanın biraz fazla olduğunu düşünüyorum.</span> Bu nasıl kurumsal kimlik, bu nasıl itibar yönetimi, bu nasıl bir girişimdir anlayamadım doğrusu. Bu firmalar Ülker iştiraki midir? Hem <a href="http://www.hazalbiskuvi.com/">Hazal</a>&#8216;ın hem <a href="http://www.simsek.com.tr/">Şimşek</a>&#8216;in sitelerine baktım göremedim. Zaten sanmıyorum da, zira iştiraki bile olsa Ülker logosunu böyle kullandırmaz.</p>
<p>Ürün gıda ürünü olunca insan iyice bir çekiniyor denemeye. Bence <span style="font-weight: bold;">kurum kimliği (ve kurum kültürü) adına tehlikeli bir yaklaşım.</span> Firmaların web siteleri ve içeriğindeki görsel ve metin materyalleri (slogan vs.) ayrı ayrı revize edilmesi gereken detaylar -ki onlara da girmiyorum.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Bu kolaycı yaklaşımlar -her alanda- gerçekten çok canımı sıkıyor.</span> İşin kötüsü bu, artık hayatımıza gittikçe daha fazla nüfuz etmeye başladı ve bir hayat biçimi, bir eğilim haline geldi. Daha bu sabah kahvaltı ederken okuduğum gazetede ve izlediğim kanalda ve işe giderken sokakta karşılaştığım kolaycı yaklaşımlar;</p>
<p>-Manken (şarkıcı da olabilir) bir bayan Julio Iglesias ile birlikte olduğunu iddia etmiş, sonra da <span style="font-weight: bold;">&#8220;aramızda bir şey yaşanmadı&#8221;</span> demiş. Bu bayan bu demeci verirken yanındaki muhabirler keşke kendisine dünyanın geri kalanının da bildiği bir gerçeği, Julio Iglesias&#8217;ın 2000&#8242;den fazla kadınla birlikte olduğu rivayetini ve kendisinde farklı, özel bir yan olmadığını belirterek ortamı terk etseydi.</p>
<p>-Alarko Carrier, reklam yüzü (ya da maskotu) olarak kendisine Garfield&#8217;ı seçmiş, reklamlarda da korkunç bir seslendirme ile <span style="font-weight: bold;">&#8220;keyfim yerinde&#8221;</span> mesajı veriliyor. Samimi olmak gerekirse, sıradan bir kedi kullandıkları reklamı daha sempatikti. Ajansın da kolayına gelmiş olmalı, seslendirme dışında hiç bir prodüksiyon maliyeti olmayan bir yapım. Üstelik çok sırıtıyor.</p>
<p>-Ve yazıyı yazdıran, Hazal bisküvi&#8217;nin logosunu dağıtım servisinin üzerinde görmek.</p>
<p>Zaman zaman beni gerçekten ümitlendiren ve <span style="font-weight: bold;">&#8220;Marka Yönetimi&#8217;nin geleceği var!&#8221;</span> dedirtecek yaklaşımlar sergileyen yerli şirketler tek tük te olsa kendini gösterebiliyor, ancak üzülerek söylemeliyim ki bu yazıdaki örnekler, bizim <span style="font-weight: bold;">&#8220;kurnaz&#8221;</span> ve <span style="font-weight: bold;">&#8220;kolaycı&#8221;</span> yapımıza daha kolay geldiğinden olsa gerek, hiç bir zaman tükenmeyecek gibi.<br /></span>
<div class="blogger-post-footer"><script src="http://www.google-analytics.com/urchin.js" type="text/javascript">
</script><br />
<script type="text/javascript">
_uacct = "UA-2160686-1";
urchinTracker();
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2007/10/26/asla-anlayamadim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

