Çarpım tablosunu nasıl öğrendim?

21 Ekim 2009 3 Yorum Kategori: Farklılaşma

“Bu blogda, ne alaka?” diye sorabilirsiniz. Bu sefer biraz eğlenceli olsun istedim…

İlkokul’da nasıl bir öğrenci olduğumu değerlendirebilecek kadar hatırlamıyorum kendimi.
Ben arada kalmış bir nesilde yaşadım çocukluğumu. Gündüz sokakta ve Beşiktaş’taki evimizin bahçesinde oyun oynarken, akşam evimde Nintendo’lar ve PC’lerle oynardım…

Sabah arkadaşlarla oyun, akşam kaldığım bölümü geçme derdinde geçen bir okul sürecinde genellikle derslerimde geri kalıyordum. En büyük sıkıntım çarpım tablosundaydı :)

Bir türlü ezberleyemiyorum, ailem de baktı olacak gibi değil, farklı bir metot uygulamaya başladılar.
Günlük sohbet içerisinde, ya da ben bir şey anlatırken aniden sözümü bölüp “6×4 ?” şeklinde, çarpım tablosu elemanları içerisinden ani sorular sormaya başladılar.

Yemekte, yolda, sohbette, oyunda… Sürpriz şekilde, sürekli soruyorlar.
Bir süre sonra fark ettim ki, verdiğim cevaplar doğru, cevap vermek de refleks olmuş…

Bazen bazı şeyleri öğrenmenin en iyi yolu, “herkesin yaptığı gibi” olmayabilir.
Çözümlere dışarıdan bakabilmek zordur ama, bir anlık görüş berraklığı, yolun ilerisini görmemize yeter.

Sizin böyle sıra dışı öğrenme örnekleriniz var mı?

3 Yorum

Write a comment
  1. Sosyal medya pazarlamasında özellikle geçmişte yapılan pazarlama hatalarına baktıktan sonra temel pazarlama eylemlerini buraya kanalize ederek epey mesafe katettik. Belki sıradışı değil ama yapılmayan çoğu şeyi yaptık.

    Eğitişim Kariyer Enstitüsü 21 Ekim 2009 at 4:32 PM Permalink
  2. En başarılı öğrenme yöntemim kopya çekme yöntemiydi. Kopyaya o kadar özen gösteriyordum ki kullanmaya ihtiyacım kalmıyor, hazırlarken öğrenmiş oluyordum. Kendimde asıl ilginç bulduğum ise öğrenme değil, unutma yöntemimdi. Anlamsız şeyleri aklımda tuttuğum idrak ettiğimde, o an için ezberlemem gereken şeyleri zorlaştırdım. Örneğin bir daha kullanmayacağım telefon numarasını, numaraları birer arttırıp-eksilterek aklımda tutmaya başladım. Bir süre sonra bilinçaltım, “bu nasılsa yanlış aklında tutmana gerek yok” mesajını göndermeye başlamıştı…

    İlker Utlu 4 Aralık 2009 at 6:44 PM Permalink
  3. Çarpım Tablosunun ezberlenmesi artık miadını doldurmuş ve modası geçmiş bir yöntemdir.O halde neden hala ezberleme konusunda ısrar ediyoruz ? Çünkü plak takıldı.Nasıl iletişim sistemlerinde yaşanan gelişmeler dünyayı küçülttüyse ”Çarpım Tablosu” öğretim sisteminde yapılacak biliçli çalışmalarla bu sorun kolayca çözülebilir.O halde neden çözülemiyor ? Çünkü bu alanda çalışma yapanların çalışmalarına kulak verilmeyip deli muamelesi yapılıyor.Öyle değil mi canım biz Türkler bilimsel çalışmalardan ne anlarız.Bulunacak bir şey varsa Japonlar,Amerikalılar bulur.10 Yıldır bu alanda çalışma yapıyorum.İsterdim ki ”Gel Hocam, Halep ordaysa arşın burda.Tezlerini ispat et.” desinler.Ne gezer ….

    Necip Güven 15 Haziran 2010 at 2:32 PM Permalink

Write a Comment

Commenter Gravatar