<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>&#8220;Sosyal Sorumlu&#8221; kimdir? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Aug 2011 15:03:04 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Eren Kumcuoğlu</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html/comment-page-1#comment-704</link>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2009 14:50:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-sorumlu-kimdir/2009/01/#comment-704</guid>
		<description>Aykan merhaba,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kurumları şeffaflaştıranların da, yenilikçi yapanların da kişiler/çalışanlar olduğuna inanıyorum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sosyal Sorumluluk konusunda ele alırsak, şirketin kendiliğinden bir itkiyle toplumsal sorumluluk bilincini çalışanlarına aşıladığını düşünemeyiz.&lt;br/&gt;Eğer bunu kabul ediyorsak bir kurum kültürü&#039;nden de söz etmemiz gerekir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kurum kültürü genellikle kurum içerisindeki liderler veya yöneticiler tarafından yaratılır. Bu yaratım süreci bilinçli olmaz ya da herhangi bir güdümleme yapmaksızın başıboş bırakılırsa kurum kültürü negatife gider.&lt;br/&gt;Kendi haline bırakılan hiç bir kurumun rutin işleyişini sağlarken değer yarattığına şahit olmadım (bu konuda örneklerim de var).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İletişimciler işin farklı değerlerini görebilseler bile, aşağıda saydığım örnekler işin değerini maddi boyutuyla ölçen birimlerin görüşleridir;&lt;br/&gt;Yapılan bir hayır işinin ödeme formu finans müdürünün önüne imzaya geldiğinde &quot;bu paranın neden/nereye harcandığının&quot; hesabı sorulur.&lt;br/&gt;İş yapılıp geri dönüş alınmadığı taktirde bir üstünüz ya da CEO&#039;nuz, neden başarısız olunduğunun hesabını sorar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu görüşler daha mekanik, şirket habitatına daha yakın kişilerin görüşleridir. Bu görüşlerin sahiplerinden &quot;sosyal sorumluluk&quot; niteliğinde düşüncele tohumlarının filizlenmesi için;&lt;br/&gt;1-Hayatını ciddiye alması,&lt;br/&gt;2-İnsanlara ve kendisine saygısı olması,&lt;br/&gt;3-Düşünen, fikir üreten, pozitif bakan ve değişime/gelişime inanan bir birey olması gerekli.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu kriterlerin aksi halini ben, görev tanımının dışında suya sabuna dokunmayan, geleneksel memur zihniyeti olarak adlandırıyorum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öte yandan, iletişimi yalnızca mainstream olarak düşünmeyelim. Yapılan sosyal sorumluluk iletişimi zaman zaman içe dönük şekilde, çalışanları motive edici şekilde, şirkete bağlılığı artırmak amacıyla da uygulanabilir (senin tonundan da, yaptığın işten çok memnun olduğunu görüyorum ve şirketin bu konuda başarılı olduğunu gözlemliyorum).&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Benim şu an çalıştığım kurum da iletişimini yapmadığımız toplumsal sorumluluk hareketlerinde sıkça bulunuyor. Ancak bu, yine kurumdaki liderlerin aldığı kişisel inisiyatifler doğrultusunda gerçekleşiyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Dediğin gibi, bu tip faaliyetler zaman içerisinde elekten geçecek ve layık olanlar yerlerine kurulma keyfini mutlaka tadacaktır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yorumun için çok teşekkür ederim. Selamlar,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aykan merhaba,</p>
<p>Kurumları şeffaflaştıranların da, yenilikçi yapanların da kişiler/çalışanlar olduğuna inanıyorum.</p>
<p>Sosyal Sorumluluk konusunda ele alırsak, şirketin kendiliğinden bir itkiyle toplumsal sorumluluk bilincini çalışanlarına aşıladığını düşünemeyiz.<br />Eğer bunu kabul ediyorsak bir kurum kültürü&#8217;nden de söz etmemiz gerekir.</p>
<p>Kurum kültürü genellikle kurum içerisindeki liderler veya yöneticiler tarafından yaratılır. Bu yaratım süreci bilinçli olmaz ya da herhangi bir güdümleme yapmaksızın başıboş bırakılırsa kurum kültürü negatife gider.<br />Kendi haline bırakılan hiç bir kurumun rutin işleyişini sağlarken değer yarattığına şahit olmadım (bu konuda örneklerim de var).</p>
<p>İletişimciler işin farklı değerlerini görebilseler bile, aşağıda saydığım örnekler işin değerini maddi boyutuyla ölçen birimlerin görüşleridir;<br />Yapılan bir hayır işinin ödeme formu finans müdürünün önüne imzaya geldiğinde &#8220;bu paranın neden/nereye harcandığının&#8221; hesabı sorulur.<br />İş yapılıp geri dönüş alınmadığı taktirde bir üstünüz ya da CEO&#8217;nuz, neden başarısız olunduğunun hesabını sorar.</p>
<p>Bu görüşler daha mekanik, şirket habitatına daha yakın kişilerin görüşleridir. Bu görüşlerin sahiplerinden &#8220;sosyal sorumluluk&#8221; niteliğinde düşüncele tohumlarının filizlenmesi için;<br />1-Hayatını ciddiye alması,<br />2-İnsanlara ve kendisine saygısı olması,<br />3-Düşünen, fikir üreten, pozitif bakan ve değişime/gelişime inanan bir birey olması gerekli.</p>
<p>Bu kriterlerin aksi halini ben, görev tanımının dışında suya sabuna dokunmayan, geleneksel memur zihniyeti olarak adlandırıyorum.</p>
<p>Öte yandan, iletişimi yalnızca mainstream olarak düşünmeyelim. Yapılan sosyal sorumluluk iletişimi zaman zaman içe dönük şekilde, çalışanları motive edici şekilde, şirkete bağlılığı artırmak amacıyla da uygulanabilir (senin tonundan da, yaptığın işten çok memnun olduğunu görüyorum ve şirketin bu konuda başarılı olduğunu gözlemliyorum).</p>
<p>Benim şu an çalıştığım kurum da iletişimini yapmadığımız toplumsal sorumluluk hareketlerinde sıkça bulunuyor. Ancak bu, yine kurumdaki liderlerin aldığı kişisel inisiyatifler doğrultusunda gerçekleşiyor.</p>
<p>Dediğin gibi, bu tip faaliyetler zaman içerisinde elekten geçecek ve layık olanlar yerlerine kurulma keyfini mutlaka tadacaktır.</p>
<p>Yorumun için çok teşekkür ederim. Selamlar,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Aylin</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html/comment-page-1#comment-703</link>
		<dc:creator>Aylin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2009 08:54:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-sorumlu-kimdir/2009/01/#comment-703</guid>
		<description>Uzun bir aradan sonra merhaba Eren:)Kalp kalbe karsidir sozunu, fikir fikire karsidir olarak degistiresim geldi, yazini okuduktan sonra:) Gecen haftadan beri yine sosyal sorumluluk konusunda dusunuyordum. Gecen hafta katildigim bir toplantida bir marka iletisim uzmani calismalarindan bahsederken sosyal sorumluluk projelerine sicak baktiklarini soyledi. Sonra da yaptiklari bir sosyal sorumluluk projesinden soyle bahsetti; Kimsenin tasin altina elini koyamadigi bir donemde biz bir yelken kupasina sponsor olduk dedi. Acikcasi biraz kafam karisti. Her sponsorluk bir sosyal sorumluluk projesi midir? Ya da yelken gibi pahali ve cogunlukla varlikli bir kesime kesime hitap eden bir spor dalinda kupa sponsoru olmak gercekten sosyal sorumluluga girer mi? Bence bu markanin imajini guclendirmesi gerekiyordu ve farkli bir kitleye hitap edebilecek bir iletisime ihtiyaci vardi.O kitleye ulasabilecegi alanlardan birisi de yelkendi.&lt;br/&gt;Yani bu, bana biraz tek tarafli dusunulmus bir proje gibi geldi ve tasin altina elini koymak deyimini hak etmedigini dusundugum bir proje.&lt;br/&gt;Ayni senin dedigin gibi, hayir icin degil, dunyaya sagladigi fayda dusunuldugu icin degil, markanin imajina katacagi artilar icin altina imza atilmis bir proje bence.&lt;br/&gt;Konuyla ilgili fikrini almak isterim:)&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sevgiler,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir aradan sonra merhaba Eren:)Kalp kalbe karsidir sozunu, fikir fikire karsidir olarak degistiresim geldi, yazini okuduktan sonra:) Gecen haftadan beri yine sosyal sorumluluk konusunda dusunuyordum. Gecen hafta katildigim bir toplantida bir marka iletisim uzmani calismalarindan bahsederken sosyal sorumluluk projelerine sicak baktiklarini soyledi. Sonra da yaptiklari bir sosyal sorumluluk projesinden soyle bahsetti; Kimsenin tasin altina elini koyamadigi bir donemde biz bir yelken kupasina sponsor olduk dedi. Acikcasi biraz kafam karisti. Her sponsorluk bir sosyal sorumluluk projesi midir? Ya da yelken gibi pahali ve cogunlukla varlikli bir kesime kesime hitap eden bir spor dalinda kupa sponsoru olmak gercekten sosyal sorumluluga girer mi? Bence bu markanin imajini guclendirmesi gerekiyordu ve farkli bir kitleye hitap edebilecek bir iletisime ihtiyaci vardi.O kitleye ulasabilecegi alanlardan birisi de yelkendi.<br />Yani bu, bana biraz tek tarafli dusunulmus bir proje gibi geldi ve tasin altina elini koymak deyimini hak etmedigini dusundugum bir proje.<br />Ayni senin dedigin gibi, hayir icin degil, dunyaya sagladigi fayda dusunuldugu icin degil, markanin imajina katacagi artilar icin altina imza atilmis bir proje bence.<br />Konuyla ilgili fikrini almak isterim:)</p>
<p>Sevgiler,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Aykan G.</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2009/01/21/sosyal-sorumlu-kimdir.html/comment-page-1#comment-702</link>
		<dc:creator>Aykan G.</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 21:51:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/sosyal-sorumlu-kimdir/2009/01/#comment-702</guid>
		<description>Merhabalar,&lt;br/&gt;Guzel bir tartisma baslattiginizi dusunmekle birlikte vardiginiz sonuclara pek de katilmiyorum. Sirketlerin sosyal sorumlu olmayacagini, bu sirketlerde calisanlarin sosyal sorumlu olabilecegini yazmanizdan bahsediyorum. Elbette, kurumlarda calisanlarin yarattigi kulturun bu kurumlari nasil etkileyebilecegini kucumsemiyorum fakat bu sosyal sorumluluk disindaki konularda ne kadar gecerliyse burada da o kadar gecerli. Yani o zaman seffaf sirketler olmaz, seffaf kisiler olur ya da yenilikci sirketler olmaz, yenilikci calisanlar olur. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sosyal projelerde sirketlerin sosyal faydaya degil sadece iletisim degerine onem verdikleri savina da cok katilmiyorum. Bu duzeyde yapilan projeler de cok var ama sosyal sorumluluk projelerini bu anlayisla yapan sirketler zaten lider firmalari taklit etmekten oteye gecemiyorlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ben alti senedir, uluslararasi bir sirketin Sosyal Sorumluluk departmaninda calisiyorum ve senelerdir hicbir sekilde iletisimini yapmadigimiz onlarca programimiz mevcut. Ayrica bu programlarin Sosyal etkisini ve Ticari etkisini olcmeye calistigimiz ayri ayri endekslerimiz var. Iletisimini yaptigimiz programlarimiz da var elbette, ayrica bircok projenin de maliyet dusurme yonuyle sirkete yaptigi katkilar var. Bunlarin disinda sosyal sorumluluk projesi olarak baslayan ve yarattigi sosyal etkinin yaninda sirkete yeni is alanlari konusunda ilham veren projeler de mevcut.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Cok fazla uzatmadan soyle bagliyim, Turkiye&#039;de sadece iletisim amacli sosyal projelerin bu aralar cok revacta oldugunun farkindayim fakat zamanla sapla samanin birbirinden ayrilacagini ve hem sosyal hem de ticari anlamda pozitif deger yaratan programlari gorecegimizi dusunuyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,<br />Guzel bir tartisma baslattiginizi dusunmekle birlikte vardiginiz sonuclara pek de katilmiyorum. Sirketlerin sosyal sorumlu olmayacagini, bu sirketlerde calisanlarin sosyal sorumlu olabilecegini yazmanizdan bahsediyorum. Elbette, kurumlarda calisanlarin yarattigi kulturun bu kurumlari nasil etkileyebilecegini kucumsemiyorum fakat bu sosyal sorumluluk disindaki konularda ne kadar gecerliyse burada da o kadar gecerli. Yani o zaman seffaf sirketler olmaz, seffaf kisiler olur ya da yenilikci sirketler olmaz, yenilikci calisanlar olur. </p>
<p>Sosyal projelerde sirketlerin sosyal faydaya degil sadece iletisim degerine onem verdikleri savina da cok katilmiyorum. Bu duzeyde yapilan projeler de cok var ama sosyal sorumluluk projelerini bu anlayisla yapan sirketler zaten lider firmalari taklit etmekten oteye gecemiyorlar.</p>
<p>Ben alti senedir, uluslararasi bir sirketin Sosyal Sorumluluk departmaninda calisiyorum ve senelerdir hicbir sekilde iletisimini yapmadigimiz onlarca programimiz mevcut. Ayrica bu programlarin Sosyal etkisini ve Ticari etkisini olcmeye calistigimiz ayri ayri endekslerimiz var. Iletisimini yaptigimiz programlarimiz da var elbette, ayrica bircok projenin de maliyet dusurme yonuyle sirkete yaptigi katkilar var. Bunlarin disinda sosyal sorumluluk projesi olarak baslayan ve yarattigi sosyal etkinin yaninda sirkete yeni is alanlari konusunda ilham veren projeler de mevcut.</p>
<p>Cok fazla uzatmadan soyle bagliyim, Turkiye&#8217;de sadece iletisim amacli sosyal projelerin bu aralar cok revacta oldugunun farkindayim fakat zamanla sapla samanin birbirinden ayrilacagini ve hem sosyal hem de ticari anlamda pozitif deger yaratan programlari gorecegimizi dusunuyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

