Web 3.0 ve Pazarlama / Dönüşüm başlıyor
Web 2.0 kavramı ortaya ilk atıldığında kendi kendime şu soruyu sormuştum; “Web’i neye göre numaralandırıyorlar ki?”
3.0 üzerine konuşmaya başlamadan önce, web’in gelişiminin üzerinden hızlıca geçelim…
Bize sunulan ilk web, enformasyonun tek taraflı olarak ulaştırılması esasına dayanıyordu. Feedback verebilmek ve bunu başka kişilerle, tüketiciler ya da kontakta olduğumuz diğer topluluklarla paylaşmak kolay değildi.
Örneklemek gerekirse, ulaşmak istediğimiz yerlere yalnızca e-mail ile ulaşabiliyorduk, zira yayıncılık imkanları ve know-how’ı bugün olduğu gibi gelişmiş düzeyde değildi.
Geleneksel web, aşağıdaki gibi bir bilgi akışı sağlıyordu;
Web 2.0 ile birlikte tüketiciler, yayıncılardan sunulan bilgiye yorumlarla çok hızlı feedback verebilir hale geldiler.
Ardından, blog yazmak ve microblog’ların ortaya çıkması orta vadede bu teknolojilere sahip olan herkesi yayıncı yaptı ve bir çok insan kendi mecrasının sahibi oldu. Dolayısıyla şirketler, bu yeni gelişen araçları ilk önce yaşanan memnuniyetsizlikleri çözmek, daha sonra iletişim çalışmaları ve satış yapmak, nihai olarak da crowdsourcing yapmak için kullanmaya başladılar.
Web 2.0′ın bilgi akış şemasını ise kabaca şu şekilde gösterebiliriz;
Web 3.0 için pek çok şey öngörülüyor. Yayıncılığın artması, içeriğin filtrelenmesi, semantik web…
Ben hem daha kolay, hem de daha farklı bir tanım kullanacağım;
Web 3.0 = Siberuzay’ın sokağa inmesi.
Ne anlama geliyor?
Artan mobil internet kullanımı ile yayıncılık ve microblogging günden güne yükselecek, hemen hemen herkes bir yayıncı olacak. Bununla birlikte gelişmiş Augmented Reality uygulamaları, gelecekteki web ve enformasyon anlayışını tamamen değiştirecek gibi görünüyor.
Bu konudan daha sonraki yazılarda bahsedeceğiz…
Bu yalnızca pazarlama anlamında yüzlerce yenilik getirmekle kalmayıp, aynı zamanda çok ciddi bir toplumsal dönüşüm süreci de olacaktır diye düşünüyorum.
Bilgi akışı ise hemen hemen şu şekilde olacak;
Şu an bu şema pek bir şey ifade etmeyebilir, ancak destekleyecek önermeler sunacağım. Önce kavramsal olarak bilginin akışını ve bu değişimi tartışalım, sonrasında şemayı destekleyecek argümanlarımla birlikte bu konuyu derinleştirip pazarlama ve hatta toplumsal değişim üzerindeki etkilerini tartışabiliriz.





web3.0′ın çıkış noktası bilginin artması ve bu artan bilgi kategorize etme problemi oluşturmaktadır. Bu durum semantik web kavramının da özünü oluşturmaktadır. Bilgiler artıyor. Artmakla da kalmayıp bir bilgi çöplüğü oluşuyor. Bunları sunum katmanında son kullanıcıya yararlı olacak şekilde sunmak gerek yazılım gereksinimleri olsun gerek sistem alt yapısı olsun farklı arayışlara itmektedir. Bu da bilişim alanında yeni oluşumlara ve açılımlara sebebiyet vermektedir. Yani işin özünde artan bilginin nasıl sadeleşeceği ve kişiye özel olarak sunulacağı problemi vardır.
Bence, bilgiyi sadeleştirmek gibi bir tasa söz konusu değil. Kişiye özel sunmak zaten sadece gereken (aranan) bilgiyi sunmak anlamına gelmiyor mu?
Bence o bilgiyi sadeleştirmeye kalkmak işin doğasına ve hatta ruhuna aykırı.
Sunum için teşekkürler bu arada
Onur, bu bahsettiklerinin hepsi birer sorun, ancak ben bunu 2.0′da yaşanan bir devrim gibi görmüyorum. Hatta benim kafamdaki 3.0′ın getireceği şeyler sanki 2.0′ın içini biraz elinden boşaltacak gibi. Ben bilginin filtrelenmesinden ziyade daha ciddi bir devrim için 3.0 denmesini doğru buluyorum. Bunu da sonraki yazılarda açıklamaya çalışacağım.
Rica ederim Tolga, beğenildiyse ne mutlu…
kesinlikle bilginin filtrelenmesi 3.0 titrini almak icin yeterli degil.Bence de 3.0 icin baska bir devrim gerekir , resmen 2.0 ın segmantasyonu bu.
Zaten cogu web pazarlama platformlarında uzun zamandır son kullanıcının istedigi bilgileri , istedigi zamanda ve görselde sunan uygulamalar kullanılıyor.
3,0 biraz zorlama olmuş.
arkadaşlar sanki bilginin filtrelenmesi ve kategorilere ayrılması olayını hafife alıyorsunuz gibime geliyor
bunu yapacak teknik altyapı ve yazılımsal uygulamalarda oldukça büyük etki yapacağını düşünüyorum