Markalar her ağlayana emzik verince…
FriendFeed üzerinde markalara veryansın eden yüzlerce başlıktan birine rastladım. Bir yorumda bulundum ve yorumumun ardından, markalara ders niteliğinde bir cevap aldım, aynen yayınlıyorum;
“…Ayrıca her problemimizi sosyal medyadan çözebiliyoruz artık. Beni buradan duyup aramaları gerekiyordu. Sonuçta ellerinde adım,telefonum, bilgilerim var. PR’ı desen o da yok yani.”
Her ağlayana emzik verilirse, iş modeline özgü KPI’lar belirlenmezse olacağı budur.
Ha, bu arada, bu yorumda bulunan arkadaşın tam ismine Friendfeed üzerinden ulaşılamıyor


Olacağı buydu zaten! Markalara ilk ağızda ulaşabilecekleri bir ortam olunca haliyle insanlar daha öncenin acısını çıkarmak için çok yüklenecekler. Bu daha da çekilmez hal alacak ve ilerleyen zamanlarda sistem biraz daha ters işleyebilecek.
Markalar her ne kadar iletişim içinde olmak (sebeplerden en basiti) için sosyal medyayı kullanmak zorunda olsalar da bir ağırlıkları olması lazım.
Deyim yerindeyse markayı ayaklar altına alacak işler yapmamalı…
Burak,
Aslında bu kimi, ne kadar muhatap alacağınla ilgili bir konu.
Belirli metrikler belirlemeden herkese “haklı” gözüyle yaklaşırsan…
Müşteri her zaman haklı değildir, bunu kendisi de bilir ama sesinin daha çok çıkacağından bu tavrını sürdürür.
Gırtlağına basıp susturmak da, güzellikle gönlünü alıp ikna etmek de, bu ikisinin arasında bir yerde durmak da birer seçim…
Önemli olan konu, doğru kişilere doğru tonu belirleyebilmek…